Logo
Bu sayfayı yazdır
“Dinlerine uymadıkça Yahudiler de Hıristiyanlar da asla senden razı olmayacaklardır.” [Bakara 120]

بسم الله الرحمن الرحيم

Haber - Yorum

وَلَن تَرْضَى عَنكَ الْيَهُودُ وَلَا النَّصَارَى حَتَّى تَتَّبِعَ مِلَّتَهُمْ

“Dinlerine uymadıkça Yahudiler de Hıristiyanlar da asla senden razı olmayacaklardır.” [Bakara 120]

Haber:

Trump, NATO Zirvesi’ne katılmak üzere geldiği başkent Ankara’daki Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde Erdoğan tarafından karşılanması sırasında yaptığı açıklamalarda, Türkiye’ye uygulanan CAATSA yaptırımlarına ilişkin bir soruya cevaben şöyle dedi: “Bu yaptırımları kaldırabileceğimizi söyleyebilirim.” Ve şöyle ekledi: “Türkiye’nin bu yaptırımların kapsamı dışına çıkarılması konusunda ilgili bakanlarla çalışmalar yürütüyoruz. Dostlarımıza yaptırım uygulamak istemiyoruz. Durum çok basit. Yaptırım uygulayabileceğimiz pek çok kişi var ve uyguluyoruz da. Dostlarımıza yaptırım uygulamak istemiyoruz.”

Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara ile de çok iyi ilişkileri olduğunu vurgulayan Trump, bir buçuk yıl gibi bir sürede "tüm ülkeyi bir araya getirerek harika iş çıkardığı" değerlendirmesinde bulundu. Erdoğan’a hitaben şunları ekledi: “Türkiye, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın liderliğinde askeri açıdan çok güçlü bir ülke haline geldi.” (Anadolu Ajansı)

Yorum:

Trump’ın Erdoğan’a yönelik övgüsü, sadece diplomatik bir nezaket olarak değil, aksine onun Amerika’ya sunduğu büyük hizmetlerin bir itirafı olarak görünmektedir; zira İslami ve Osmanlı Hilafeti’nin merkezi olan Türkiye, şimdi en büyük Amerikan üssüne ev sahipliği yapmakta ve NATO’nun aktif bir üyesi konumunda olup, Amerika’nın çıkarlarına hizmet etmek adına oynadığı en büyük suç niteliğindeki rol ise Suriye’de yaptıklarıdır; zira Türkiye, on üç yıl boyunca Suriye devriminin bağrına saplanmış zehirli bir hançer olmuş ve bu süreçte yüz binlerce insan şehit düşmüştür; bütün bunlar ise, Amerika’nın ajanı Beşşar Esed’i iktidarda tutmak için yapılmıştır. Esed’in düşmesinden sonra da önemli hizmetler sunmaya ve onun alternatifi Colani’yi desteklemeye devam etmiştir.

Bu nedenle Trump’ın ikisine yönelik övgülerinin boşuna gelmediğini, aksine ikisinin, bölgede Yahudi varlığını ve Amerika’nın çıkarlarını tehdit eden en büyük çıkmaz olan Şam devriminden Amerika’yı kurtarmaya katkıda bulunduktan sonra geldiğini görüyoruz.

Ey Müslümanlar: Nitekim Allah Celle Celaluhu, Kur'an-ı Kerim'de kâfirlerin bizden razı olmasının tehlikesini bize, şu kavliyle haber vermiştir: وَلَن تَرْضَى عَنكَ الْيَهُودُ وَلَا النَّصَارَى حَتَّى تَتَّبِعَ مِلَّتَهُمْ قُلْ إِنَّ هُدَى اللَّهِ هُوَ الْهُدَى وَلَئِنِ اتَّبَعْتَ أَهْوَاءَهُم بَعْدَ الَّذِي جَاءَكَ مِنَ الْعِلْمِ مَا لَكَ مِنَ اللَّهِ مِن وَلِيٍّ وَلَا نَصِيرٍ “Dinlerine uymadıkça Yahudiler de Hıristiyanlar da asla senden razı olmayacaklardır. De ki: Doğru yol, ancak Allah’ın yoludur. Sana gelen ilimden sonra onların arzularına uyacak olursan, andolsun ki, Allah’tan sana ne bir dost ne de bir yardımcı vardır.” [Bakara 120] Ve şu kavliyle de onları dost edinmemizi yasaklamıştır: يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا لَا تَتَّخِذُوا الْيَهُودَ وَالنَّصَارَى أَوْلِيَاءَ بَعْضُهُمْ أَوْلِيَاءُ بَعْضٍ وَمَنْ يَتَوَلَّهُمْ مِنْكُمْ فَإِنَّهُ مِنْهُمْ إِنَّ اللَّهَ لَا يَهْدِي الْقَوْمَ الظَّالِمِينَ “Ey iman edenler! Yahudi ve Hıristiyanları dost edinmeyin. Onlar birbirlerinin dostlarıdırlar. Sizden kim onları dost edinirse, kuşkusuz o da onlardandır. Şüphesiz Allah, zalimler topluluğunu doğruya iletmez.” [Maide 51] Ve kafirlere meyletmemiz konusunda da bizi şu kavliyle uyarmıştır: وَلَا تَرْكَنُوا إِلَى الَّذِينَ ظَلَمُوا فَتَمَسَّكُمُ النَّارُ وَمَا لَكُم مِّن دُونِ اللَّهِ مِنْ أَوْلِيَاءَ ثُمَّ لَا تُنصَرُونَ “Zulmedenlere meyletmeyin; sonra size ateş dokunur (cehennemde yanarsınız). Sizin Allah'tan başka dostlarınız yoktur. Sonra (O'ndan da) yardım göremezsiniz!” [Hud 113] Tüm bu haberlere, yasaklara ve uyarılara rağmen Müslümanların başındaki yöneticilerin kafirlere meylettiklerini, onları dost edindiklerini ve onlara hizmet etmek için küçülmüş bir şekilde koşturduklarını görüyoruz; bilakis bunun da ötesinde onlar, kâfirlerin Müslümanların evlatlarını vurması ve ümmetten yükselen her türlü hak sesi bastırması için kullandığı kalın bir sopa haline gelmişlerdir!

Müslümanlar hakkındaki şerî vacip, başlarındaki bu yöneticileri ortadan kaldırmak, yönetimlerini yıkmak ve onların enkazı üzerine İslam’ın yönetimini ikame etmektir; zira artık onların ıslahına ya da tövbe etmelerine dair hiçbir umut kalmamıştır; aksine onlar, ümmetin bedeninden söküp atılması gereken bir kanser tümörü haline gelmişlerdir.

Hizb-ut Tahrir Merkezi Medya Ofisi İçin Yazan
Ahmed Et-Tâi – Irak

Template Design © Joomla Templates | GavickPro. All rights reserved.