Logo
Bu sayfayı yazdır
Güvenlik Konseyi ve Küresel Finans Sisteminin, Islah Edilmeleri Değil Gömülmeleri Gerekir

بسم الله الرحمن الرحيم

Haber-Yorum

Güvenlik Konseyi ve Küresel Finans Sisteminin, Islah Edilmeleri Değil Gömülmeleri Gerekir

Haber:

Tunus’un Cenevre’deki Birleşmiş Milletler Daimi Temsilciliği Çarşamba günü, Birleşmiş Milletler Şartı’na açıkça aykırı bir şekilde çatışmaların ve silahlı saldırıların tırmanmasıyla birlikte mevcut uluslararası durumun tanık olduğu ciddi dengesizlikler ve uluslararası hukukun gücünün askeri gücün yayılması karşısında zayıfladığı ve bunun da uluslararası barış ve güvenliği sarsacağı uyarısında bulunmuştur.

Temsilcilik; karar alma mercilerinde Güney ülkelerinin, özellikle de Afrika ülkelerinin daha fazla temsil edildiği yeni bir uluslararası düzenin inşasına çağrıda bulunarak, umulan rolünü yerine getirmekten aciz kalan BM Güvenlik Konseyi'nin reform edilmesinin hızlandırılması talebini yineledi. Ayrıca kalkınmaya gerçek anlamda finansman sağlanmasını ve yoksulluğun ortadan kaldırılmasını garanti altına alacak şekilde, küresel finans sisteminin daha adil ve kapsayıcı hale getirilmesi çağrısında bulundu. (Radio Mosaique)

Yorum:

Osmanlı Hilafet Devleti’ni yıkmada ve İslam beldelerini cılız, darmadağınık devletçiklere ve parçalara bölmede başarılı olmalarının ardından Haçlı Batı; Afrika ve Asya’daki İslam beldeleri üzerindeki sömürgeciliğini pekiştirmek ve güçlendirmek amacıyla detaylı ve dakik kanunlara sahip uluslararası bir kurum ve örgüt tesis etmiştir; bu kurum ilk olarak Milletler Cemiyeti adını almıştı ancak İkinci Dünya Savaşı’nın patlak vermesiyle başarısızlığa uğramış ve ortadan kalkmıştır; ancak bu savaşın ardından Birleşmiş Milletler ve ondan kaynaklanan Güvenlik Konseyi gibi uluslararası kuruluşlar şeklinde yeni ve sağlam bir yapıyla ortaya çıkmıştır; nitekim Güvenlik Konseyi sayesinde büyük devletler, dünyanın polisi haline gelmiş ve ne zaman ve nasıl isterlerse, devletlerin ve dünyanın işlerine müdahale etme hakkına sahip olmuşlardır!

1648 Vestfalya Antlaşması’ndan sonra ortaya çıkışından, son şekli olan Birleşmiş Milletler kurumuna kadar bu uluslararası hukuk; dünya devletlerinin güvenliğini ve emniyetini korumak, iddia ettikleri gibi devletlere yardım etmek, propagandasını yaptıkları gibi hakkı tesis edip zulümleri defetmek ya da yalan ve iftirayla iddia ettikleri gibi ekonomik krizleri engellemek için değil, sadece sömürgeci büyük devletlerin çıkarlarına hizmet etmek ve onların dünyadaki çıkarlarını pekiştirmek için var olmuş bir hukuktan başka bir şey değildir; bu uluslararası hukukun meşruiyeti adı altında dünyada geride bıraktığı savaşlar, ekonomik krizler, insanlığa karşı işlenen suçlar ve soykırımlar, onun ne derece iğrenç olduğunun en büyük kanıtıdır.

