- |
- İlk yorumlayan ol!
- yazı boyutu yazı boyutunu küçült Yazı boyutu büyüt
بسم الله الرحمن الرحيم
Haber - Yorum
Ey İslam Ümmeti: Ramazan Ayı Vahdetinizin Göstergelerinden Biridir; O Halde Onu İhmal Etmeyin ve Rabbinizin Şu Hükmüne Göre Amel Edin:
صُومُوا لِرُؤْيَتِهِ وَأَفْطِرُوا لِرُؤْيَتِهِ
“Hilali gördüğünüz zaman oruç tutun. Hilali gördüğünüzde iftar edin.”
Haber:
Uluslararası Astronomi Merkezi, internet sitesinde, Hicri 1447 yılı Ramazan hilalinin 17 Şubat 2026 Salı günü Arap ve İslam ülkelerinin tüm bölgelerinden görülemeyeceğini, bunun da büyük olasılıkla Çarşamba gününün Şaban ayının son günü, 19 Şubat Perşembe gününün ise çoğu ülkede mübarek Ramazan ayının ilk günü olacağı anlamına geldiğini belirtti.
Merkez, çoğu İslam ülkesinin 17 Şubat 2026 Salı günü Ramazan hilalini gözetleyeceğini, hakemli bilimsel araştırmalarda yayınlanan hilali gözetleme kriterlerinin tümüne dayalı olarak, o gün hilalin çıplak gözle, teleskopla veya son derece hassas astronomik görüntüleme teknikleriyle bile görülmesinin müstahil ve imkânsız arasında değiştiğini açıklamıştır. (Nabd, 01/02/2026)
Yorum:
Allah’ın Rasulü Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuştur: صُومُوا لِرُؤْيَتِهِ وَأَفْطِرُوا لِرُؤْيَتِهِ فَإِنْ غُبِّيَ عَلَيْكُمْ فَأَكْمِلُوا عِدَّةَ شَعْبَانَ ثَلَاثِينَ “(Ramazan ayının) hilalini gördüğünüz zaman oruç tutun. (Şevval ayının) hilalini gördüğünüz zaman da bayram edin. Eğer size hava kapalı olursa Şaban’ın sayısını otuza tamamlayın.” صُومُوا "Oruç tutun" emir fiili, tüm Müslümanlar için gelmiş olup herhangi bir grup, ülke, zaman veya yerle sınırlı değildir. Buna göre hilal görüldüğü zaman tüm Müslümanlardan aynı günde oruç tutmaları talep edilmekte olup astronomik hesaplamalar veya siyasi mülahazalar dikkate alınmaz. Dolayısıyla bu, Rablerinin emirlerine uyan ve O’na ibadet eden tek bir ümmet olmaları itibariyle tüm Müslüman için bir emir olup sınırlar veya düşmanların Müslümanların aşılmaz kalesi olan devletlerini yıktıktan sonra onların başına diktikleri yöneticilerin kararları onların arasını ayıramaz.
Ramazan ayında oruç tutmak ve Ramazan Bayramı, Müslümanların birliğini gösteren en önemli ibadetlerden biridir. Zira Müslümanlar, aynı gün oruca başlar ve aynı gün bayramı kutlarlar. Ancak ümmetin düşmanları, onun devletinin yıkılmasından bu yana ümmetin birliğini gösteren bu ibadete darbe indirmeye çalışmışlardır; zira hilalin gözetlenmesi amelini ortadan kaldırmaya çalışmışlar ve onu manipüle ederek astronomik hesaplamaları getirmişlerdir; bunu da ümmetin devletini küçük devletçiklere bölüp her bir devletçik kendi orucunu veya bayramını ilan etmesinin ve hiç utanmadan geri kalanlara muhalefet ettiğini açıklamasının ardından ümmetin de arasını bölmek için yapmışlardır.Böylece Müslümanlar aynı güç oruç tutma ve aynı gün bayram etme konusunda bölünmüşlerdir. Bu yüzden bu ülkede ya da şu ülkedeki Müslümanların ihtilaf etmeye ve bir ülkedeki Müslümanlar diğerlerinden önce veya sonra oruç tutmaya ve bayram etmeye başlamışlardır; dolayısıyla bizler, onların birbirleriyle tartışıp düşmanlık ettiklerini ve her birinin, oruç ve bayram günü konusunda diğerini kınadığını ve suçladığını gördük!
-Bazı kibirli ve cahiller hariç- sınırları veya siyasi kararları tanımayan Müslüman halklarını yaşadığı uyanışın ardından, kerim peygamberleri Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in hilali gördüğünüz zaman oruç tutun ve bayram edin hadisini uygulamak için ciddiyetle çalışmışlardır;bu yüzden düşmanlar, ümmetin devleti yıkılmasının ardından parçalanmasına rağmen hala bu veya şu ibadeti ortaya çıkaran ümmetin birliğini ortadan kaldırana kadar İslam'ın ibadetlerine karşı savaşmayı bırakmadılar.
Ramazan orucu, düşmanların hala darbe indirmeye çalıştığı bir ibadettir; çünkü bu ibadet, ümmetin birliğinin tezahürlerinden biridir. Nitekim ayın başlamasına daha günler olmasına rağmen ancak şerî hükme göre amel etmeyen astronomik gözlemevlerinin öncelikli meşguliyetinin ayın gününü belirmek için acele etmek olduğunu görmekteyiz; oysa oruç ve bayram için hilalin görülmesinin, Aleyhissalatu ve’s Selam’ın şu şekilde açıkladığı gibi olması gerekir: إِنَّمَا الشَّهْرُ تِسْعٌ وَعِشْرُونَ، فَلَا تَصُومُوا حَتَّى تَرَوْهُ وَلَا تُفْطِرُوا حَتَّى تَرَوْهُ، فَإِنْ غُمَّ عَلَيْكُمْ فَاقْدِرُوا لَهُ “Ay, yirmi dokuz gündür; fakat yine de (Ramazan) hilalini görmedikçe oruca başlamayın. Keza hilali görmedikçe (Ramazanı bitirip) iftar etmeyin. Eğer hava kapalı olur da (hilâli göremezseniz) süreyi otuza tamamlayın.”Dolayısıyla şerî hükme uymak isteyen bir kimsenin, Şaban ayının yirmi dokuzuncu gününde hilali gözetlemesi, eğer hava kapalıysa ayı otuza tamamlaması gerekir.Ancak onlar, hilali görmenin imkânsız ve zor olduğu sonucuna vardılar ve işin tamamen Allah'a ait olduğunu ve engellerin sadece O'nun gücüyle ortadan kalkabileceğini göz ardı ederek kendi ulaştıkları şeyin doğru olduğunu vurguladılar; ama onların görüşleri fıkhi bir görüş değildir, aksine Müslümanların vahdetiyle savaşan ve ümmetin tek bedenini parçalayan Sykes-Picot sınırlarını pekiştiren siyasi kararlara icabet etmektir.
Hizb-ut Tahrir Merkezi Medya Ofisi İçin Yazan
Zinet es-Sâmit