Logo
Bu sayfayı yazdır
Nuh'un Gemisi, Siyasi Çalkantılar Zamanında Hilafettir

بسم الله الرحمن الرحيم

Nuh'un Gemisi, Siyasi Çalkantılar Zamanında Hilafettir

Nuh Aleyhisselam'ın gemisi sadece tahtalar ve çivilerden ibaret değildi; aksine bir kurtuluş aracı olmaktan önce bir tavırdı. Nuh Aleyhisselam gemiyi yaptığında tufan henüz olmamıştı ancak bölünme çoktan gerçekleşmişti; zira bir grup alay ederken bir başka grup da tereddüt ediyordu ve sadece küçük bir grup suyu görmeden gemiye binmeyi tercih etmişti.

Bugün ise sahne, farklı isimlerle, farklı araçlarla ve daha aldatıcı bir tufanla tekrarlanıyor. Zira siyasi olaylar ardı ardına gelen dalgalar gibi hızlı yaşanıyor, tavırlar değişiyor, söylem çıkarlara göre şekilleniyor ve davet taşıyıcıları bazen atılgan olmakla, başka bir zaman da yavaş olmakla suçlanıyor ve onlardan, resim netleşene kadar beklemeleri, uzlaşmaları veya dalgaya binmeleri talep ediliyor.

Bugün, "barış" adına düşmana kapılar ardına kadar açılıyor, ihanet çıkar ifadeleriyle süsleniyor, davet taşıyıcılarından gerçekçi olmaları, aşamayı anlamaları ve seslerini çok fazla yükseltmemeleri talep ediliyor; ancak hak, fürudan değil de asıldan taviz verildiğinde tedricilik (aşamacılık) dilini tanımaz.

Allahu Teala şöyle buyurmuştur: وَلَا تَرْكَنُوا إِلَى الَّذِينَ ظَلَمُوا فَتَمَسَّكُمُ النَّارُZulmedenlere meyletmeyin; sonra size ateş dokunur (cehennemde yanarsınız).” [Hud 113] Burada [لكون-Rükûn], sadece suça ortak olmak değildir, aksine haklı çıkarmak, şakşakçılık yapmak ve sessiz kalmaktır.  Bugünkü zamanımızda Nuh’un gemisi, düşmana karşı net bir tavır sergilemek, hak üzere sebat etmek, Batı projesini reddetmek, işgalin meşruiyetini tanımayı reddetmek ve ekonomik barış ve bölgesel istikrar sloganlarına aldanmamaktır.

Allahu Teala şöyle buyurmuştur: يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا لَا تَتَّخِذُوا الْيَهُودَ وَالنَّصَارَىٰ أَوْلِيَاءَEy iman edenler! Yahudileri ve Hıristiyanları dost edinmeyin.” [Maide 51] Dolayısıyla dost edinmek, sadece anlaşma imzalamak değildir, aksine projeye ortak olmak, anlatıyı haklı çıkarmak ve çatışmanın özünden taviz vermektir.

Bizim gerçekliğimizde Nuh’un gemisi, özellikleri açık olan hak projesidir; bu özellikler ise taviz verilmeyen bir tavır, tedriciliği, dostlukları ve kapitalizmin şemsiyesi altına girmeyi kabul etmeyen, aksine kendi başına ayakta duran, yarı çözümleri ve Allah'ın hükmü ve O'nun şeriatı kapsamı dışındaki çözümleri kabul etmeyen bir metottur. Dolayısıyla her kim siyasi gerçeklik bahanesiyle gemiye binmeyi reddeder, Batı'dan korkar veya geçici koltuklara güvenirse, daha sonra kendisini gemisiz tufanın ortasında bulacaktır. Peki tufan geldiğinde hısımlığın bir faydası olur mu? Yoksa Allah ondan, hısımlık sıfatını ret mi etmiştir?  Bu yüzden hak ehli ve onların davetleriyle alay etmek, Allah'ın gücünden başkasına sarılmak ve seyirci olarak bir kenarda durmak imandan çıkaran şeylerdir; dahası alay edenler ve kendi gücüne aldananlar değil, gemiye binenler kurtulacaktır.

Ne yazık ki bugün bizler birçok kişinin, ekonomi dağı, uluslararası koruma dağı ve siyasi gerçeklik dağı gibi Batı'nın dağlarını tercih ettiklerini görmekteyiz... Ama Allah şöyle buyurmuştur: لَا عَاصِمَ الْيَوْمَ مِنْ أَمْرِ اللَّهِ إِلَّا مَنْ رَحِمَ(Nuh), “Bugün Allah’ın rahmet ettikleri hariç, O’nun azabından korunacak hiç kimse yoktur” dedi.” [Hud 43] Yani tufandan, fitneciler, taviz verenler ve medya aldatması değil, hak gemisine erken binenler, yolun ağırlığını taşıyanlar, alay edenlerin eziyetine sabredenler ve gri bölgede durmayı reddedenler kurtulacaktır demektir.

