Perşembe, 06 Shawwal 1441 | 2020/05/28
Saat: (Medine Saati İle)
Menu
ana menü
ana menü


حزب التحرير
Hizb-ut Tahrir
Almanca Konuşulan Ülkeler
Medya Bürosu

No: AL–BA–2020–MB–TR–03 H. 29 Raceb 1441
M. Salı, 24 Mart 2020

Korona Krizi Hakkında

Korona virüsünün (COVİD-19) yayılması ve yansımaları, kapitalizm ve liberal sosyal düzenin sistemsel zayıflığını ortaya koydu. Çin’in Hubey eyaletinde yayılan virüs, uluslararası finans piyasalarında güçlü tepkilere yol açtı. Almanya’da DAX endeksi, birkaç hafta içinde yüzde 40 değer kaybetti ve Mart 17’e kadar 8,442 puana geriledi. Enfeksiyon sayısındaki artışla birlikte Almanya’da ekonomik ve kamusal hayat neredeyse durma noktasına geldi. Almanya Şansölyesi Angela Merkel, 18 Mart’ta ulusa sesleniş konuşmasında, Ülkemiz Almanya’nın birleşiminden, hatta İkinci Dünya Savaşı’ndan bu yana evrensel dayanışmaya bağlı olan böyle bir zorlukla karşı karşıya kalmadı. Bu iş çok ciddi, siz de ciddiye alın” uyarısında bulundu.

İlk başlarda tereddüt eden hükümet, kısa bir süre sonra temel hizmetler dışında tüm eğitim kurumları ve işletmelerin kapatılmasına karar verdi. Ülkeye giriş-çıkışları kısıtladı, etkinlikleri ve sosyal teması yasakladı, uymayanlara keskin cezalar getirdi. Daimler, VW ve BMW gibi çok uluslu şirketler üretimlerine ara verirken, küçük ve orta ölçekli sayısız şirket geleceğinden korkuyor. Çalışma Bakanlığı, bu kriz sonucunda Sosyal Güvenlik aylığı alan işsiz sayısının 1,2 milyon artacağını söyledi. Maliye Bakanı Olaf Scholz, büyük bir ekonomik durgunlukla mücadele etmek için 21 Mart’ta milyarlarca dolarlık yardım paketi açıkladı. Ayrıca yaklaşık 156 milyar avroluk yeni bir borçlanma ve 600 milyar avroya varan bir kurtarma paketi planlanıyor. Son olarak 23 Mart’ta Deutsche Bundesbank tarafından yayınlanan aylık raporda, “Belirgin bir durgunluğa kayılması kaçınılmaz... Bu çerçevede ekonomik gelişme benzeri görülmemiş bir belirsizlik içinde. ifadeleri kullanıldı.

Pandemi sonrasında Alman sağlık sistemi de birkaç hafta içinde çökme riskiyle karşı karşıya kaldı. Alman hastane şirketi Başkanı Gerald Gaß, 28.000 yoğun bakım yatağının tamamının kullanılacağını tahmin ediyor ve hasta sektörüne yeterince yatırım yapmadıkları için hastanelerden sorumlu eyaletleri eleştiri bombardımanına tuttu. Alman hastane Enstitüsüne göre, kliniklerde yaklaşık 17.000 hemşire eksikliği var ve dört hastaneden üçü doktor arayışı içinde. En çok etkilenen eyaletlerden Kuzey Ren-Vestfalya’daki durum özellikle dramatik görünüyor. Bu yüzden hastane şirketi NRW, çoğu kliniğin yaklaşık 14 günlük koruyucu ekipmana sahip olmasından şikâyetçi. Sorumluluğun otomatikman federal hükümetten eyalete, eyaletten hastaneler üzerine atılacağını söyledi. NRW’ye göre Alman sağlık sistemi ekonomik verimliliğe dayanıyor ve hastanelerin yüzde 40’ı açık veriyor. Sağlık sistemindeki güvencesiz durum, ulus ötesi tedarik zincirinin kırılganlığını da ortaya koyuyor. Kuzey Ren-Vestfalya Sağlık Bakanı Karl-Josef Laumann, 8 Mart’ta kamuoyu önünde bu gerçeği açıkça itiraf etti.

Görünüşe göre Avrupa Birliği’nin omurgası Şengen bölgesi bile korona krizinin tehdidi altında. Almanya’ya ek olarak, diğer 12 AB ülkesi de ortak pazar içinde sınır kontrollerini tekrar devreye soktular, kişilerin ve malların serbest dolaşımını etkin bir şekilde askıya aldılar. Sonuç olarak, Avrupa içi sınırlarında kilometrelerce trafik kuyruğu oluştu. Kuyruk, Alman-Polonya sınırında 60 kilometreye kadar uzanıyor!

