Logo
Bu sayfayı yazdır
Bana Arkadaşını Söyle, Sana Kim Olduğunu Söyleyeyim!

بسم الله الرحمن الرحيم

Haber-Yorum

Bana Arkadaşını Söyle, Sana Kim Olduğunu Söyleyeyim!

Haber:

Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi Pazartesi günü, Gazze'de geçici bir yönetim ve uluslararası barış gücü kurulmasının önünü açan ABD'nin formüle ettiği bir kararı kabul edince, Konsey başkanlığını yürüten Pakistan'ın tepkisinin çelişkili olduğu görülmüştür. Pakistan'ın Birleşmiş Milletler Daimi Temsilcisi, kararı sunan Amerika Birleşik Devletleri'ne teşekkür etmiş ve karar lehinde oy kullanmıştır. Ancak aynı zamanda Pakistan'ın sonuçtan tamamen memnun olmadığını söyleyerek Pakistan'ın yaptığı “bazı önemli önerilerin” nihai metne dahil edilmediği uyarısında bulunmuştur. (El-Cezire)

Yorum:

Pakistanlı yetkililerin uluslararası istikrar gücünü aleni olarak kabul etme konusunda tereddüt etmesini anlamak için, bu gücün amacının Gazze'yi silahsızlandırmak olduğunu anlamamız gerekir. Bu güce katılmak barışı korumak için değil, aksine Yahudi varlığına tehdit oluşturduğu düşünülen gruplara ateş açmayı da kapsayacak şekilde bir infaz gücü olarak çalışmak içindir. Pakistan askeri yetkililerinin rolü Filistinlileri korumaktan ziyade Hamas'ı izlemek olacak ve bunun için Yahudi varlığıyla yakın işbirliği içinde çalışmaları gerekecektir. Bu plan, gaspçı varlığın daha fazla kabul görmesine yol açacaktır. Trump'ın liderliğindeki planın ana unsurları belirsizdir ve bu nedenle BM barış gücü misyonundan ziyade Trump-Yahudi varlığı planına daha yakındır.

Yetkililerin tereddüt etmesi, halkın tepkisinden korkmalarından kaynaklanıyor; çünkü Pakistan halkı, Filistin halkını seviyor ve onlara karşı görevlerini otoriteden daha iyi biliyor. Çocuklarımızı Batı'nın bu planını desteklemek için Gazze'ye göndermek, ümmet içinde daha fazla bölünmeye ve zarara yol açacaktır. Bu nedenle Trump ve müttefikleri, ordunun evlatlarını kendileri için hazırlanan rollerle meşgul olmasını sağlamak için yozlaşmış Müslüman liderleri kendi yanlarına çekmişlerdir. Trump, bin Selman ile yaptığı son görüşmede şunları söylemiştir: “Majestelerinin mecliste hazır bulunmasını umuyorum.” Bunun üzerine bin Selman tebessüm etmiş ve kabul etmiştir. Trump'ın sancağı altında toplanan tüm Müslüman liderler, Allah Subhanehu ve Teala’ya isyan etme konusunda omuz omuza vermek üzere ittifak etmişlerdir.

Bu, yozlaşmış liderlerin Gazze savaşçılarına karşı harekete geçmesini engelleyen Muhammed Sallallahu Aleyhi ve Sellem’in ümmeti olan Müslümanlardan duydukları korkudur. Zira hainler, sadakatlerini ilan etmekten korkuyorlar ancak Yahudi varlığının güvenlik güçlerinin bir parçası olduklarını temsil eden bu eylem, onları ifşa edecektir. Bu, askerler için, Allahu Teala’nın öfkelendiği şeyin yapılmasını reddetmek için uygun bir zamandır. Bu aynı zamanda sivillerin, Yahudi varlığına yardım etmek için asker gönderilmesine yönelik nefretlerini ve kınamalarını dile getirmek amacıyla seslerini yükseltmeleri için de uygun bir zamandır. Gazze'de bir geçiş yönetimi kurulmasına yardımcı olmak veya buna katılmak, Filistinlileri katledenlerle birlikte onların kaderini belirlemek gibidir.

Ridde kıssasından ders çıkarmamız gerekir; zira Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem’in vefatının ardından, bazı kabilelerin zekât vermeyi reddetmesiyle İslam ümmeti toplum olarak ilk kriziyle karşı karşıya kalmış ve Efendimiz Ebu Bekir Sıddık Radıyallahu Anh meseleyi, İslam şeriatının hükümlerine göre ele almıştır. Ebu Hureyra’dan şöyle dediği rivayet edilmiştir: Ebu Bekir Radıyallahu Anh şöyle demiştir: “Vallahi eğer Allah’ın Rasulü Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e verdikleri bir dişi oğlağı bana vermekten kaçınırlarsa bundan dolayı onlara savaş açarım.” Ömer Radıyallahu Anh da şöyle demiştir: “Böylece Allah tarafından Ebu Bekir Radıyallahu Anh’ın kalbinin savaşa açılmış olduğunu gördüm ve bunun doğru olduğunu da anladım.

İslam ümmetinin Ebubekir Sıddık Radıyallahu Anh gibi bir lidere ihtiyacı vardır; ancak o zaman Allah Azze ve Celle’nin emirlerine göre doğru kararlar alınabilir. Ebu Bekir liderliğindeki Halid bin Velid'in askeri taktikleri bugün hâlâ Pakistan ordusunun askeri akademilerinde öğretiliyor. Bu yüzden askerlerin, bütün bunları büyük kılan şeyin Allah yolunda cihat ve cesaret olduğunu hatırlamaları gerekir. Gazze halkının, kendilerinden sayıca üstün bir orduya karşı savaşabilecek kadar cesur olan Müslüman bir ordunun yardımına ihtiyacı vardır; böylece Allah'ın yardımı bu askerlere şan ve şeref getirecek ve isimleri de Halid bin Velid gibi ölümsüzleştirilecektir.

Hizb-ut Tahrir Merkezi Medya Ofisi İçin Yazan

Ahlak Cihan

Template Design © Joomla Templates | GavickPro. All rights reserved.