Perşembe, 28 Jumada al-awwal 1441 | 2020/01/23
Saat: (Medine Saati İle)
Menu
ana menü
ana menü
Amerika, Kırım'daki Hizb-ut Tahrir Üyelerinin Hukuksuz Yargılanmasına Dair Her Ne Derse Desin, İslam'a Karşı Savaşta Rusya ile El Eledir

بسم الله الرحمن الرحيم

Haber-Yorum

Amerika, Kırım'daki Hizb-ut Tahrir Üyelerinin Hukuksuz Yargılanmasına Dair Her Ne Derse Desin, İslam'a Karşı Savaşta Rusya ile El Eledir

Haber:

13 Kasım tarihinde ABD'nin Ukrayna Büyükelçiliği Rusya Federasyonu'na çağrıda bulunarak Kırım'da uluslararası İslami siyasi parti Hizb-ut Tahrir'e üye olmalarından dolayı uzun hapis cezasına çarptırılan altı kişinin serbest bırakılmasını talep etti. ABD Büyükelçiliği Twitter üzerinden, "altı Kırım Tatar'ının siyasi güdümle ağır hapis cezasına çarptırılmış olmasını şiddetle kınıyoruz. Rusya'nın bu altı kişiyi ve tüm Ukraynalı siyasi tutukluları derhal serbest bırakması için çağrıda bulunuyoruz" dedi. Bu yorumlar Rostov-on-Don şehri Güney Bölgesi Askeri Mahkemesi'nin 12 Kasım tarihinde Kırım'da Hizb-ut Tahrir'e üye 6 kişiye 7-19 yıl arası ağır hapis cezası vermesi üzerine yapıldı. Tüm dünyada şiddet içermeyen ve barışçıl olarak tanınmasına ve kuruluşundan bu yana hiçbir şiddet eylemine karışmamış olmasına rağmen Rus rejimi Hizb-ut Tahrir’i 2003 yılında düzmece iddialarla "terör örgütü" ilan ederek yasakladı. Ayrıca Ukrayna hükumeti de Rusya'nın Kırım'daki Hizb-ut Tahrir davalarını hukuk dışı ve Rus otoritelerince Kırımlı Müslümanlara karşı işlenen bir zulüm olarak kabul ettiği için BM'nin Uluslararası Adalet Divanı'na şikâyet etmeye hazırlandığını belirtti. Parti, Ukrayna'da yasaklı değil. Ukrayna Cumhurbaşkanının Kırım Daimi Temsilcisi Yardımcısı Tamila Taşeva; "Kuşkusuz; bu zulmün etnik ve dini temellere dayandığını ve teröristlerle mücadele olmadığını iddia ediyoruz. Kuşkusuz; bu zulümler insanlığa karşı işlenen bir suç olarak nitelendirilmelidir." Ayrıca, insan hakları grupları da bu davanın siyasi güdümlü olduğunu ve Rusya'nın çoğunluğu Müslüman olan Kırım Tatar halkına karşı yürüttüğü baskıcı ve acımasız savaşın bir parçası olduğunu açıkladılar. Bu savaşın başlıca hedefinin, Rusya'nın Suriye'de olduğu gibi Müslümanlara ve İslam'a karşı yürüttüğü zalim ve vahşi iç ve dış siyasetini ifşa edenler olduğunu ilan ettiler. Uluslararası Af Örgütü (Amnesty International) bu altı sanığın, uydurma suçlamalara binaen "göstermelik bir duruşmada" yargılandığını açıkladı.

Yorum:

Rusya'nın İslam'a ve Müslümanlara karşı zehirli kini bir sır değildir. Rusya her zaman İslam Ümmetine ve dinine karşı açıkça düşman olmuştur: Osmanlı Hilafeti'ne karşı savaşmış, zorba ve katil Esed'i korumak için Suriye'de masum Müslümanları katletmiş, İslami kitapları yasaklamış ve Müslüman kız ve kadınların okullarda ve resmi kurumlarda başörtüsünü yasaklamıştır... Masum Müslümanlara zulmetmesi, onları zindanlara atması, İkinci Dünya Savaşı döneminde komünist Stalin'in Kırım Tatar halkına karşı başlattığı habis dini ve siyasi baskılardan miras kalmıştır. Hakikaten de Kırım'da Hizb-ut Tahrir üyelerinin tutuklanması; Rus rejiminin İslam'a karşı savaşının bir koludur ve İslam'ın yeniden canlanmasına, insanların İslam dinini benimsemesine engel olma ve Müslümanları İslami inançlarından, siyasi bakış ve yaşantılarından yıldırma için beyhude çabalarından birisidir. Allah Subhanehu ve Teâlâ şöyle buyurmaktadır: ﴿وَلاَ يَزَالُونَ يُقَاتِلُونَكُمْ حَتَّىَ يَرُدُّوكُمْ عَن دِينِكُمْ إِنِ اسْتَطَاعُواْ"Onlar, güç yetirebilseler, sizi dininizden döndürünceye kadar sizinle savaşmaya devam ederler.”[Bakara: 217] Gün gibi aşikâr olan bu hedefi Hizb-ut Tahrir üyelerinden Songatov Ruslan çok güzel ifade etmişti. Songatov; bu Mart ayında sırf İslam davasını taşıdığı için Rus rejimi tarafından 22 yıl hapse mahkûm edildi. Duruşması esnasında şöyle demişti: "Şu mahkeme aslında ne bizi ne de Hizb-ut Tahrir'i yargılamadıklarının kanıtıdır. Bugün burada Allah'ın dinini, İslam'ı yargılıyorlar."

