Logo
Bu sayfayı yazdır


حزب التحرير
Hizb-ut Tahrir
Malezya
Medya Bürosu

No: ML-BA-2026-MB-TR-03 H. 7 Şevvâl 1447
M. Cuma, 27 Mart 2026

Amerika ve Yahudi Varlığının Saldırganlığına Karşı Tek Çözüm Cihattır! Küresel Barış Ancak Hilafetin Liderliğinde Mümkündür

Malezya Başbakanı Datuk Seri Enver İbrahim, Malezya’nın Orta Doğu’daki tüm anlaşmazlıkların barışçıl yollarla çözülmesi gerektiği yönündeki tutumunu sürdürdüğünü açıkladı. Bölgedeki artan gerilimleri yatıştırmak için diyalog, diplomasi ve devletler arası yakın iş birliğinin tek yol olduğunu ifade etti. Bunun, insani gereklilikler ve küresel adalet ilkeleriyle uyumlu olduğunu belirtti. Başbakan bu açıklamaları; 24 Mart 2026 tarihinde Bahreyn Veliaht Prensi ve Başbakanı Selman bin Hamed Al Halife ile BAE Devlet Başkanı Muhammed bin Zayed Al Nahyan ile yaptığı telefon görüşmeleri sırasında dile getirdi.

Merak ediyoruz: Bu nasıl bir açıklamadır? Kardeşlerimizi vahşice katleden, beldelerimize saldıran ve dinimize hakaret eden bir düşmanla diyalog, diplomasi ve işbirliği mi yapmayı arzuluyoruz?! 70 binden fazla Müslümanın vahşice katledilmesi ve Gazze’deki devasa yıkım bunun yanı sıra Lübnan, Suriye, Yemen ve şimdi de İran’da yol açtıkları ölüm ve yıkım onların diplomasi dilinden asla anlamayan ve kendisine asla müsamaha gösterilmemesi gereken bir düşman olduğunu anlamamız için yeterli değil mi?

Bu sözler sadece gerçeklikten kopuk olmakla kalmıyor, aynı zamanda Kur’an-ı Kerim ve Hadis-i Şeriflerde bolca yer alan Cihad emirlerini de inkâr etmektedir. Söz konusu olan; kardeşlerimizin saldırıya uğraması ve topraklarımızın istila edilmesidir. Merak ediyoruz: Eğer Malezya istila edilseydi, ailelerimiz, komşularımız ve dostlarımız vahşice katledilseydi ve saldırganlar ülkemizi tamamen gasp etmeye çalışsaydı; yine de barış adına düşmanla müzakere, diyalog ve işbirliği mi yapacaktık?!

Eğer saldırganlar askeri gücümüzü tasfiye etmemizi talep etseydi, doğal kaynaklarımıza el koymaya çalışsaydı, bizi evlerimizden sürseydi ve ümmetimizin egemenliğini çalmaya azmetseydi; onları yine barış adına diyaloğa mı çağıracaktık?! Düşmanla ancak korkaklar, ahmaklar ve hainler diyalog ve işbirliği yaparlar. Ülkelerini düşmana satarlar, servetlerini ona teslim ederler ve ümmetlerinin yok edilmesine, kardeşlerinin vahşice öldürülmesine göz yumarlar!

Allah Subhânehu ve Teâlâ bize karşı savaş açan bir düşmanla karşılaştığımızda cevabın ve çözümün diyalog, diplomasi veya işbirliği olmadığını açıkça beyan etmiştir. Allah Subhânehu ve Teâlâ şöyle buyuruyor:

وَقَاتِلُوا فِي سَبِيلِ اللَّهِ الَّذِينَ يُقَاتِلُونَكُمْ “Sizinle savaşanlara karşı siz de Allah yolunda savaşın.” [Bakara 190] Rabbimizin emri budur. Saldırıya uğramamız, ülkemizin gasp edilmesi ve kardeşlerimiz öldürülmesi durumunda tek ve mutlak çözüm Allah yolunda cihattır. Tüm Müslümanların, düşmanla savaşmak için tek bir liderlik, tek bir sancak ve tek bir savaş altında birleşmesi gerekir. Bu Allah’ın emridir ve İslam Ümmeti için nihai çözümdür.

