حزب التحرير
Hizb-ut Tahrir
Sudan Vilâyeti
Medya Bürosu
| No: SD-BA-2026-RS-TR-37 |
H. 1 Zilka’de 1447 M. Cumartesi, 18 Nisan 2026 |
Hizb-ut Tahrir / Sudan Vilayeti Resmi Sözcüsünün “Berlin Konferansı... Yeni Bir Şey Var mı?!” Başlıklı Basın Toplantısında Yaptığı Konuşma
Hamd Allah’a mahsustur. Salat ve selam Rasûlullah’a, onun Âli’ne, ashabına ve onu dost edinenler üzerine olsun. Ve badu...
Değerli kardeşlerim! Allah’ın selamı, rahmeti ve bereketi üzerinize olsun.
5 Nisan 2026 Çarşamba günü Almanya’nın başkenti Berlin’de, Alman Dışişleri Bakanlığı’nın organizasyonuyla; AB, Afrika Birliği, Arap Birliği, BM, ABD, İngiltere, Fransa, uluslararası örgütler ve sivil siyasi güçlerin geniş katılımıyla Sudan konulu Berlin Konferansı düzenlendi.
Konferansın sonuç bildirisinde; uluslararası bağışçıların insani ihtiyaçlar ve mülteci akınına uğrayan komşu ülkeler için, yarısı AB ve üye ülkelerinden olmak üzere yaklaşık bir buçuk milyar Euro yardım taahhüt ettiği açıklandı.
Ayrıca Afrika Birliği liderliğindeki Beşli Grub’un çatışmayı durdurma çabalarına destek verildiği, sivillere yönelik savaşın kınandığı ve kalıcı ateşkes sonrası iç siyasi diyalog başlatılması için sivil güçlerle görüşüldüğü belirtildi. Konferansı düzenleyenler, bu sivil süreci kapsamlı siyasi geçiş için temel bir adım olarak değerlendirdiler.
Sudan Dışişleri Bakanlığı ise konferans öncesi yaptığı açıklamada; bu konferansın Hartum hükümetiyle koordinasyon kurulmadan ve hükümete danışılmadan düzenlendiğini belirterek askeri gruplarla muhatap olunmaması uyarısında bulundu. Açıklamada ayrıca, Berlin Konferansı’nın, bazı Batılı ülkelerin hâlâ uygulamakta olduğu ve özgür devletlere ve halklara kendi ajandalarını ve vizyonlarını dayatmaya çalıştıkları sömürgeci vesayet yaklaşımını yansıttığını ifade etti. Diğer sömürgeci kutup olan Amerika’nın müdahalesi Batılı bir vesayet değil mi?
Peki, işin içinde başka bir iş yoksa Avrupa ile Amerika arasındaki fark nedir?!
Öte yandan, hükümet ve ordu destekçileri konferansı protesto etmek amacıyla Almanya Dışişleri Bakanlığı önünde gösteriler düzenledi.
Bu konferans, Avrupalı devletleri ve İngiltere’nin sponsor olduğu ilk konferans değildir. Çatışmanın tarafları olan Hükümet ve HDK’nın dışlanması da şaşırtıcı değil; zira bu ülkeler, savaşın patlak verdiği 15 Nisan tarihlerinde hükümet ve HDK olmadan bu tür konferanslar düzenlemeyi adet haline getirmişlerdir.
Nitekim ilk konferans 15 Nisan 2024’te Paris’te yapılmış; katılımcılar Sudan’daki savaşın derhal durdurulması ve iktidarın sivillere devredilmesini sağlayacak bir barış için taraflara baskı yapılması üzerinde durmuş, bağışçılar yaklaşık 1 milyar Euro insani yardımdan bahsetmişlerdi. Bir yıl sonra, 15 Nisan 2025’te bu kez Londra’da bir konferans düzenlenmiş; katılımcılar ortak bir bildiride uzlaşamayınca İngiltere, konferansın hamileri adına genel bir bildiri yayınlamıştı. Bildiride, çatışmanın çözümüne yönelik her türlü çabada ve Sudan’ın geleceğinin şekillendirilmesinde Sudanlı sivillerin, özellikle kadınların, gençlerin ve sivil toplumun merkezi rolüne değinilmişti. Amerika bu konferansa katılmamış, ancak Afrika Birliği, Mısır, Suudi Arabistan gibi bölgedeki bazı ajanları aracılığıyla süreci izlemiştir.