Bu nedenle bugünkü uluslararası durumu, kendisini bu uluslararası sistemin ve kurumlarının kanunlarından, yasalarından, yalanlarından ve ikiyüzlülüğünden kurtaracak bir sistem aramaktadır; zira sömürgecilik, bu sistemin kapitalist ideolojisinin ayrılmaz bir parçası olmakla kalmayıp, onun fikrini hayata geçirmenin de bir yoludur; bu yüzden bu sorunu köklü bir şekilde çözmenin tek yolu, kapitalist ideolojiye direnmek ve onu ortadan kaldırmaktır; dolayısıyla onu ıslah etmek ve onarmak yerine, ortadan kaldırmak ve yok etmek için çaba sarf edilmesi gerekir.

Aynı sözler, bugün egemen olan ve faizi temel dayanağı haline getiren küresel finans sistemi için de geçerlidir; zira Uluslararası Para Fonu ve Dünya Bankası gibi sömürgeci finans kurumları, dünyanın ceplerine uzanan kollar olarak onların paralarını yağmalamakta ve altın ve gümüş standardının yerine zorunlu para sistemi standardını getirerek, insanların emeklerini ve terlerini yiyip bitiren bir para sistemi benimsemiştir; bu da servetin dünya nüfusunun %1’inin elinde yığılmasına ve geri kalan dünyanın da yoksulluk, açlık ve kölelik altında ezilmeye devam etmesine katkıda bulunmuştur.

Günümüz dünyasının içinde bulunduğu savaşlar, suçlar, zulüm, haksızlık ve halkların köleleştirilmesinden kurtulmasının tek yolu, İslam ümmetinin bir asırdan fazla süren uykusundan uyanmasından geçmektedir. Böylece İslam akidesi, hayatın tüm alanlarını düzenleyen hüküm ve kanunların kendisinden kaynaklandığı fikri kaide olacak ve dünyayı bu zalim uluslararası sistemden ve haksız kanunlarından kurtarmak için bir hidayet risaleti taşıyacaktır. Dolayısıyla uluslararası hukukun varlığı doğru değildir, dahası onun pratikte var olması da mümkün değildir; çünkü tüm devletler üzerinde otorite sahibi olacak küresel bir devletin olması caiz değildir; aksine olması gereken şey, devletler arasında yapılan anlaşmalar ve bu anlaşmalar ile ilgili olarak kabul edilen örfler ve insan toplulukları arasındaki savaş ve barış ilişkileridir. Buna göre uluslararası bir topluluğun var olması gerekir ve bu topluluğun sadece idari bir hukuku olabilir ve onun ameli de uluslararası örfleri ve bunlara aykırı davranışları incelemek olmalıdır. Uluslararası anlaşmalara ilişkin örfler de bunların akdedilmesi, yürütülebilmesi, feshedilmesi ve benzeri hususlar bakımından bu çerçevenin kapsamına girmektedir.

Küresel mali sisteme gelince; altın ve gümüş standardı tüm paralar, menkul kıymetler ve bunlara bağlı unsurlar için bir ölçü olması gerekir. Bu sistemde faizli finans kurumlarının ülkelerin ekonomilerini kontrol etmesine izin verilmez; yani bu sistemde faize ve hayali para piyasalarına bir yer olmadığı gibi insanlara haklarını verir ve onlara da zulmetmez.

يَا أَيُّهَا النَّاسُ إِنَّا خَلَقْنَاكُم مِّن ذَكَرٍ وَأُنثَى وَجَعَلْنَاكُمْ شُعُوباً وَقَبَائِلَ لِتَعَارَفُوا۟ إِنَّ أَكْرَمَكُمْ عِندَ اللَّهِ أَتْقَاكُمْ إِنَّ اللَّهَ عَلِيمٌ خَبِيرٌEy insanlar! Doğrusu biz sizi bir erkekle bir dişiden yarattık. Ve birbirinizle tanışmanız için sizi kavimlere ve kabilelere ayırdık. Muhakkak ki Allah yanında en değerli olanınız, O'ndan en çok korkanınızdır. Şüphesiz Allah bilendir, her şeyden haberdardır.” [Hucurat 13]

Hizb-ut Tahrir Merkezi Medya Ofisi İçin Yazan
Necmeddin Şuaybin

Template Design © Joomla Templates | GavickPro. All rights reserved.