| Yahudi Varlığı'nın Bu Vahşî Katliamına Sömürgeci Kâfirlerin Uşak Yöneticileri Değil Ancak Râşidi Hilâfet Devleti Son Verir |
|  27 Aralık 2008 Cumartesi günü, metamorfoz Yahudi varlığı çetesi, bütün dünyanın gözü önünde güpe gündüz Gazze'ye vahşîce saldırarak geçmiÅŸteki cürümlerine bir yenisini daha ekledi. Ortalığı adeta ceset tarlasına ve kan gölüne çeviren bu vahşî saldırı sonucunda, 42'si çocuk 385 kiÅŸi ÅŸehit oldu ve 1750'den fazla kiÅŸi yaralandı. Bu vahşî saldırının, Yahudi varlığı BaÅŸbakanı Ehud Olmert'in bir hafta önce Amerika üzerinden Türkiye'yi ziyaret etmesinin akabinde yapılmış olması gayet manidardır! Daha… |
| Hizb-ut Tahrir / Türkiye Vilâyeti, İslâm Ümmeti'nin Fıtır (Ramazan) Bayramını Tebrik Eder |
| İşte bir Ramazan daha geçip gitti. İslâmî Hilâfet Devleti'nin Hicrî 1342 yılında yıkılmasından bu yana 87 Ramazan geçmiÅŸte kaldı. O günden bugüne Müslümanlar bir felâketten diÄŸer bir felâkete, bir musibetten diÄŸer bir musibete savrulup durdular. Birlikleri parçalandı, kuvvetleri zayıfladı, devletleri gitti. Bir milyardan fazla bir nüfusları olduÄŸu halde âdeta suyun önünde sürüklenen çer-çöp gibi oldular. Allah [Subhânehu ve Te'alâ]'nın İslam ile ÅŸereflendirip İslam'a baÄŸlandıkları, Åžeriatını tatbik ettikleri ve Rasul [SallAllahu… |
| Ne İzzette ve Kuvvette, Ne de İbadetlerde ve Bayramlarda İslâm Ümmeti'ni Hilâfet'ten Başkası Birleştiremez |
| Bu sene Ramazan hilâli görülmediÄŸi için, beÅŸ ülkede (Libya, Nijerya, İran, Fas, Pakistan) hariç tüm Müslümanlar Pazartesi günü Ramazan savmını tutmaya baÅŸlamışlardır. Pazar günü Ramazan'a baÅŸlayan Libya'da ve Nijerya'da, ne hilâlin görülmesine, ne de baÅŸka bir ölçüye bakılmaksızın despot yönetimin keyfî kararı ile hareket edilmektedir, aynı durum Salı günü Ramazan'a baÅŸlayacak olan İran, Fas ve Pakistan'ın tavrında da görülmektedir. Fakat aralarında Türkiye'nin de bulunduÄŸu bazı yerlerde, Ramazan'a Pazartesi günü baÅŸlanması,… |
| Hizb-ut Tahrir / Türkiye Vilâyeti, Hilâfet'in Yıkılışının Hicrî 87. Yıldönümünde, Tüm Müslümanları Yeniden Râşidî Hilâfet'i Kurmaya Dâvet Eder |
| İslâm'dan biraz haberi olan herkes bilir ki Hilâfet, İslâm'ın en azîm farzıdır, hatta âlimler onu "tâc-ul furûd" (farzların tâcı) ve "umm-ul furûd" (farzların anası) olarak tanımlamışlardır. Çünkü İslâm, hayatın her anına ve alanına müdâhale eden, yönetime, ekonomiye, devletlerarası iliÅŸkilere, toplumsal yaÅŸama, savaÅŸa, barışa, hukuka, kültüre ve somut hayatın parçası olan her meseleye iliÅŸkin hükümler koyan ve hiçbir ÅŸeyi eksik bırakmayan kapsamlı bir hayat nizâmıdır ve bu kapsamlı nizâm bir devlet… |
| AKP'nin Kapatılmaması, Laik (Dinsiz) Nizâmı Korumak ve Amerikan Nüfûzunu Dizginlemek İçindir |
| 14 Mart 2008 Cuma günü, Yargıtay Cumhuriyet BaÅŸsavcılığı tarafından iktidar partisi AKP'nin kapatılması ve BaÅŸbakan, CumhurbaÅŸkanı ve Meclis eski BaÅŸkanı dâhil 71 üyesine siyâsî yasak istemiyle Anayasa Mahkemesi'ne açılan dava, 30 Temmuz 2008 ÇarÅŸamba günü, 6 üyenin kabul, 5 üyenin ret ve bunlardan 4 üyenin hazine yardımından mahrum bırakma lehinde kullandıkları oylar neticesinde, AKP'nin kapatılmaması, ½ oranında hazine yardımından mahrum bırakılması ve Mahkeme BaÅŸkanı'nın ifadesiyle "çok ÅŸiddetli bir uyarı" kararı… |
| Küfür Rejimi Çatırdıyor, Nihâî Darbeyi Vuracak Olanlar Nerede? |
| BaÅŸbakan Recep Tayyip ErdoÄŸan, Anayasa Mahkemesi'nin, önceki hafta aldığı, Anayasa'nın 10. ve 42. maddelerinde yapılan ve üniversitelerde başörtüsü düzenlemesi olarak bilinen deÄŸiÅŸiklikleri iptal kararının ardından 10 Haziran 2008 Salı günü, kamuoyuna bir hitapta bulunarak çeÅŸitli deÄŸerlendirmelerde bulundu. Yaklaşık 40 dakika süren konuÅŸmasında BaÅŸbakan, daha önce pek çok kez tekrarladığı gibi, Laik (Dinsiz) Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin yasama organı olan Meclis'i "ulvî çatı" olarak tanımlayıp Meclis duvarında asılı bulunan "egemenlik kayıtsız-ÅŸartsız milletindir"… |
| 3 Mart'tan Yine, Yeni, Yeniden Hilâfet'e |
| 3 Mart 1924'te Büyük Millet Meclisi'nde cebren ve hile ile alınan Hilâfet'in kaldırılması ve Hânedân-ı Âl-i Osman'ın sürgünü kararı, yalnızca Osmanlı Hilafeti'nin merkez vilâyeti olan Türkiye üzerinde deÄŸil, dahası devletlerarası boyutta sarsıntı oluÅŸturan korkunç bir geliÅŸme idi. Bu karar sonucu yalnızca, Rasulullah [SallAllahu Aleyhi ve Sellem]'in Medîne-i Münevvere'de M. 622 yılında kurduÄŸu 14 asırlık İslâmî Devlet yıkılmış olmuyor, aksine bütün dünyanın, milyonlarca insanın ve gelecek nesillerin mukadderatına ağır bir darbe… |
| Başörtüsü Meselesi, İslâmî Bir Meseledir ve Yalnızca İslâmî Devlet Yoluyla Çözülmelidir |
| BaÅŸbakan ErdoÄŸan, 14 Ocak'ta meÅŸum bir münâsebetle bulunduÄŸu İspanya'da Avrupalı gazeteciler ile yaptığı toplantıda soruları yanıtladı. Sözlerinden en çok yankı bulanı ve halen tartışılmakta olanı, Türkiye'de uygulanan başörtüsü yasağı hakkındaki sözleri idi. ErdoÄŸan şöyle diyordu: "Siyasi simge olarak türban takmak suç mu? Simgelere, sembollere bir yasak getirebilir misiniz? ... Ama ülkemizde ne yazık ki böyle bir sorun ÅŸu anda var. Üniversitelerde böyle bir sorun söz konusu. Bunu bu düzenleme ile… |