حزب التحرير
Hizb-ut Tahrir
Türkiye Vilâyeti
Medya Bürosu
| No: TR-BA-2026-MB-TR-006 |
H. 15 Zilka’de 1447 M. Cumartesi, 02 May 2026 |
Hem Gazze Hem Gazze Sevdalıları Sahipsiz ve Kimsesiz
Gazze’de devam eden ablukayı kırmak ve insani yardım ulaştırmak amacıyla İtalya’dan yola çıkan filo 30 Nisan Perşembe günü Girit Adası yakınlarında Gasıp Yahudi Varlığının işgalci çeteleri tarafından gece vaktinde saldırıya uğradı. 20’si Türkiye vatandaşı olmak üzere 170’den fazla sivil, işgalci korsanlar tarafından kaçırılıp alıkonuldu, teknelerin iletişim ağları kesildi ve motorlarına da zarar verildi.
Saldırı sonrası Dışişleri Bakanlığı yazılı bir açıklama yayınladı. Açıklamada; saldırının korsan eylem olduğu ve devletlerarası hukuku hedef aldığı ifade edilerek diğer ülkelere ortak tutum alma çağrısı yapıldı. Yine saldırı hakkında TBMM’deki tüm partilerin ittifakı ve oy birliği ile bir tezkere yayınlandı. Tezkerede saldırının savaş suçu olduğu ifade edilirken devletlerarası mahkemelerde işgal güçleri tarafından işlenen suçların hesabının sorulması için öncü ve ısrarcı olunacağı bildirildi.
Adet olduğu üzere Müslümanların başındaki yöneticiler havanda su döverken ABD Başkanı Trump’ın başında olduğu Gazze Barış Kurulu yayınladığı yazılı açıklamada “gösterişçi sevgi teknesi aktivizmi” diyerek filoyu alaya aldı. ABD tarafından yapılan açıklamada ise Gazze Barış Kurulu’na üye olan ülkelere filoya limanlarını kapatmaları ve yakıt ikmaline izin vermemeleri çağrısı yapıldı.
İşgalci Yahudi Varlığı tarafından yapılan bu korsan saldırı ne ilk ne de son olacaktır. Çünkü yıllar önce Mavi Marmara Gemisi’ne, daha yakın 2025’in sonunda ise Sumud Filosu’na yapılan saldırılardan sonra hükümet caydırıcı hiçbir adım atmadı. Bu saikle hem Dışişleri Bakanlığı’nın açıklamasını hem de TBMM’nin oy birliği ile kabul ettiği içi boş tezkereyi esefle karşılıyoruz. Zira meclis tezkeresi hükumete askeri harekât için izin ve yetki belgesidir. Bırakın somut adım atmayı, TBMM’nin saldırı ile ilgili resmi gazetede sadece kağıt üzerinde yayınladığı tezkerede bile ne askeri harekât ne de izin ve yetkiden bahsedilmemiştir. Dışişleri Bakanlığı ve TBMM’nin saldırı ile ilgili işgalci varlıktan hesap sormak yerine meseleyi devletlerarası mahkemelere havale etmeleri, kurumları ve diğer parlamentoları göreve çağırmaları acziyetin ve samimiyetsizliğin açık göstergesidir. Zira Türkiye’nin de içinde bulunduğu Gazze’ye sözde barış getireceğini söyleyen Trump’ın Barış Kurulu, her türlü hukuka aykırı olan bu saldırıyı onayladı. Hatta ABD daha da ileri giderek bu kurula üye olan ülkelerden filoya liman açmamalarını ve yakıt ikmaline izin vermemelerini istedi.
Tüm bu olanlar bize göstermiştir ki, Amerika’nın yörüngesinde dolaşan bu rejim ve yönetimler, geçen 2,5 sene boyunca Gazze’yi sahipsiz bıraktıkları gibi Gazze sevdalılarını da sahipsiz ve yarı yolda bıraktılar. Gazze’yi koruyamadıkları gibi kendi vatandaşlarını da devletlerarası sularda ve “mavi vatan” da koruyamadılar. Dolayısıyla dün olduğu gibi bugün de hem Gazze hem de Gazze sevdalıları sahipsiz ve kimsesizdir. Gazze’nin ve Gazze ile dertlenen duyarlı Müslümanların Allah Subhânehû ve Teâlâ’dan başka da dostu yoktur. Samimi Müslümanların gayretleri hem Gazze halkı hem de Rabbimiz nezdinde muhakkak karşılık bulacaktır. Zulümleri dört bir yana ulaşan işgalci Yahudi varlığını ve kafir Amerika’yı ise ancak Raşidi Hilafet Devleti ve orduları durduracaktır.
| حزب التحرير Hizb-ut Tahrir Türkiye Vilâyeti Medya Bürosu |
Adres Bilgileri ve Web Sitesi Telefon: www.hizb-turkiye.com |
E-Mail: bilgi [@] hizb-turkiye.com |