Logo
Bu sayfayı yazdır
Uganda, Türkleri Sınır Dışı Etmekle Değil Gerçek Düşmanıyla Yüzleşmelidir!

بسم الله الرحمن الرحيم

Haber-Yorum

Uganda, Türkleri Sınır Dışı Etmekle Değil Gerçek Düşmanıyla Yüzleşmelidir!

Haber:

9 Eylül 2026'da, Uganda Devlet Başkanı Yoweri Museveni‘nin oğlu olan Uganda Savunma Kuvvetleri Komutanı Muhoozi Kainerugaba, sosyal medya hesabı üzerinden tüm Türk vatandaşlarına Uganda'yı derhal terk etmeleri yönünde bir talimat yayınladı. Ayrıca bu önlemin uygulanmasını talep etmek amacıyla 18 Eylül 2026 tarihinde Türkiye Büyükelçiliği önünde bir protesto düzenlenmesi de planlandı.

Yorum:

General Muhoozi'nin açıklaması kısmen, şu anda Türkiye'de ikamet eden ve Uganda hükümetini eleştiren blog yazarı Fred Lumbuye meselesi etrafında şekilleniyor; zira Uganda daha önce Türkiye'den onun iadesini veya sınır dışı edilmesini talep etmişti.

Uganda'daki Türklere yönelik bu haksız karalama kampanyası, Uganda'nın Türkiye ile yıllardır devam eden ilişkilere sahip olmasına ve ticaret, altyapı, eğitim, imalat, konaklama sektörü ve benzerleri gibi pek çok alanda aktif ikili iş birliği yürütmesine rağmen oldukça ileri bir boyuta ulaşmış gibi görünmektedir.

Uganda'nın bu Türkiye karşıtı tutumunda ortaya çıkan şey, Batı'nın İslam ve Müslümanlara karşı yürüttüğü kötü niyetli kampanyadan etkilenen Museveni hükümetinin, İslam'a karşı beslediği nefret ve korkunun ürününden başka bir şey değildir.

Batı'nın bir kampanyası çerçevesinde Uganda, Yahudi varlığının işlediği soykırım uygulamalarını açıkça desteklemiş; ayrıca "barışı koruma" adı altında Gazze'ye asker gönderme niyetini ilan etmiştir; oysa ki asıl hedef, Yahudi varlığının Gazze halkını kesin olarak boyun eğdirmesine yardımcı olmaktır. Bunun yanı sıra General Muhoozi Amerika'nın İran'a yönelik saldırılarını destekleyen net açıklamaları defalarca dile getirmiştir; o halde Uganda'dan sınır dışı edilmeyi en çok hak eden, Türkiye mi, yoksa askeri üssü Yahudi varlığı ile birlikte Amerika mı?

Amerika'nın talimatlarıyla terörle mücadele gerekçesi altında Uganda'nın İslam'a ve Müslümanlara karşı başlattığı vahşi kampanya ve korkunçluklar, ülkede İslam'ın yayılmasını engellemede başarılı olamamıştır; zira Müslümanların sayısı 2014 ile 2024 yılları arasında 4,66 milyondan 6,05 milyona fırlamıştır.

İslam, Doğu Afrika kıyılarından gelerek Buganda Krallığı döneminde Uganda’ya erken bir dönemde ulaşmıştır; zira -çoğunluğu Araplardan, Doğu Afrika kıyısı sakinlerinden ve daha sonra Türklerden- oluşan Müslüman davetçiler ve tüccarlar; genel olarak Doğu Afrika'da, özel olarak da Uganda'da ve Uganda medeniyetinin temel taşlarından biri sayılan Buganda Krallığı’nda İslam'ın yayılmasına katkıda bulunmuşlardır.

Her şeyden önce, Türkler Doğu Afrika’nın tarihi koruyucuları, dostları ve destekçileri olup onun düşmanı değillerdir; zira Osmanlı Hilafeti döneminde, özellikle de Miladi 16. yüzyılın sonlarında İstanbul, Doğu Afrika’daki sömürgeci Portekiz ile savaşmak üzere bir ordu göndermiştir.

Müslümanlar ve gayrimüslimler, 19. yüzyılın ikinci yarısında zalim sömürgeci Batılılar gelene kadar Uganda’da yüzyıllar boyunca bir arada yaşamışlardır; zira bu dönemde İmparatorluk Britanya Doğu Afrika Şirketi, Uganda’yı ele geçirmiş ve Müslüman liderleri azlederek, kendisiyle işbirliği yapmayı ve komplo kurmayı kabul eden Hıristiyan yöneticileri iktidara getirerek Buganda Krallığı’nı zayıflatmaya çalışmıştır. İşte o günden bu yana Uganda’daki Müslümanlar her türlü baskı ve zulümle karşı karşıya kalmaktadır.

Diğer Afrika ülkeleri gibi Uganda da, halkına bir fayda sağlamayan, aksine sömürgeci Batı şirketlerinin çıkarlarına hizmet eden sayısız kaynaklara sahiptir; bu da nüfusun büyük çoğunluğunu aşırı yoksulluk içinde bırakmaktadır. Artık Uganda'nın sömürgeci Amerika'nın zincirlerinden kurtulmak için çabalarını yoğunlaştırıp ciddiyetle çalışmasının ve İslam düşmanlığı ve Türkleri sınır dışı etmek gibi batıl meselelerle uğraşmak yerine -şerir demokratik siyasi sistemi ve sömürücü ekonomik sistemiyle- kapitalizmi temsil eden gerçek düşmanla yüzleşmesinin zamanı gelmiştir.

Tüm onur ve ihlasla, özelde General Muhoozi Kainerugaba'yı, genelde ise Uganda halkını, İslam’ı adil ve samimi bir şekilde incelemeye ve araştırmaya davet ediyoruz; zira İslam’da, Hilafet Devleti tarafından uygulanan hayatın tüm işlerine yönelik net çözümler bulacaklardır; Uganda’yı ve tüm insanlığı kurtaracak olan işte bu çözümlerdir.

Hizb-ut Tahrir Merkezi Medya Ofisi İçin Yazan
Said Bitumva - Tanzanya

Template Design © Joomla Templates | GavickPro. All rights reserved.