Sudan’da Beşir rejiminin düşüşünden bu yana yaşanan gelişmeleri ve ordu ile Hızlı Destek Kuvvetleri arasında patlak veren savaşı dikkatle takip edenler, Sudan’da yaşanan uluslararası çatışmanın hakikatini açık ve net bir şekilde göreceklerdir. Bu çatışma, askerî liderler (askeriye) aracılığıyla Amerika ile sivil siyasi güçler aracılığıyla Avrupa özellikle İngiltere arasında yaşanan bir çatışmadır. Amerika, ordu ile HDK arasındaki savaş vasıtasıyla Avrupa ve İngiltere’nin adamlarını siyasi sahneden uzaklaştırmayı başarmıştır. Çatışmanın iplerini tamamen eline almış ve kendi bölgesel araçları, örgütleri ve komşu ülkeler dışındaki hiçbir müdahaleye izin vermemiştir. Bu yüzden Avrupa ve İngiltere’nin adamları, sürece dahil olabilmek için tek açık kapı olan insani felaket, sivillerin korunması ve yardım ulaştırılması kozunu kullanmaktadırlar.
Avrupalıların düzenlediği tüm bu konferansları dikkatle incelediğimizde, sadece insani kriz teline vurduklarını görürüz.
Siyasi bilince sahip her kişi; Avrupa’nın bir hayır kurumu olmadığını ve Sudan halkı için endişelenmediğini bilir. Onların tek derdi, yönetimi Amerika’nın adamları olan askerlerden alıp, kendi adamları olan sivil güçlere vermektir! Bunu tüm sonuç bildirgelerinde açıkça görüyoruz! Paris’te iktidarın sivillere devrinden, Londra’da Paris’te iktidarın sivillere devrinden, Londra’da sivillerin merkezi rolünden, Berlin’de ise sivil yolun siyasi geçiş için temel adım olduğundan bahsetmişlerdir.
Hizb-ut Tahrir / Sudan Vilayeti olarak biz, Sudan’da bir yanda askerî liderler üzerinden Amerika, diğer yanda siviller üzerinden Avrupa özellikle İngiltere arasında süregelen bu uluslararası çatışmanın gerçekliğini açıkladık ve açıklamaya da devam ediyoruz. Her iki tarafın da insanların maruz kaldığı katliamı, yerinden edilme ve sığınma gibi durumları umursamadığını, aksine ülkemizdeki komplolarını gerçekleştirmek için Sudan halkının kanı ve onuru üzerinden ticaret yaptıklarını görüyoruz. İşin en tehlikeli boyutu ise, Amerika’nın Güney Sudan’ı ayırdıktan sonra şimdi de Darfur’u kopararak Sudan’ı parçalamaya çalışmasıdır.
Sudan halkı bu sinsi komplolara karşı uyanık olmalı ve sorunlarını eski sömürgeci kâfir veya yeni sömürgeci kâfir aracılığıyla çözmeye çalışmanın siyasi bir intihar olduğunu bilmelidir!
Yapılması gereken; Sudan’ın parçalanmasını önlemek için sömürgeci kafirin nüfuzunu ülkemizden söküp atmaktır. Bu da ancak yüce İslam akidesi üzerine kurulu olan Nübüvvet Metodu üzere Raşidi Hilafet devleti ile mümkündür. Hilafet, İslam hükümleri temelinde insanları birleştirecek, sömürgecilerin ülkedeki ajanlarının ile komplocuların kökünü kazıyacaktır. Güç ve kuvvet ehli, siyasiler, medya mensupları ve toplum önderleri; İslam’ı saf haliyle iktidara taşıyacak köklü ve kapsamlı bir değişim süreci için birleşmelidir. Zira İslam, ümmetin kurtuluşunun ve dünyanın zalim kapitalizm köleliğinden özgürleşmesinin yegâne garantisidir. Çalışanlar, işte bunun için çalışmalıdırlar.
Ve’s Selamu Aleykum ve Rahmetullahi ve Berakâtuh
| حزب التحرير Hizb-ut Tahrir Sudan Vilâyeti Medya Bürosu |
Adres Bilgileri ve Web Sitesi 21 October Street, Imarat al-Vaqf, Ground Floor, East Khartum / Sudan Telefon: +(249) 0912 24 01 43 – 0912 37 77 07 http://www.hizb-sudan.org/ |
E-Mail: spokman_sd@dbzmail.com |