Logo
Bu sayfayı yazdır
Söylem Tiyatrosu

بسم الله الرحمن الرحيم

Haber-Yorum

Söylem Tiyatrosu

Haber:

Kongre’deki Demokratların saflarını parçalayan Yahudi varlığı hakkında şiddetlenen çatışmanın ortasında. (CNN)

Haber:

Demokrat Parti, Gazze'deki savaşın devam etmesinin ve bunun Kongre'nin öncelikleri ile seçmenlerin eğilimleri üzerindeki etkisinin gölgesinde, ABD'nin Yahudi varlığına yönelik politikası konusunda artan iç bölünmelerle karşı karşıyadır. Bu bölünme, Temsilciler Meclisi’ndeki 103 Demokrat milletvekilinin Yahudi varlığına milyarlarca Dolarlık askeri yardımlara karşı oy kullanmasıyla açıkça ortaya çıkmıştır; bu da bu girişimin nihayetinde başarısız olmasına rağmen parti içindeki büyük bir dönüşümü yansıtmaktadır. Zira yasa koyucular, partinin Yahudileri destekleyen geleneksel politikalarından ne ölçüde uzaklaşması gerektiği konusunda hâlâ bölünmüş durumdalar.

Gazze’deki soykırım, bu anlaşmazlıkları alevlendiren ana bir faktör haline gelmiştir.

Yahudi varlığının işlediği katliamlar, kontrolsüz askeri harekâtları ve sivillere insani yardımın ulaşmasını engellemesi ve kısıtlaması, geniş çapta endişe uyandırmıştır; bu da yasa koyucular, birçok Demokrat seçmen, özellikle de onların gençleri tarafından eleştirilere yol açmıştır; zira bu kesim, ABD’nin Yahudi varlığına verdiği desteğin askıya alınmasını talep etmektedir. Kamuoyundaki bu dönüşüm, Demokrat Parti’nin son ön seçimlerine de yansımıştır; zira bu varlığı eleştiren birçok aday, mevcut milletvekillerini geride bırakarak kazanmıştır; bu da seçmenlerin çatışmaya yönelik tutumlarında bir değişim olduğuna ve parti liderliği üzerinde ek bir baskı yarattığına işaret etmektedir.

Parti yaklaşan seçimlere hazırlanırken Demokrat liderler, seçmenlerin bu varlığa yönelik ABD politikasında değişiklikler yapılması yönündeki artan talepleri ile parti için müzakere edilemez dış politika konuları arasındaki dengeyi temsil eden zorlu bir görevle karşı karşıyadırlar. Azınlık lideri Hakeem Jeffries, hedefinin kendi bloğundaki rakip gruplar arasında bir bağlantı köprüsü olmak ve bu farklı görüşler arasında bir arada yaşamaya teşvik etmek olduğunu açıklamıştır. Zira o, varlığın Yahudi devleti olarak var olma hakkına inanmakta ama aynı zamanda ona hesap sorulması amacıyla ABD’nin ona yönelik dış politikasının değiştirilmesini de talep etmektedir.

Bu gösterilere rağmen hiçbir şey değişmeyecektir. Zira Capitol Hill'de devam eden çatışma, seçmenleri yatıştırma çabasından, demokratların bu tartışmaya belirli standartlar dayatma hilesinden ve yaklaşan seçimlerde zaferi garantilemek için Siyonizm karşıtı dalgayı fırsata çevirme isteğinden başka bir şey değildir. Sonuçta uzun süredir himaye edip desteklediği bir sistemin Yahudi varlığını hesaba çekmesi, bir annenin çocuğundan şımarıklıktan vazgeçmesini ya da onun cezalandırmasını talep etmesine benzemektedir.

Son olarak Amerikalı seçmenler, Yahudi varlığının mali ve ahlaki bir yük haline geldiği gerçeğini giderek daha fazla idrak etmektedirler. Bununla birlikte seçmenler arasında giderek artan bu bilinç, Washington’daki güçler açısından kayda değer bir öneme sahip değildir. Çünkü bu varlığı on yıllardır destekleyen siyasi ve mali yapı, kamuoyuna boyun eğmek üzere tasarlanmış değildir; bu yüzden bu varlığı korumanın maliyeti, ondan beklenen faydalardan çok daha fazla hale gelmedikçe, halk tabanından vazgeçmeyecektir. Ancak bu belirleyici an henüz gelmemiştir. Hilafet bu hastalığa meydan okuyup ABD’nin elde ettiği askeri ve siyasi kazanımları kökünden sarsana kadar, iktidarda hangi parti olursa olsun ya da seçmenlerin protesto sesleri ne kadar yüksek olursa olsun, politikalar olduğu gibi kalmaya devam edecektir. Başka bir deyişle sistem, muhalefeti absorbe edecek, tartışmayı yeniden formüle edecek ve Müslümanların topraklarını istismar etmeye ve kanlarını kirletmeye devam edecektir.

Hizb-ut Tahrir Merkezi Medya Ofisi İçin Yazan
Heysem İbn Sabit - Amerika

Template Design © Joomla Templates | GavickPro. All rights reserved.