Tufan gelmekte olup her kim Allah’ın gücünü değil Batı’nın gücünü tercih eder veya çıkarlar dağını tırmanırsa, sonunda kaybedenin kendisi olduğunu anlayacaktır; çünkü Nuh'un gemisi hak sancağı altında kolektif kurtuluşa doğru yol alırken, siyasi tufan ise tereddüt edenlere, ikiyüzlülere veya şakşakçılık yapanlara merhamet etmeyecektir; çünkü günümüz siyaset dünyasında kurtuluş bireyseldir.

İfşa etme tufanı, hesap sorma tufanı ve maskeleri düşüren tufan kaçınılmaz olarak gelecektir; işte o zaman insanlar, sizler hüsnü zanda mı bulunmuştunuz? diye sormayacaktır; aksine nerde durmuştunuz?  Kimin safında yer almıştınız?  Kim için haklı çıkarmıştınız? Ve neden şakşakçılık yaptınız? diye soracaktır.

Nuh Aleyhisselam'ın gemisi, sadece dalgalı denizden bir kurtuluş aracı değildir, aksine Allah'ın tedriciliğe ve çıkarlara tabi olmayan metoduna göre birleştirici bir varlık, tek bir liderlik ve net bir yöndür; bu nedenle Allah bireyleri ayrı ayrı kurtarmamıştır, aksine onları bir gemiyle kurtarmıştır.

Bugün aynı hikmet tecelli ediyor: Yani kurtuluş, bireysel tutumlar, aldatıcı açıklamalar veya yanlış sloganlarla değil, tıpkı Nuh'un gemisinin tufan zamanında tek kurtuluş projesini temsil etmesi gibi İslam'ı yönetim ve siyasette temsil eden birleştirici bir varlık aracılığıyla olacaktır.

Evet, bu zamanın gemisi Hilafet gemisidir; zira Hilafet duygusal bir slogan değildir, aksine bir yönetim sistemi, tek bir sancak ve ümmetin sorunlarıyla pazarlık etmeyip onları benimseyen bir devlettir.

Allahu Teala şöyle buyurmuştur: وَاصْنَعِ الْفُلْكَ بِأَعْيُنِنَا وَوَحْيِنَاGözlerimizin önünde ve vahyimiz (emrimiz) uyarınca gemiyi yap.” [Hud 37] Yani gemi, sadece insan çabasıyla değil, aksine vahiy ve bir metotla inşa edilmiştir demektir. Aynı şekilde Hilafet de arzularla kurulamaz ve siyasi gerçeklik mantığıyla yönetilemez, aksine tamamen Rabbani bir metotla yönetilir. Dolayısıyla Hilafet tıpkı gemi gibi olup tarafsızlığı kabul etmez; ya tamamen gemiye binilecek, ya da bağımlılık ve zillet tufanında kalınacaktır.

Allahu Teala şöyle buyurmuştur: إِنَّمَا وَلِيُّكُمُ اللَّهُ وَرَسُولُهُ وَالَّذِينَ آمَنُواSizin dostunuz (veliniz) ancak Allah'tır, Rasulü’dür ve iman edenlerdir.” [Maide 55] Yani dostluk, uluslararası ittifaklar veya güvenlik anlaşmaları değil, aksine Allah'ın ve Rasulü’nün metoduna dayalı bir yönetim sistemidir demektir. Bu yüzden Nuh'un oğlunun hısımlığı ve dağ hakkındaki hüsnü zannı onu kurtaramadığı gibi, bugün de normalleşme anlaşmaları, barış projeleri ve ekonomi ve uluslararası destek dağları da kurtaramayacaktır.

Allahu Teala, Nuh’un lisanı üzerinden şöyle buyurmuştur: لَا عَاصِمَ الْيَوْمَ مِنْ أَمْرِ اللَّهِ إِلَّا مَنْ رَحِمَ(Nuh), “Bugün Allah’ın rahmet ettikleri hariç, O’nun azabından korunacak hiç kimse yoktur” dedi.” [Hud 43] Bugün rahmet edilmek, kapitalist dünya sistemine entegre olmak değildir, aksine tufan Hilafet gemisinin dışında kurtulabileceğini zanneden herkesi sürüklemeden önce Hilafet gemisine binmektir; zira bu kez tufan su değildir, aksine normalleşme, parçalama ve dine düşmanlık etmektir…

Hilafet, gerçekliği olmayan bir icat değildir; aksine tıpkı Nuh'un tufanla uzlaşmaması, suyla ateşkes yapmaması ve boğulmayla geçici bir barışı kabul etmemesi gibi ümmetin işlerini yönetmede, onun dinini korumada ve düşmana karşı konumunu muhafaza etmede nübüvvetin doğal bir siyasi uzantısıdır. Dolayısıyla Hilafet Nuh'un gemisi gibi olup normalleşmeyle veya Batı ve onun kapitalist sistemiyle bir arada yaşayamaz; çünkü Hilafet, aslına, yani Allah’ı dost edinmeye, küfrü reddetmeye ve daveti dünyaya taşımaya dayanmaktadır. Bu yüzden kurtuluş, ancak gemiyi güvenlik yurduna götüren adil bir İmamın liderliğinde olacaktır. 

