Logo
Bu sayfayı yazdır
Amerika’nın Kâğıttan Bir Kaplan Olduğunu Yöneticilerin Artık Görmeleri Gerekir!

بسم الله الرحمن الرحيم

Haber-Yorum

Amerika’nın Kâğıttan Bir Kaplan Olduğunu Yöneticilerin Artık Görmeleri Gerekir!

 

Haber:

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Olası tahrik ve sabotajlara fırsat verilmeden ateşkesin sahada tam olarak uygulanmasını temenni ediyoruz." dedi.

 

Yorum:

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ABD ile İran arasında gerçekleşen ateşkes anlaşmasına dair yapmış olduğu açıklamada “28 Şubat’tan beri bölgemizi yangın yerine çeviren savaşta dün gece ilan edilen ateşkesten memnuniyet duyuyoruz. Olası tahrik ve sabotajlara fırsat verilmeden ateşkesin sahada tam olarak uygulanmasını temenni ediyoruz. Başta dost ve kardeş Pakistan olmak üzere ateşkes ilanına giden süreçte katkısı olan tüm aktörleri canı gönülden tebrik ediyoruz. Savaş, çatışma, gerilim ve zulümlerden çok çekmiş coğrafyamızın bir an önce barışa, huzura, istikrara kavuşması samimi temennimizdir. Türkiye, bölgesinde ve dünyada barışın sesini yükseltmeye devam edecektir” ifadelerini kullandı.

Bu konuda bir açıklama da AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik’ten geldi. Çelik sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada ateşkesle ilgili olarak;Şimdi geçici bir ateşkes noktasına varıldı. Geçici ateşkesin sahada bütün boyutlarıyla uygulanmasını temenni ediyoruz. Diplomasi masası kurulmuşken, bu masaya dönük provokasyonlara ve sabotajlara karşı tüm uluslararası toplum teyakkuzda olmalıdır. Diplomasi masasına tüm dünyanın destek vermesi gerekir. Cumhurbaşkanımızın güçlü ve tutarlı barış politikası, barış için kurulan masaya verilen en güçlü destektir. Cumhurbaşkanımızın barış iradesi ve politikası tüm kriz alanları için yol göstericidir.”dedi.

İran-ABD ateşkes anlaşması öncesinde ABD’nin dost ve müttefiki olan Türkiye, Mısır ve Pakistan yönetimleri, ABD’nin çıkış yolu aradığı İran cephesinde tıpkı Afganistan’daki mağlubiyeti sonrası olduğu gibi “Onurlu geri çekiliş” için müzakere masası kurmak için çaba sarf ettiler.

Bu devletlerin yöneticileri, Amerika’nın İran’a dönük saldırılarında Amerika aleyhinde tek bir söz dahi söyleme cesaretini gösteremediler. Sanki savaşı başlatan İran’mış gibi devamlı olarak İran’a yönelik ağır ithamlarda bulundular.

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’da İran-ABD-“İsrail” savaşı devam ederken yapmış olduğu bir açıklamada "Sürecin diplomasi ve diyalog yoluyla çözülmesi en büyük temennimizdir. Aksi takdirde, krizin uzaması hâlinde bölgede İran karşıtı daha geniş bir koalisyonun oluşması kaçınılmaz görünmektedir." Fidan’ın bu açıklamaları, çıkardığı savaş sonrası zor günlerden geçen ve İran’ı müzakere masasına çağıran ABD’nin çağrılarıyla benzerlik taşıdığı dikkat çekiyor.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “28 Şubat’tan beri bölgemizi yangın yerine çeviren savaşta dün gece ilan edilen ateşkesten memnuniyet duyuyoruz. Olası tahrik ve sabotajlara fırsat verilmeden ateşkesin sahada tam olarak uygulanmasını temenni ediyoruz” sözlerine gelince, bölgeyi yangın yerine ve kan gölüne çevirenin, bölgeyi istikrarsızlığa sürükleyenin, bölgede katliam yapanın sömürgeci kâfir Amerika olduğunu sanki bilmez gibi, Amerika aleyhine tek bir söz dahi söyleyemedi.

Şimdi ise gerek Erdoğan ve gerekse devletin diğer yetkilileri ateşkes sürecinin diplomasi ve diyalog yoluyla çözülmesi çağrılarını tekrarlıyorlar. Amerika sanki bunlara kulak verecek! Son yüzyılda yani Hilafetin kaldırılışından bu zamana kadar sömürgeci kâfirler yöneticilerin sözlerine hiçbir zaman itibar etmediler. Görüşlerine değer vermediler. Tabiri caizse yöneticileri adam yerine dahi koymadılar.

Fakat bununla beraber bu ezik yöneticiler Amerika’nın kendilerine vermiş olduğu rolü çok iyi oynuyorlar. İran’da batan ve sahada kaybeden kâğıttan kaplan olan Amerika’yı kurtarmak için diyalog masasını ön plana çıkarıyorlar. Bu konuda İran üzerinde baskı kurarak Amerika’ya bir paye vermek istiyorlar.

Artık yöneticilerin dünyayı ifsat edenin, canlara ve mallara kastedenin, bütün bir dünyayı istikrarsızlığa sürükleyenin, evet tüm bunlara sebep verenin sömürgeci kâfir Amerika’nın diploması masası ve siyasi diyalogla durdurulamayacağını idrak etmeleri lazım. Şayet idrak ederlerse!

Yine bu yöneticilerin Amerikan’ın kâğıttan bir kaplan olduğunu, Amerikan efsanesinin çöktüğünü, ABD'nin devasa askeri gücünün hiçbir işe yaramadığını, bugüne kadar Amerika ile kurulan stratejik ittifak ve dostluğunun, hiçbir zaman Müslümanların lehine olmadığını ve sözde her şeye "kadir" ve "muktedir" olan Trump’ın liderliğinde Amerikan gemisinin Hürmüz'de battığın görmeleri gerekir.

Amerika'nın artık her şeye kadir olmadığını görmeli ve İran-ABD savaşı yöneticiler için büyük bir ibret vesikası olmalıdır. Bu yöneticiler Amerika ile tüm siyasi bağlarını ve ittifaklarını koparmalı, zulme, katliama, soykırıma ve sömürüye sebebiyet veren topraklarındaki ABD üslerini bir an önce kapatmalı, Aksa’yı yeniden özgürleştirmek ve Filistin topraklarının tamamını işgalci Yahudi varlığından kurtarmak için ordularını derhal harekete geçirmelidirler.

Hizb-ut Tahrir Merkezi Medya Ofisi İçin Yazan
Yılmaz Çelik

Template Design © Joomla Templates | GavickPro. All rights reserved.