حزب التحرير
Hizb-ut Tahrir
Malezya
Medya Bürosu
| No: ML-BA-2026-MB-TR-01 |
H. 17 Şa'bân 1447 M. Perşembe, 05 Şubat 2026 |
Modi’nin Ziyaretinin Memnuniyetle Karşılanması: İslâm Ümmeti’nin Kanına ve Onuruna Apaçık Bir İhanettir
Hindistan Başbakanı Narendra Modi’nin 7-8 Şubat 2026 tarihlerinde Malezya’ya bir çalışma ziyareti gerçekleştirmesi planlanıyor. Bu ziyaret sırasında Amerikan ajanı bu şahsın Malezya hükümeti ve Malezya’daki Hindu topluluğu tarafından büyük bir coşkuyla karşılanması bekleniyor. Bu müşrik lider, dünyanın birçok ülkesinde görkemli törenlerle ağırlanmakta ve ziyaret ettiği ülkeler tarafından çeşitli ödüllerle onurlandırılmaktadır. Buna, kendisinin cahil ve aciz olarak nitelendirdiği, hatta bazılarının sırf bu müşrik lideri memnun etmek için put dikmeye bile hazır olduğu Müslüman ülkelerdeki yöneticiler de dahildir!
Dünya bugün, Müslümanların yöneticilerinin Allah’ın düşmanlarıyla işbirliği yaparak Allah’a, Rasûlü’ne ve müminlere nasıl ihanet ettiklerine; dahası Ümmetin bu katilini topraklarına davet ederek Müslümanların duygularını ve haysiyetini nasıl hiçe saydıklarına tanıklık etmektedir. Modi’nin Hindistan’daki Müslümanlara karşı işlediği suçlar; Yahudilerin Filistin’de Müslümanlara karşı işledikleri suçlardan ya da Çin’in Uygur Müslümanlarına karşı işlediği zulümden tamamen farksızdır. Tüm dünya bu suçluların işlediği katliamlara, işkencelere ve her türlü zulme şahittir. Bu durum, onların İslam’a ve Müslümanlara karşı besledikleri derin nefreti gözler önüne sermektedir. Allah Subhânehu ve Teâlâ ne kadar da doğru söylemiştir:
لَتَجِدَنَّ أَشَدَّ النَّاسِ عَدَاوَةً لِلَّذِينَ آمَنُوا الْيَهُودَ وَالَّذِينَ أَشْرَكُوا“İnsanlar içerisinde iman edenlere düşmanlık bakımından en şiddetli olarak Yahudiler ile, şirk koşanları bulacaksın.” [Maide 82]
Hizb-ut Tahrir / Malezya olarak biz, bu ziyarete şiddetle itiraz ediyor ve Malezya hükümetine Modi’nin ziyareti konusunda sert bir uyarıda bulunuyoruz. Zira Modi, sadece yabancı bir devletin başbakanı değil, İslam’ın apaçık bir düşmanıdır. İslâm’a ve İslâm ümmetine düşman aşırı Hindutva ideolojisinin bir sembolüdür. Onun halen başbakan olduğu Hindistan’daki Müslümanlar hâlâ zulme uğramakta, öldürülmekte ve vahşice muamele görmektedir. Dahası Modi, Hindistan’ı tamamen İslam nefreti üzerine kurulu bir Hindu devletine dönüştürmek amacıyla camilerin yıkılmasında ve Müslümanları dinlerinden uzaklaştırmak için her türlü ayrımcılığın uygulanmasında suç ortaklığı yapmaktadır. Keşmir’deki katliamlar ve zulümler de Müslümanların kanıyla lekelenmiştir. Kısacası, bugün hâlâ elleri Müslümanların kanıyla kirlenmiştir. Böyle bir şahsın görkemli törenlerle karşılanması, şeriata açık bir muhalefet, ümmetin kanına ve izzetine ihanettir; özellikle Hindistan ve Keşmir’deki Müslümanların kalplerinde derin bir yara açmaktadır.
Gucerat Kasabının dostluk, diplomatik ilişkiler ve ekonomik çıkarlar bahanesiyle ülkede ağırlanması; mevcut yöneticilerin ve uygulanan demokratik sistemin, dini siyasetten ve devlet idaresinden nasıl fütursuzca ayırdıklarını (laiklik) bir kez daha kanıtlamaktadır. Bu yöneticiler için Allah’ın düşmanlarıyla dostluk kurmak ve ticari menfaatler, Allah’ın emirlerine itaatten ve Müslüman kardeşlerinin canını ve namusunu korumaktan çok daha önemlidir. Allah Subhânehu ve Teâlâ’nın şu buyruğunu ne kadar da pervasızca ayaklar altına almaktadırlar:
لاَّ يَتَّخِذِ الْمُؤْمِنُونَ الْكَافِرِينَ أَوْلِيَاء مِن دُوْنِ الْمُؤْمِنِينَ وَمَن يَفْعَلْ ذَلِكَ فَلَيْسَ مِنَ اللهِ فِي شَيْءٍ“Müminler, müminleri bırakıp inkârcıları dost edinmesin. Kim böyle yaparsa Allah ile bir ilişiği kalmaz.” [Ali İmran 28]
Gerçek şu ki; Müslümanların yöneticilerinin ihaneti ve ulus devlet nedeniyle İslam Ümmetinin yaşadığı zayıflık, Allah’ın düşmanlarını sadece Müslümanların topraklarına girmeye değil, aynı zamanda onlara karşı üstünlük taslamaya da teşvik etmiştir. Bugünün Müslümanların liderleri, sınırların ötesindeki kardeşlerinin acılarını görmezden gelerek, kendi servetlerini ve dar ulusal çıkarlarını korumaya her şeyden daha heveslidirler.
Malezya hükümetinin Modi’nin ziyaretini reddetmesi, hatta Müslümanların kanını döken bir rejimle tüm ilişkilerini kesmesi gerekliliğini yineliyoruz. Düşmana dost muamelesi yapılmaması, Allah’ın düşmanının müttefik olarak kabul edilmemesi gerektiğini hatırlatıyoruz. Şeriatı hiçe sayan bir yönetim altında, İngiltere, Çin ve Amerika gibi Allah’ın düşmanları Malezya topraklarını defalarca çiğnemiştir; şimdi de Hindistan’a mı bu toprakları kirletme fırsatı veriliyor? Bu yöneticiler otoritenin geçici olduğunu, kiminle dostluk kurup kime zulmettiklerinin hesabını Allah katında vereceklerini unutuyorlar.
Şüphesiz bu Ümmet; Allah’tan korkan, cesur, kararlı, düşmana düşman, dosta dost muamelesi yapan bir Halife’nin liderliğine her zamankinden çok daha fazla muhtaçtır. Halife, sadece kardeşlerinin öldürülmesini reddetmekle kalmayacak, onların onuruna en ufak bir halel gelmesini bile engelleyecektir. Eğer bir düşman buna cüret ederse, cevabı işiteceği değil, bizzat göreceği şeyler olacaktır. İşte bu Halife’nin dönüşü Allah’ın izniyle çok yakındır.
| حزب التحرير Hizb-ut Tahrir Malezya Medya Bürosu |
Adres Bilgileri ve Web Sitesi Khilafah Center 47-1 Jalan 7/7A Seksyen 7 43650 Bandar Baru Bangi, Selangor Telefon: (+03) 89.201.614 mykhilafah.com |
Fax: (+03) 89.201.614 E-Mail: htm@mykhilafah.com |