Dahası; ABD'nin Rusya’ya karşı oynamakta olduğu siyasi oyunlar sırf müttefiki Ukrayna'yı Kırım'ın Rusya tarafından ilhak edilmesine karşı desteklemek içindir ki ABD'nin dünyanın her yanında İslam'ın yeniden canlanmasına karşı bu komünist devletle el ele savaştığı gerçeğini gizlemeye yetmemektedir. Bunun delili ise açıktır: "Teröre Karşı Savaş" diyerek gerçekte her zaman İslam'a karşı savaşmıştır. Yine Suriye'de İslam nizamını ikame etmek için savaşan gruplara karşı icraatları ortadadır. Yine Trump; Müslümanlara beldelerini radikal İslam'dan (yani siyasi İslam'dan) temizleme çağrısında bulunmuştur. Takvalı Müslümanlara zulmeden Arap dünyasında, Orta Asya'da ve Endonezya, Pakistan ve Bangladeş'te zorba hükumetleri açıkça desteklemektedir ki bunlar da yalan, absürt ve düzmece suçlamalarla Hizb-ut Tahrir'i yasaklamış, üyelerine vahşice işkence etmiş ve hatta öldürmüşlerdir. Şayet ABD Kırım'daki kardeşlerimize verilmiş olan bu cezaların siyasi güdümlü olduğunu kabul ediyorsa -ki biz şiddete başvurmayan bir partiyiz- ve üyelerimizin düşünce mahkumu olduğunu ve sadece İslami inançlarından ve siyasi görüşlerinden dolayı hapsedildiklerini kabul ediyorsa, bu gerçek, müttefiki olan ülkelerdeki üyelerimiz için de geçerli değil midir?!!

Hilafet için çalışan samimi davet taşıyıcılarına zulmedip hapseden tüm rejimlere sözümüz şudur: Hakkı söylemek, zulme karşı gelmek ve Âlemlerin Rabbi Allah Subhanehu ve Teâlâ'nın nizamı için çağrıda bulunmak SUÇ DEĞİLDİR! Ve diyoruz ki üyelerimizi İslam'ın kalkanı ve koruyucusu olan Nübüvvet Metodu üzere Raşidi Hilafet'i kurmaktan alıkoymak için başvurduğunuz tüm tehditkâr taktikleriniz beyhudedir. Zira biz; Allah Subhanehu ve Teâlâ'dan başkasına itaat etmeyiz! Bizim yegâne gayemiz Onun rızasını ve Cennetini kazanmaktır! Biz Allah'tan başkasından korkmayız ve Onun Hükmü altında yaşamaktan başka bir özlemimiz yoktur! Biz Rabbimize sadık kul ve İslam'ın bekçisi olmaya ve var gücümüzle Onun nizamını yeryüzüne hâkim kılmak için çalışmaya yemin ettik... Bu uğurda hiçbir engele, hiçbir zorluğa, sınava ve sıkıntıya aldırmayız! Hakikaten de sizin üyelerimize yaptığınız zulümler ancak hedefimize ulaşmadaki azmimizi artırmaktadır! Ve can havliyle İslam'ın yeniden canlanmasına karşı savaşan herkese diyoruz ki: Bu dine, Şeriata, Hilafete karşı icat ettiğiniz yalanlarınız ve bu davetin taşıyıcılarına karşı verdiğiniz mücadele tamamen boşunadır. Allah'ın izniyle sizin korktuğunuz şey hiç şüphesiz an meselesidir. Nitekim Hilafetin yeniden ikamesi Allah Subhanehu ve Teâlâ'nın vaadidir. Ve Allah asla vaadinden dönmez!

Hizb-ut Tahrir Merkezi Medya Ofisi İçin Yazan

Dr. Nazreen Nevaz

Yorum Ekle

Gerekli olan (*) işaretli alanlara gerekli bilgileri girdiğinizden emin olun. HTML kod izni yoktur.

yukarı çık

SİTE BÖLÜMLERİ

BAĞLANTILAR

BATI

İSLAMİ BELDELER

İSLAMİ BELDELER