حزب التحرير
Hizb-ut Tahrir
Irak
Medya Bürosu
| No: RK–BA–2026–MB–TR–11 |
H. 19 Rabi’-ul Âhir 1448 M. Perşembe, 01 Ekim 2026 |
Irak Hükümeti Sahte Bir Bağımsızlığı ve Hayali Bir Egemenliği Kutluyor!
Bakanlar Kurulu, 30 Eylül 2026 Çarşamba gününden 3 Ekim Cumartesi gününe devlet kurumlarında resmî tatil ilan edilmesine karar verdi. Başbakanlık Basın Ofisi, bu kararın Irak ile Amerika arasında Eylül 2024’te varılan ve ABD liderliğindeki uluslararası koalisyonun askeri görevlerinin sonlandırılmasını ve güvenlik ilişkilerinin ikili ortaklık çerçevesine dönüştürülmesini öngören anlaşmanın tamamlayıcısı olarak alındığını belirtti.
Sömürgeci kâfir Batı’nın Osmanlı Hilafeti’ni yıktıktan sonra kurduğu devletçikler ve Müslümanların işlerini üstlenen Ruveybida yöneticiler; Müslümanları aldatmayı ve hezimetleri onlara zafermiş gibi sunmayı her zaman adet edinmişlerdir. Nitekim Sykes-Picot Anlaşması’nın ardından kurulan bütün bu küçük devletçiklerin birer “Bağımsızlık Günü” vardır. Oysa bu günler, işgalci askerî güçlerin Müslüman beldelerinden çekildiği; fakat çekilmeden önce ülkenin siyasi düzenini kendi çıkarlarına göre şekillendirdikleri ve çıkarlarını koruyan ajan yöneticileri başa getirdikleri ve onların da halkı demir ve ateşle yönettikleri günlerdir.
Evet, sömürgeci kâfirin askerî varlığı Müslümanların evlatlarını harekete geçirmiş ve birçok Müslüman beldesinde işgalcilere karşı şiddetli bir direniş göstermişlerdir. Bu direnişler işgalcileri öylesine zor durumda bırakmıştır ki işgalci, ülkede kalmasının hem maliyetli hem de tehlikeli olduğunu anlamıştır. Dolayısıyla Müslümanların siyasi bilinçsizliğinden yararlanarak onları aldatmış, onlara sahte ve şekli bir bağımsızlık vermiştir. Ama diğer yandan siyasi, ekonomik ve kültürel sistem üzerindeki hâkimiyetini sürdürmüştür.
Bugün Irak hükümeti bir kez daha “Egemenlik ve Bağımsızlık Günü” ilan etmektedir. Hâlbuki yakındaki de uzaktaki de, bu yaralı ülkenin kendi işlerinde gerçek anlamda hiçbir yetkiye sahip olmadığını gayet iyi bilmektedir!
Başbakan hangi egemenlikten söz ediyor? Kendisi başbakanlık makamına Amerika’nın emri ve onayıyla gelmedi mi?
Hangi egemenlikten söz ediyor? Peki Amerika’nın yönlendirmesi olmadan ve İran büyükelçisi hazır bulunmadan ülkenin güvenliğiyle ilgili bir meselede karar alabiliyor mu?!
Allah aşkına hangi bağımsızlıktan söz ediyor? Ülkenin siyasal sistemini ve anayasasını Amerikan işgalcisi şekillendirmedi mi?!
Allah aşkına hangi bağımsızlıktan söz ediyor? Ülkenin ekonomisi ve mali kaynakları Amerikan işgalcisinin kontrolü altında değil mi?!
Ey Müslümanlar! On üç asır boyunca hidayet ve doğru yolun meşalesi olmuş bir ümmetin bugün bu kadar güçsüz ve dağınık hâle gelmesi gerçekten utanç ve zillet verici!
Gerçek Egemenlik Günü, işgalci kâfirin askerî, siyasi, ekonomik ve kültürel bütün köklerinin sökülüp atıldığı gün olacaktır. Bu ise ancak Hilafeti kurmak için ciddi ve ihlaslı biçimde çalışmakla ve dini hâkim kılacak, küfür ve ehliyle mücadele edecek olan Râşit bir Halifeye biat etmekle gerçekleşebilir. İşte o zaman, yalnızca o zaman ümmetin sevinmesi ve mutlu olması anlamlı olacaktır. Ve ümmet, bu sevincini Allah Subhânehu ve Teâlâ’ya şükür secdesi ederek ifade edecektir.
لِلَّهِ الْأَمْرُ مِن قَبْلُ وَمِن بَعْدُ وَيَوْمَئِذٍ يَفْرَحُ الْمُؤْمِنُونَ * بِنَصْرِ اللَّه“Önce de sonra da emir Allah’ındır. O gün müminler Allah’ın yardımıyla sevineceklerdir.” [Rum 3-4]
| حزب التحرير Hizb-ut Tahrir Irak Medya Bürosu |
Adres Bilgileri ve Web Sitesi Telefon: |
E-Mail: huti53@yahoo.com |