Salı, 10 Rabi' al-awwal 1442 | 2020/10/27
Saat: (Medine Saati İle)
Menu
ana menü
ana menü


حزب التحرير
Hizb-ut Tahrir
Lübnan Vilâyeti
Medya Bürosu

No: LB–BA–2020–MB–TR–11 H. 14 Muharrem 1442
M. Çarşamba, 02 Eylül 2020

Lübnan, Şu Anki Haliyle Başarısız Bir Ülkedir ve Yok Olmak Üzeredir! Sömürgecilerin (Macron-Hill-Schenker) Ziyareti, Lübnan Halkının Yararına Değildir

Dün Lübnan varlığının kurulmasından bu yana yüz yıl geçti. Lübnan neredeyse yüz yıldır aslı olan Hilafet Devletinden ayrı. Yüz yıllık ayrılık ve sözde bağımsızlıktan sonra Lübnan bugün nerede?

Lübnan varlığı manzarası, basiret sahibi herkes için malum. Ferasete gerek yok. Fransız kuvvetleri komutanı, 1 Eylül 1920’de Biladuş Şamı işgal edip büyük Lübnan devletinin kuruluşunu duyurdu. 1926’da Lübnan için Fransız anayasası taslağından türetilen bir anayasa belirlendi. Liderliği azınlık mezhepçiliğe teslim edildi. Bu devleti reddeden ve Müslüman ülkelerin birliği çağrısında bulunan çoğunluk görmezden gelindi. İşte o tarihten bu yana Fransa Lübnan halkına karşı katliam yaptı, hapse attı, sürgün etti, bazen terör estirdi bazen de sindirdi...

O zamandan beri herkes, 100 yıllık Lübnanın doğal olarak yaşayamayan başarısız bir devlet olduğu konusunda hemfikir. Hatta Lübnan, sömürgeciliğe bağlı bölgesel devletlerin ilgi odağı haline geldi. Bölgesel devletler bazen Lübnan’ı güttüler, bazen de toprakları üzerinde birbirleri ile çatıştılar. Bazen hayatta kalması için yardım elini uzattılar, bazen de baskı yaptılar. O kadar ki Lübnan, yaşama olanağı olmayan bir bileşen üzerine kuruludur:

1- Mezhepçilik ölçüsüne göre uyarlanmış garip siyasi bileşen, modern dünyada eşi benzeri bilinmeyen bir politik yozlaşma miras bıraktı.

2- Bozuk parametrelere sahip kapitalist ekonomik bileşen, yurtdışına bağımlı bir ülke miras bıraktı. Ülkenin borcu, yaklaşık 100 milyar dolardır.

3- Sosyal, demografik, mezhepsel tuhaf bileşen, şehirden şehre hatta tek bir şehirde bile farklı özel bir toplum yapısı miras bıraktı. Hala aralarında zaman zaman savaşlar, çatışmalar, çekişmeler yaşanıyor.

4- Her şeyden önce mezhep liderleri, bu varlığın ilan edilmesinden bu yana Batı veya Doğudaki dış devletlerin kuyrukları ve uyduları oldular. Efendilerinin emirlerini sözde egemenlik ve bağımsızlık pahasına yerine getirdiler. Adamları ve aveneleri, yolsuzluk ve yağma ile mayalandılar. Bu harap devletteki makam paylaşımı ve kota dağılımı konusunda ayrıştılar. Nüfusun yüzde 23’ünden fazlasını oluşturmayanlara yarısını ya da daha fazlasını verdiler. Birisi buna itiraz ettiğinde, ona karşı kısır bir kampanya başlatıyorlar ve onu birlikte yaşama karşı olmakla suçluyorlar. Peki, halkının hakkını söküp alan ve insanların çoğunluğunu ezen bu ortak yaşam nerede?

Yüz yıl sonra sömürgeci işgalci Fransa lideri Macron ülkemize bir ziyaret gerçekleştirdi. ve istediği gibi davrandı. Sanki Lübnan yöneticisi gibi esip gürledi. Sanki bir Amerikan eyaletiymiş gibi Amerikan yönetimi özel elçileri Lübnana geldiler, başbakan seçtiler ve rakip parlamento bloklarına gecikmeden bir başbakan seçilmesini dayattılar. Bakanlık açıklamasını ve Bakanlık oluşumunu empoze ettiler... Sonra da yüz yıllık bağımsızlık ve egemenlikten dem vuruyorlar. Dahası tepelerinde uçan eski sömürgeci ve düşman uçakları için tören düzenliyorlar!

Özetle, Lübnan sömürgecilik ürünü bir devlettir. Uğursuz Sykes-Picot anlaşması temelinde kurulmuştur. Şu haliyle doğal bir şekilde yaşayamaz. Eski ve yeni sömürgeci güçlerin tüm projeleri, Lübnan halkından ziyade Batı ülkeleri yararınadır.

Gerçek köklü çözüm, Lübnan’ı yeniden Biladuş Şamın ve İslam ümmetinin bir parçası haline getirmek, Lübnana ve halkına tekrar istikrarlı, güvenli ve refah bir yaşam sunmaktır. O zaman Lübnan, egemenlik ve gücün tadına varacak, bir kaç yıl içinde yüz yıllık bağımlılık ve sahte bağımsızlık süresince yaşamadığı refah ve istikrarı yaşayacaktır.

قُلْ هَلْ مِنْ شُرَكَائِكُمْ مَنْ يَهْدِي إِلَى الْحَقِّ قُلِ اللَّهُ يَهْدِي لِلْحَقِّ أَفَمَنْ يَهْدِي إِلَى الْحَقِّ أَحَقُّ أَنْ يُتَّبَعَ أَمَّنْ لَا يَهِدِّي إِلَّا أَنْ يُهْدَى فَمَا لَكُمْ كَيْفَ تَحْكُمُونَ De ki: “Koştuğunuz ortaklardan gerçeğe eriştiren var mıdır?” De ki: “Ama Allah gerçeğe eriştirir Gerçeğe eriştiren mi, yoksa birisi götürmezse gidemeyen mi uyulmaya daha layıktır? Ne biçim hüküm veriyorsunuz?[Yunus 35]

حزب التحرير
Hizb-ut Tahrir
Lübnan Vilâyeti
Medya Bürosu
Adres Bilgileri ve Web Sitesi
Road 200, Tarabulus/Tripoli – Lebanon
Telefon: 03–155103 / 03–446709
www.tahrir.info
Fax: 06–629524
E-Mail: ht@tahrir.info

Ortam

Yorum Ekle

Gerekli olan (*) işaretli alanlara gerekli bilgileri girdiğinizden emin olun. HTML kod izni yoktur.

SİTE BÖLÜMLERİ

BAĞLANTILAR

BATI

İSLAMİ BELDELER

İSLAMİ BELDELER