Korona krizi bir kez daha dünyaya kapitalist ekonomik düzenin kırılganlığını gösterdi. Kaynakları en uygun şekilde tahsis etmesi beklenen piyasa güçleri, 2008’deki küresel mali krizden ve 2010’daki Avro krizinden sonra yirmi yıl içinde üçüncü kez başarısızlığa uğradı. İdeal-tipik varsayımlara göre hiç olmaması gereken devlet müdahalesi, serbest piyasa ekonomisini bir kez daha çöküşten kurtarmalı. Ekonomik verimlilik mantığının toplumun bağışıklık sistemini ne kadar zayıflattığı ortaya çıktı. Şirketler, eğitim kurumları ve hatta hastaneler, minimum veya maksimum düzeyde kar amaçlı faaliyet yürütüyorlar, o yüzden en küçük şokta bile, tüm altyapı felç oluyor. Büyüme paradigması ve finansal piyasaların beklenti mantığı, olumsuz ekonomik beklentileri reel ekonomiye çevirmekte, iflas ve işten çıkarmalar gibi yıkıcı etkiye sahip olmaktadır. Ticaret, finans ve yatırım akışlarının artmasıyla piyasaları adeta bir köye dönüştüren küreselleşme nedeniyle küresel ekonomi, sistemsel risklere karşı daha da savunmasız hale gelmiştir. Böylece yerel bir salgın, sonu hâlâ öngörülemeyen uluslararası bir ekonomik krize dönüşebilir!

Virüs, liberal sosyal düzenin temellerini sarsıyor. Bu nedenle, koruyucu önlemler, anayasa tarafından güvence altına alınan özgürlüklerde derin çatlaklıklara yol açtı. Berlin Özgürlük Üniversitesi’nden Profesör Gosepath’a göre, Ülke genelinde tüm ilçe veya şehirlerin kapatılması çok riskli... Doğru bireyin özgürlüğü başkalarının özgürlüğüne tecavüz edildiğinde biter, ancak şimdi koruyucu önlemlerin veya düzenleyici önlemlerin kısıtlanması zor olacaktır...Liberal toplum için daha da ciddi olan, kriz sırasında insanların hayatlarını birbirlerine karşı dengelemek zorunda kalmaları. Sağlık sektöründeki ekipman ve personel eksikliği nedeniyle doktorlar, iyileşme ihtimali yüksek hastaları tercih ederken, diğerlerini kaderlerine terk ediyorlar. Bireyin toplumun güdümünde olmadığı aydınlanmanın insani ve sosyal imajı, kolektif çaba ve dolayısıyla bireysel fedakârlık gerektiren bir durum nedeniyle başarısız oldu. Devletin, meşruiyetini bireyin korunmasından aldığı ideolojik bir toplum inşası, normal zamanlarda ya da kriz zamanlarında gerçekliği temsil etmeyen tehlikeli bir ütopyadır.

Hizb-ut Tahrir, Alman halkını ideolojik bir değerlendirme yapmak için bu eşik olayı kullanmaya çağırıyor. Ekonomik verimlilik ve sonsuz büyüme için tasarlanmış kırılgan bir sistem, toplumu tekrar tekrar uçurumun eşiğine götürecek ve insan sorunlarını sürdürülebilir bir şekilde çözemeyecektir. Sadece gerçeği yansıtan ve insan doğasını tam olarak hesaba katan bir sistem, zevki sefa ve hayal kırıklığı döngüsünden çıkış yolu sunabilir. İslam, bütün halkları tek bir potada eritti ve Hilafet aracılığıyla 1300 yıl boyunca ekonomik ve politik istikrarı sağladı. Allah Subhânehu ve Teâlâ şöyle buyurdu:

وَمَا أَرْسَلْنَاكَ إِلَّا رَحْمَةً لِلْعَالَمِينَ Seni ancak âlemlere rahmet olarak gönderdik.[Enbiya 107]

حزب التحرير
Hizb-ut Tahrir
Almanca Konuşulan Ülkeler
Medya Bürosu
Adres Bilgileri ve Web Sitesi
Telefon: 
Bu kategoriden diğerleri: « 53. Münih Güvenlik Konferansı

Yorum Ekle

Gerekli olan (*) işaretli alanlara gerekli bilgileri girdiğinizden emin olun. HTML kod izni yoktur.

SİTE BÖLÜMLERİ

BAĞLANTILAR

BATI

İSLAMİ BELDELER

İSLAMİ BELDELER