Salı, 21 Ramazan 1447 | 2026/03/10
Saat: (Medine Saati İle)
Menu
ana menü
ana menü


حزب التحرير
Hizb-ut Tahrir
Bangladeş Vilayeti
Medya Bürosu

No: BG-BA-2026-MB-TR-06 H. 17 Ramazan 1447
M. Cuma, 06 Mart 2026

Bangladeş Halkı, Amerika’nın Ticaret Anlaşmaları Maskesi Altında Yürüttüğü Sömürgeci Projesine Karşı Tek Yumruk Olmalıdır!

Hizb-ut Tahrir / Bangladeş Vilayeti, 6 Mart 2026 Cuma günü Cuma namazının ardından, Dakka ve Chittagong’daki bazı camilerin çevresinde, Amerika’nın ticaret anlaşmaları maskesi altında yürüttüğü sömürgeci projesini reddetmek amacıyla bir dizi protesto yürüyüşü düzenledi. Yürüyüşlerde konuşma yapan konuşmacılar, ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Paul Kapoor’un Dakka’ya gelişinin ardından ülkenin stratejik geleceğine dair duydukları derin endişeyi dile getirdiler. Konuşmacılar, Parlamento seçimlerinden bir aydan kısa bir süre sonra gerçekleşen bu ziyaretin, tehlikeli iki savunma anlaşmasının (Genel Askeri Bilgi Güvenliği Anlaşması - GSOMIA ve Edinme ve Karşılıklı Hizmet Anlaşması - ACSA) imzalanmasını hızlandırmak için Amerika’nın yaptığı yoğun baskının zirvesini temsil ettiğini söylediler. Konuşmacılar, söz konusu ziyareti yalnızca ekonomik veya ticari bir çerçevede değerlendirme girişiminin apaçık bir ikiyüzlülük veya aşırı bir safdillik olduğunu vurguladılar.

Konuşmacılar ayrıca, ABD Başkanı Trump’ın Başbakan Tarık Rahman’a gönderdiği ve sözde “rutin savunma anlaşmaları” konusunda “kararlı adımlar” atılmasını talep ettiği son mektubunun, bu anlaşmaların Bangladeş’in egemenliğine oluşturduğu ciddi tehdidi gizlediğini belirttiler. Zira Genel Askerî Bilgi Güvenliği Anlaşması, askerî tesislerimizi yabancı denetime açacağını, Karşılıklı Tedarik ve Hizmetler Anlaşması’nın ise ülkemizi fiilen ilan edilmemiş bir Amerikan üssüne dönüştüreceğini ve Amerikan silahlarına bağımlılığın stratejik bir bağımlılık yaratacağını ifade ettiler.

Konuşmacılar, Kapoor’un ziyaretinin açıkça yeni BNP (Bangladeş Milliyetçi Partisi) hükümetini, herhangi bir tartışmaya mahal vermeden bu anlaşmaları derhal imzalamaya zorlamayı hedeflediğini belirttiler. Bu askerî baskının, seçimlerden yalnızca birkaç gün önce 9 Şubat’ta gizlice imzalanan felaket niteliğindeki bir ticaret anlaşmasının ardından geldiğine dikkat çektiler. Bunlar arasında; Amerikan çıkarlarını “zayıflatabilecek” dijital ticaret anlaşmalarının yasaklanması, Çin veya Rusya gibi “piyasa dışı” ülkelerle yapılan anlaşmaların Washington tarafından iptal edilebilmesi, ülkenin 15 milyar dolar değerinde Amerikan sıvılaştırılmış doğalgazı, Boeing uçakları ve Amerikan tarım ürünleri satın almaya zorlanması gibi şartlar yer aldığını kaydettiler. Böylece ülkenin döviz rezervlerinin Amerikan çıkarlarının rehinesi haline getirileceğini, gizlilik anlaşmaları nedeniyle halkın gerçeklerden habersiz bırakılacağını söylediler.

