- |
- İlk yorumlayan ol!
- yazı boyutu yazı boyutunu küçült Yazı boyutu büyüt
بسم الله الرحمن الرحيم
Hakkı Söylediği İçin Hapse Atıldı ve Hak Yayıldı
Peki Amerika’ya Ölüm Diyen Akıl Sahipleri Nerede?!!
Bazı kişilerin Filistin davasının ticaretini yaptığı ve "Amerika ve İsrail'e düşmanlık" adı altında dünyayı boş gürültüyle doldurduğu bir zamanda, artık ihanet edenler, normalleşenler veya toprakları satanlar değil, hakkı haykıranlar ve hainleri ifşa edenler hapse atılıyor!
Hizb-ut Tahrir gençlerinden Saddam el-Makdari, Sana hükümetinin kontrolü altındaki Nakil el-İbil-Taiz’de tutuklandı. Saddam el-Makdari, bir suç işlediği için değil, aksine Trump'ı ve hain anlaşmasını ifşa ettiği, Gazze'yi yüzüstü bırakan ve Gazze halkının kanının ticaretini yapan hain yöneticilerin sahteliğini ifşa eden bir beyan dağıttığı için tutuklanmıştır. Bundan daha da şaşırtıcı olanı ise, onu tutuklayanların, gece gündüz "Amerika'ya ölüm" ve "İsrail'e ölüm" diye haykıran aynı kişiler olmasıdır; bu ise apaçık bir çelişki ve utanç verici bir çifte standarttır! Gazze'nin yanında duran ve normalleşenlerin ihanetini ifşa eden birinin hapse atılması akıl işi mi Allah aşkına?! Ey kendilerini Kur'an Yürüyüşü olarak adlandıranlar, buna razı mı oluyorsunuz, yoksa pusulanızı mı kaybettiniz de, çıkarcılar, İslam'a ve Müslümanlara karşı kin besleyip nefret edenler ümmetin başına musallat olmuş bir kırbaç haline geldikleri halde oturup onları mı izliyor musunuz?!
Ancak Allah, bu tutuklamanın, hakkın yayılması için bir sebep olmasını diledi; zira hak yayıldı, insanlar yayınlanan beyanı toplantılarda dolaştırmaya, beyanın içeriğini araştırmaya ve bilinçlenme hızla artırmaya başladı, baskıcı eylem fikir ve davet için bir itici güce dönüştü, mahkum azmin sembolü haline geldi ve onu hapse atanlara karşı kin besleyen bir kamuoyu oluştu.
Burada, dinleri konusunda endişelenen, bu yüzden mağaraya sığınan, sonra geri döndüklerinde, insanların muvahhit müminler olduklarını ve yeryüzünden batılın kaldırıldığını gören Ashab-ı Kehf’in kıssasını hatırlıyoruz. Bizim de umduğumuz ve inandığımız şey şudur; bugün davet taşıyıcılarının çektikleri sıkıntılar, büyük bir zaferin yolunu açması ve bilinç tohumlarının ümmet içerisinde büyük meyveler vermesidir.
Allahu Teala şöyle buyurmuştur: فَضَرَبْنَا عَلَى آذَانِهِمْ فِي الْكَهْفِ سِنِينَ عَدَداً * ثُمَّ بَعَثْنَاهُمْ لِنَعْلَمَ أَيُّ الْحِزْبَيْنِ أَحْصَى لِمَا لَبِثُوا أَمَداً * نَحْنُ نَقُصُّ عَلَيْكَ نَبَأَهُم بِالْحَقِّ إِنَّهُمْ فِتْيَةٌ آمَنُوا بِرَبِّهِمْ وَزِدْنَاهُمْ هُدًى “Bunun üzerine biz de o mağarada onların kulaklarına nice yıllar perde koyduk (uykuya daldırdık.)Sonra da iki gruptan hangisinin, kaldıkları müddeti daha iyi hesap edip değerlendireceğini ortaya koyalım diye onları uyandırdık.Biz sana onların başından geçenleri gerçek olarak anlatıyoruz. Hakikaten onlar, Rablerine inanmış (yiğit) gençlerdi. Biz de onların hidayetini arttırdık.” [Kehf 11-13]Evet, hak yeniden dirilecek ve hak ehli, tebliğ etmelerinin ve hakkın batıla üstün gelmesinin ardından korku içinde değil başları dimdik bir şekilde hapisten çıkacaklardır.
Mahkumlara yönelik mesajımız: Ey Allah'ın bu şerefe layık gördüğü kişiler, sakın üzülmeyin; çünkü Allah da biliyor ve insanlar da biliyor ki samimi tavırlar asla boşa gitmez; zira sizin söndüğünü sandığınız şey, yeni bir alevlenmenin başlangıcıdır; çünkü sizin sebatınız sayesinde insanlar hakkı okumuş ve münafık olanı samimi olandan ayırmışlardır.
Ümmete yönelik mesajımız: Hapishanelerden korkmayın, aksine hakka karşı sessiz kalmaktan, hakka ve hak ehline yardım etmemekten korkun! Zira hak sözü söylemenin bedeli tutuklanmak ise sessiz kalmanın bedeli de zillet ve aşağılanmadır. Bizler eminiz ki; bugün hakkın ve hak ehlinin hapsedilmesi konusunda yaşananlar, hak olan bir devletin ortaya çıkması için bir zemin olacaktır; bu hak olan devlet ise, İslam sancağını dalgalandıracak, Filistin’i kurtaracak ve Allah’ın düşmanlarını sloganlarla değil gerçek anlamda korkutacak olan Nübüvvet Minhacı üzere Raşidi Hilafettir; bizim mesajımız hak ehlinde hapsolmayacaktır. Haydi o zaman hakkı arayın ve hak ehlinin öğrenin. Bakın Hizb-ut Tahrir, köklü bir çözüm ve hayati bir dava taşımakta, küfür fikirleriyle mücadele etmekte ve sömürgeci kafirleri düşmanlarımız olarak görmektedir; o halde neden onun gençlerini hapse atıyorsunuz? Sakın partiyi ve davetini gece gündüz çarpıtmaya çalışan medyaya aldanmayın; çünkü hak açık, batıl ise karışıktır. وَلَيَنصُرَنَّ اللَّهُ مَن يَنصُرُهُ إِنَّ اللَّهَ لَقَوِيٌّ عَزِيزٌ “Allah kendi dinine yardım edenlere muhakkak yardım edecektir. Kuşkusuz Allah güçlüdür, mutlak galiptir.” [Hac 40]
Hizb-ut Tahrir Merkezi Medya Ofisi İçin Yazan
Abdul Mahmud El-Amiri – Yemen