Salı, 22 Shawwal 1440 | 2019/06/25
Saat: (Medine Saati İle)
Menu
ana menü
ana menü


حزب التحرير
Hizb-ut Tahrir
Irak
Medya Bürosu

No: RK–BA–2019–MB–TR–03 H. 4 Ramazan 1440
M. Perşembe, 09 May 2019

Pompeo’nun Irak Ziyareti ve İran Gerilimi

Irak’a sürpriz bir ziyaret gerçekleştiren ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo, Cumhurbaşkanı Berhem Salih ve Başbakan Adil Abdul Mehdi ile görüştü. Üst düzey bir kaynağa göre ziyaret, ABD-İran arasında yaşanan gerilimde tarafsız kalması yönünde Amerika’nın Irak’a yönelik bir uyarısı niteliğindedir.

Pompeo, Irak’tan ayrılırken yaptığı açıklamada, “Artan tehdidin gidişatı ve arka planı hakkında biraz bilgi vermek istedim. Böylece askerlerimizi korumak için ellerinden geleni yapacaklarının güvencesini verebilsinler. Bunun ülkeleri için önemli olduğunu onlar da anladılar. Hiç kimsenin Iraka müdahil olmasını istemiyoruz. Irak’ta başka bir ülkeye kesinlikle bir saldırı olamaz. Bu konuda mutabakat sağladık.dedi.

ABD Dışişleri Bakanı, sanki Amerika masummuş gibi ya da sanki ABD’ye rağmen İran Irak’ı kontrol ediyormuş gibi İran’ın Irak’taki olumsuz rolünden ve Irak’ta bulunan Amerikan askerlerine karşı devam eden İran tehditlerinden bahsetti. Irak’ı İran’a havale eden ABD’dir. Amerika Dışişleri Bakanının bu açıklamaları tamamen manipülasyondur. Ülkesini masummuş gibi göstermeye çalışıyor. Oysa Irak’a işgal eden, İran’ın adamlarını Irak yönetimi ve ordusuna getiren, İran milislerine destek veren Amerika’nın ta kendisidir. Amerika, Irak’ı işgal edip beklenmedik bir direnişle karşılaştığında, direniş karşısında işbirliği yapmak, püskürtmek, işgale ve kurulan rejime meşrutiyet sağlamak için özellikle 2005’den sonra Irak’ı İran’a teslim etti. İbrahim Caferi ve Maliki başkanlığındaki İran yanlısı koalisyonun iktidara gelmesine izin verdi. Bu hükümetler Amerikan kuklasıdır ve onunla irtibatlıdırlar. ABD, Irak’tan resmi olarak çekildiğini açıkladıktan sonra oradaki nüfuzunu korumak için İran destekli Maliki hükümeti ile güvenlik ve stratejik anlaşmalar imzaladı. Bu, ABD’nin İran’ın oynadığı rolden memnun olduğunu gösterir. İranlı yetkililer, Irak işgalinde, ABD nüfuzunu koruma ve istikrarı sağlama konusunda yürütülen çalışmalarda Amerika ile işbirliği yaptıklarını itiraf ettiler.

Dolayısıyla bölgedeki İran rolü, iyi çalışılmış bir Amerikan politikasıdır ve bu rol, konjonktür olarak ABD’nin politik gereksinimlerine göre genişleyip daralabilir. 1979’dan beri Amerika, bölge ülkelerine karşı İran’ı “İslami devrim” tehdidi olarak kullanıyor. Neo-conların yönetime gelmesinin ardından İran “mezhepçilik tehdidine” evirildi. Daha sonra İran Arap Baharı’nda “önemli bir yol” oynadı. Fakat Amerikan ajanı Mısır’ın tekrar eski sağlığına kavuşmasıyla ya da Suudi Arabistan’da olduğu gibi iktidar Amerikan ajanının eline geçmesiyle ya da Türkiye gibi ülkeleri kullanabilmesiyle İran rolünden vazgeçmeksizin ek başka roller ihdas etti.

Bu şeylerden bahsetmemizin nedeni, İslam ümmetinin gerçek düşmanının sömürgeci kâfir Batı ülkeleri olduğunu anlamasını sağlamaktır. Çünkü Batılı ülkeler İslam dünyasında gerçek nüfuz sahibidir. Bazı bölgesel ülkelerde nüfuz belirtilerini görmek mümkündür. Batılı ülkeler, ülkemizdeki politika yapıcılarıdır. Müslümanların yöneticileri ise bu ülkelerin politikalarını uygulayan ellerindeki bir kukladır... Bu nedenle çalışma, Batı kuklası yöneticileri devirmek, bir Halifeye biat etmek ve Raşidi Hilafet Devleti altında İslami hükümleri uygulamak için ülkemizi sömürgeci kâfirlerin nüfuzundan kurtarmak üzerine odaklanmalıdır. Sadece mevcut yöneticilerin devrilmesi ölüm kalım davası olmamalıdır. Bu durumda Tunus ve Mısır’da yaptıkları gibi ya da Libya, Suriye, Sudan ve Cezayir’de yapmaya çalıştıkları gibi bir ajanı başka bir ajanla değiştirerek Müslümanları kandırılabilirler.

حزب التحرير
Hizb-ut Tahrir
Irak
Medya Bürosu
Adres Bilgileri ve Web Sitesi
Telefon: 
E-Mail: [email protected]

Ortam

Yorum Ekle

Gerekli olan (*) işaretli alanlara gerekli bilgileri girdiğinizden emin olun. HTML kod izni yoktur.

SİTE BÖLÜMLERİ

BAĞLANTILAR

BATI

İSLAMİ BELDELER

İSLAMİ BELDELER