Bu ümmetin başına gelen felaketlerin sebebi; korkak, ahmak ve hain yöneticilerdir. Bu yöneticiler, düşmanın elinde birer ajan veya kukla gibi hareket etmekte, sürekli onun önünde diz çökmekte ve halklarını ona boyun eğmeye zorlamaktadırlar. Ümmetin görevi bu liderleri reddetmek, hatta izzet ve şanını geri kazanmak için onları devirmektir.

İslam asla korkak, ahmak veya hain liderlerin eliyle zafer asla kazanamaz ve kazanamayacaktır, ancak Allah’tan başka kimseden korkmayan emin, muttaki, hakim ve cesur liderlerin eliyle zafer kazanabilir. Böylesi liderlerin varlığı, ümmet için sadece şer’i bir şart değil, aynı zamanda tarihin de tescil ettiği bir hakikattir; zira İslam, böylesi liderlerin varlığı sayesinde yayılmış ve dünyanın süper gücü olma mertebesine yükselmiştir. 1300 yıldan fazla hüküm süren Hilafet, bu gerçeğin kanıtıdır. Öyle ki İslam, savaş meydanlarında ve siyasette aslanlar gibi olan ve düşmanları önünde asla eğilmeyen Halifeler sayesinde dünyanın üçte birinden fazlasına hüküm sürmüştür.

Tarih ayrıca küresel barışın ancak ümmetin kalkanı olan, Şeriatı uygulayan ve rahmeti yayan Hilafetin liderliğinde mümkün olacağını belgelemiştir. Dünya; kafir güçlerin veya fasık Ruveybida yöneticilerin liderliği altında asla barışa ulaşamaz ve ulaşamayacaktır; çünkü onların hepsi ümmete birer canavar gibi davranmaktadır. Kurtlar yeryüzünde fink atarken koyunlar nasıl güvende olabilir?

Bu nedenle hem küfrün hâkimiyetinin son bulmasını hem de gerçek bir dünya barışını arzulayan herkesi, Nübüvvet metodu üzere Raşidi Hilafet’in kurulması için çalışmaya davet ediyoruz. Bu çalışma, Allah Subhânehu ve Teâlâ ve Rasûl SallAllahu Aleyhi ve Sellem’in iman edip salih amel işleyenlere zafer vaat ettiği bir çalışmadır.

وَعَدَ اللَّهُ الَّذِينَ آمَنُوا مِنكُمْ وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ لَيَسْتَخْلِفَنَّهُم فِي الْأَرْضِ كَمَا اسْتَخْلَفَ الَّذِينَ مِن قَبْلِهِمْ وَلَيُمَكِّنَنَّ لَهُمْ دِينَهُمُ الَّذِي ارْتَضَى لَهُمْ وَلَيُبَدِّلَنَّهُم مِّن بَعْدِ خَوْفِهِمْ أَمْناً يَعْبُدُونَنِي لَا يُشْرِكُونَ بِي شَيْئاً وَمَن كَفَرَ بَعْدَ ذَلِكَ فَأُوْلَئِكَ هُمُ الْفَاسِقُونَ “Allah, içinizden, iman edip de salih ameller işleyenlere, kendilerinden öncekileri egemen kıldığı gibi onları da yeryüzünde mutlaka egemen kılacağına, onlar için razı olduğu dinlerini iyice yerleştireceğine, yaşadıkları korkularının ardından kendilerini mutlaka emniyete kavuşturacağına dair vaatte bulunmuştur. Onlar bana kulluk eder ve bana hiçbir şeyi ortak koşmazlar. Artık bundan sonra kimler inkâr ederse, işte onlar fasıkların ta kendileridir.” [Nur 55]

حزب التحرير
Hizb-ut Tahrir
Malezya
Medya Bürosu
Adres Bilgileri ve Web Sitesi
Khilafah Center 47-1 Jalan 7/7A Seksyen 7 43650 Bandar Baru Bangi, Selangor
Telefon: (+03) 89.201.614
mykhilafah.com
Fax: (+03) 89.201.614
E-Mail: htm@mykhilafah.com

Template Design © Joomla Templates | GavickPro. All rights reserved.