Logo
Bu sayfayı yazdır
Kapitalist Sistemin Acı Meyveleri!

بسم الله الرحمن الرحيم

Haber-Yorum

Kapitalist Sistemin Acı Meyveleri!

Haber:

İstanbul'da bir ortaokuldaki bıçaklı saldırıda 1 öğrenci hayatını kaybetti, 7 öğrenci yaralandı.

Yorum:

Yapılan saldırı ile ilgili bir açıklama yapan Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, okullarda yaşanan olaylara karşı alınan güvenlik tedbirlerine dikkat çekerek önümüzdeki şubat ayına kadar okullarda 25 bine yakın bahçe görevlisinin istihdam edileceğini, okulların güvenlik ihtiyacına göre kategorize edilmesi gerektiğini söyleyerek okullarda alınacak tedbirleri şu şekilde sıraladı:

Yaklaşık 25 bin bahçe görevlisinin istihdam edilmesi, okullarda güvenlik kameralarının kullanılması, elektronik güvenlik sistemlerinin kurulması, bahçe duvarlarının güvenlik kapsamında değerlendirilmesi ve veli randevu sisteminin uygulanması.

Bakan Tekin, daha önce de buna benzer birtakım değerlendirmelerde bulunarak okullarda güvenlik tedbirlerinin artırılacağını ifade etmişti. Fakat alınan tüm emniyet tedbirlerine rağmen maalesef bu tür saldırıların önüne geçilemiyor ve geçilemeyecektir de. Daha önce de, okullarda buna benzer saldırılar oldu. Bu tür saldırıları sonlandırmak adına iktidar yetkilileri, yüzeysel bir değerlendirme yaparak sonuçlar üzerinden bir takım pansuman tedavisi ya da palyatif çözümler ortaya koyarak bu sorunu çözmek istemektedir. Şimdiye kadar iktidarın ortaya koymuş olduğu tek çözüm ise ya güvenlik tedbirlerini artırmak oldu ya da kendi başarısızlık ve beceriksizliklerini velilere yükleyerek, velilere çocuklarınıza sahip çıkın denildi. Sanki bu olayların müsebbibi velilermiş gibi bir algı oluşturulmak istendi.

Buna bağlı olarak sorun sadece güvenlik sorunu ya da güvenlik tedbirlerinin yetersizliği değildir. Aksine sorunun temelinde yatan asli faktör, dini devletten/maddeyi ruhtan ayıran laik kapitalist sistemin mevcut eğitim müfredatının, seküler yaşam tarzının ve bozuk batı kültürünün genç nesiller üzerindeki tahribatıdır. İşte bu tür saldırılar okullarda verilen bu eğitimin veya batı tarzı popüler kültürün bir yansımasıdır. Bununla birlikte okullarda verilen bilginin yanında doğru bir inanç, sağlam bir ahlâk ve güçlü bir şahsiyet kazandırmayan bir eğitim anlayışının, gençliğin ihtiyaçlarına cevap vermekte yetersiz kalması da maalesef bu tür olumsuz sonuçları doğurmaktadır.

Dolayısıyla bugün gençliğin karşı karşıya bulunduğu sorunlara kalıcı çözümün ise, İslam’ın akidesini ve değerlerini esas alan bir eğitim modeliyle mümkün olacağı hakikatidir. Bu hakikatten başka bir hakikatte yoktur.

Bununla birlikte bugün Türkiye, her gün yeni bir skandalla çalkalanmaktadır. İktidar yetkililerinin, iş adamlarının isimlerinin karıştığı milyonluk fon vurgunundan, belediyelerdeki yolsuzluklardan, sporundan hukukuna, eğitiminden ekonomisine kadar, liyakatın ölçü olarak değil menfaatin kıstas alındığı, adaletin ve hukukun değil çıkarların egemen olduğu kısacası hayatın her alanını kuşatan ahlaki bir yozlaşma ve toplumsal bir çöküşle karşı karşıyadır. İşte bu manzara, insan fıtratına uygun olmayan kalbi mutmain kılmayan, haz ve lezzeti öne çıkaran, özgürlükler düşüncesiyle insanı Rabbine karşı asileştiren, kimliksizleştiren ve insanı köklerinden koparan laik kapitalist sistemin iflas ettiğinin de bir sonucudur. İşte bu tablo bu batıl beşeri sistemin acı meyvelerindendir.

İşte bu bozuk sistem, artık krizleri çözmede yetersiz kalmış ekini ve nesli ifsat etmiştir. Bilakis her geçen gün yeni bir kriz üretmektedir. Bununla birlikte bu krizler, iktidar yetkililerinin krizleri yönetmede ve çözmedeki başarısızlıklarını da göstermiştir. İktidar sadece kendi çıkarlarını önceleyerek toplumu ifsat etmiştir. Toplumsal ruhi ve ahlaki değerleri ayaklar altına almıştır. Nitekim bu konuda Resûlullah Sallallahu aleyhi ve Sellem toplumsal yozlaşma ve çöküşü tetikleyen iki unsurdan biri olarak yöneticilere işaret etmiştir.

“İnsanlardan iki sınıf var ki; onlar düzgün olursa insanlar da düzgün olur. Onlar bozuk olursa insanlar da bozuk olur. Onlar âlimler ve yöneticilerdir.”

Dolayısıyla gayri İslami ve batıl temeller üzerine kurulu olan bu beşeri sistemden ve bu sistemi tatbik eden bu bekçilerden/yöneticilerden adalet ve hayır namına hiçbir şey beklenmez. Hayır, adalet, liyakat, mutluluk, saadet ve huzur sadece İslam nizamının hayatın her alanında tatbik edilmesiyle mümkün olur.

Gerisi lafügüzaftır.

Hizb-ut Tahrir Merkezi Medya Ofisi İçin Yazan
Yılmaz Çelik

Template Design © Joomla Templates | GavickPro. All rights reserved.