Konuşmacılar ayrıca Kapoor’un ziyaretinin zamanlaması ve programının da açık mesajlar taşıdığını belirttiler. Kapoor’un, Dakka’ya gelmeden önce Yeni Delhi’ye uğramasının, Washington’un Hint-Pasifik bölgesindeki jeopolitik çıkarları doğrultusunda Bangladeş ile Hindistan arasındaki ilişkileri yeniden dizayn etme niyetini ortaya koyduğunu ifade ettiler. Bunun ise Bangladeş’in tıpkı Şeyh Hasina döneminde olduğu gibi Amerika, Hindistan ve Çin arasındaki rekabetin ortasında kalması riskini doğuracağını, o dönemde Washington ve Yeni Delhi’nin çıkarları için egemenliğimizden verilen tavizlerin bedelini çok ağır ödediğimiz kaydettiler.

Konuşmacılar, Bangladeş Milliyetçi Partisi hükümetini, ülkemizin üretmediği büyük güç mücadelelerinde bir günah keçisi hâline gelmemesi gerektiği konusunda uyardılar ve Kapoor ile yapılacak güvenlik görüşmelerinde son derece ihtiyatlı davranılması gerektiğini vurguladılar. Özellikle Kapoor’un gündeminde “terörle mücadele” başlığının öne çıkması sebebiyle hükümetin çok dikkatli olması gerektiğini belirten konuşmacılar, güvenlik iş birliğinin yabancı yönlendirmeler doğrultusunda İslâmî şahsiyetlere ve âlimlere yönelik baskıların örtüsü hâline getirilmesine asla izin verilmemesi gerektiğini söylediler. Aksi hâlde, önceki rejimin işlediği ve eski Başbakan Hasina’yı Bangladeş tarihinin en kötü zalimlerinden biri hâline getiren felaket niteliğindeki hatanın tekrarlanabileceğini ifade ettiler.

Konuşmacılar sözlerinin sonunda şunları söylediler: Yöneticilerimiz, siyasi varlıklarının Washington’un rızasına bağlı olduğu yönündeki vehimden vazgeçmelidirler. Zira Amerikan himayesi yok olmaya mahkumdur. Nitekim İran ile yaşanan mevcut çatışmanın ortasında bir Suudi yetkili; Washington’un, Yahudi varlığını korumak adına daimî ABD üslerine ev sahipliği yapan Körfez’deki müttefiklerini yarı yolda bıraktığını itiraf etmiştir. Tarih bu gerçeğin en iyi kanıtıdır: Tıpkı Saddam Hüseyin, Hüsnü Mübarek ve Şeyh Hasina örneklerinde olduğu gibi; Amerika, çıkarlarına sadakatle hizmet edenleri işi bittiğinde bir kâğıt mendil gibi kenara atmıştır. Bugün İran liderliği bile, yıllarca Amerikan stratejik hedefleriyle kesişen roller oynamasına rağmen kaderine terk edilmiştir.

Dolayısıyla hükümet, Batı hegemonyasının vekili olmayı reddetmelidir. Gerçek egemenlik; gücünü Washington’un icazetinden değil, Allah Subhânehu ve Teâlâ’nın korkusundan ve ümmetin güveninden alan yöneticilerle mümkündür. Meşruiyetin kaynağı yabancı elçilikler değil, halkın bizzat kendisidir.

وَعَدَ اللهُ الَّذِينَ آمَنُوا مِنكُمْ وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ لَيَسْتَخْلِفَنَّهُمْ فِي الْأَرْضِ كَمَا اسْتَخْلَفَ الَّذِينَ مِن قَبْلِهِمْ“Allah, içinizden, iman edip de salih ameller işleyenlere, kendilerinden öncekileri egemen kıldığı gibi onları da yeryüzünde mutlaka egemen kılacağına dair vaatte bulunmuştur.” [Nur 55]

حزب التحرير
Hizb-ut Tahrir
Bangladeş Vilayeti
Medya Bürosu
Adres Bilgileri ve Web Sitesi
H. M. Siddque Mansion 55/A Purana Patlan, 4th Floor / Dhaka 1000 / Bangladesh
Telefon: +(880) 17 13 00 88 22
www.khilafat.org
Fax: +(880) 29 55 88 54
E-Mail: info@khilafat.org

Yorum Ekle

Gerekli olan (*) işaretli alanlara gerekli bilgileri girdiğinizden emin olun. HTML kod izni yoktur.

SİTE BÖLÜMLERİ

BAĞLANTILAR

BATI

İSLAMİ BELDELER

İSLAMİ BELDELER