Allah’ın Rasulü Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuştur: إِنَّمَا الْإِمَامُ جُنَّةٌ يُقَاتَلُ مِنْ وَرَائِهِ وَيُتَّقَى بِهِ İmam bir kalkandır, onun arkasında savaşılır ve onunla korunulur.” Dolayısıyla İmam, yani Halife, terennüm edilip durulacak bir unvan değildir, aksine tıpkı geminin tufan ve helake karşı bir kalkan olması gibi, ümmet için koruyucu bir kalkandır. Ayrıca Allah’ın Rasulü Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuştur: مَنْ مَاتَ وَلَيْسَ فِي عُنُقِهِ بَيْعَةٌ مَاتَ مِيتَةً جَاهِلِيَّةًKim de boynunda Halifeye biat olmadan ölürse cahiliye ölümü ile ölür.” Bu nassın ciddi bir anlamı vardır: Zira Sallallahu Aleyhi ve Sellem cahiliyeden kurtuluşu, tıpkı Nuh’a olan imanın gemiye binmeden yeterli olmaması gibi imani sloganlara değil, genel bir liderliğe olan biatin varlığına bağlamıştır. Yine Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuştur: فَالْزَمْ جَمَاعَةَ الْمُسْلِمِينَ وَإِمَامَهُمْMüslümanların cemaatine ve onların İmamlarına bağlı kalın.” Dolayısıyla kendi görüşüne bağlı kal, gerçeklikten izole ol ve en güçlü olanlarla birlikte yürü dememiştir, aksine bir İmamın, yani Halife’nin liderliği altındaki bir cemaat ol demiştir. Nitekim Ebu Hureyre’den, Allah’ın Rasulü Sallallahu Aleyhi ve Sellem’in şöyle buyurduğu rivayet edilmiştir: كَانَتْ بَنُو إِسْرَائِيلَ تَسُوسُهُمُ الأَنْبِيَاءُ، كُلَّمَا هَلَكَ نَبِيٌّ خَلَفَهُ نَبيٌّ، وَإنَّهُ لا نَبِيَّ بَعدي، وَسَيَكُونُ خُلَفَاءُ فَيَكثُرُونَİsrail oğullarını nebiler siyase ederlerdi (yönetirlerdi). Bir nebi öldüğünde onu başka bir nebi takip ederdi. Benden sonra nebi yoktur, fakat birçok Halife olacaktır.

Dolayısıyla geminin, tek bir kaptana ihtiyacı vardır; zira Allah’ın Rasulü Sallallahu Aleyhi ve Sellem bize bunu, şu kavliyle açıklamıştır: إِذَا بُويِعَ لِخَلِيفَتَيْنِ فَاقْتُلُوا الآخَرَ مِنْهُمَاİki Halife’ye biat edilirse, onlardan sonuncusunu öldürün.” İşte bu hadis, liderliğin parçalanmasının tehlikesini açıklamaktadır; çünkü tufanda birçok geminin batması, boğulmak anlamına gelmektedir; nitekim Allah, Nuh’un geminin dışında kalan insanlardan en yakın akrabasını bile kurtarmadığı gibi bugün de ümmet, adil bir Halife’nin liderliğindeki bir Hilafet olmadan en doğru sloganlarla bile kurtulamayacaktır; çünkü kurtuluş, sadece namaz kılmak ve oruç tutmakla olmaz, aksine Raşidi Hilafeti kurmaya davet etmek için çalışmakla olur. 

Hilafet, tercihler arasından bir tercih değildir, aksine bir farz, bir zaruret ve bir kurtuluştur. Bu yüzden tarafsızlık, sessizlik veya uzlaşmayla kurtulabileceğini zanneden bir kimse, sonunda tufanın, gri alanı ve tedricilik yolunu tanımadığını ve gerçeklik fıkhına inanmadığını anlayacaktır.

Onu yapanlara, ona bilinçli bir şekilde binenlere, alay edenlerin eziyetine sabredenlere ve herkes şakşakçılık ve ikiyüzlülük yaparken sebat edenlere ne mutlu; çünkü gemi tek olduğu gibi tufan da tektir ve kurtuluş tek gemiyle olacaktır. 

Hizb-ut Tahrir Merkezi Medya Ofisi İçin Yazan
Menal Ümmü Ubeyde

Template Design © Joomla Templates | GavickPro. All rights reserved.