Perşembe, 07 Şevval 1447 | 2026/03/26
Saat: (Medine Saati İle)
Menu
ana menü
ana menü


حزب التحرير
Hizb-ut Tahrir
Merkezî Medya Ofisi Kadın Kolları

No: HT-BA-2026-MO-TR-07 H. 5 Şevvâl 1447
M. Pazartesi, 23 Mart 2026

Tammun’da Bayram Hazırlıkları Bir Aile İçin Katliama Dönüştü! Peki, İslam Ümmeti ve Orduları Ne Zaman Kurtuluş İçin Seferber Edilecek?!

İşgal güçleri, 15 Mart 2026 Pazar günü şafak vaktinde Tammun kasabasında koca bir aileye karşı katliam gerçekleştirdi. Aynı aileden anne, baba ve iki çocuk olmak üzere dört kişi şehit edildi. Kaynaklar, işgal güçlerinin başlangıçta ambulans ekiplerinin hedef alınan araca ulaşmasını engellediğini, daha sonra ise araçta bulunan ve yara almadan kurtulan diğer iki çocuğu teslim ettiklerini bildirdi. Sosyal medyada paylaşılan bir ses kaydında kurtulan çocuklardan biri; babasının, annesinin ve iki kardeşinin son nefeslerini verişini izlerken saklandığı o dehşet anlarını anlattı. Kardeşlerin en büyüğü olan 6. sınıf öğrencisi Halid Ali Beni Avde, işgalcilerin ailesine karşı işlediği katliamın detaylarını şöyle aktardı: Bayramlık kıyafetlerimizi almış, Nablus’tan dönüyorduk. Aniden arabaya yoğun bir ateş açıldı. Bir asker beni arabadan çıkarıp dövmeye başladı, sonra kardeşim Mustafa’yı çıkarıp dövmek istediler. Önüne geçtiğimde beni yere fırlatıp postallarıyla sırtıma vurdular.” Küçük Halid, ateş açıldıktan sonra askerlerden birinin “Köpekleri öldürdük” dediğini, o sırada babasının son nefeslerini verdiğini, annesinin ise sessizliğe gömülmeden hemen önce çığlık attığını anlattı.

Bu aile, çocuklarının kalbine bir nebze olsun neşe katabilmek için bayramlık almaya çıkmıştı; ancak anne, baba ve iki çocuk, bayramlıklarla dönmek yerine kefenlerle döndüler. Sağ kalan iki çocuk ise, anne ve babalarının onlar için hayal ettiği mutlu anıların yerine; zihinlerinden asla silinmeyecek acı, hüzün, keder ve kaybetmenin o yakıcı hatırasıyla geri döndüler. Bu katliam; Yahudilerin caniliğinin, vahşetinin ve kan dökme susuzluğunun boyutunu yansıtmaktadır. Aynı zamanda bu mübarek toprak halkına karşı besledikleri kinin, düşmanlığın ve nefretin miktarını göstermektedir. Onlar Müslümanlar hakkında ne bir yemin ne de bir antlaşma gözetirler; onlar için çocuk, kadın veya yaşlı arasında hiçbir fark yoktur. Üstelik işledikleri cürümle küstahça övünerek, katliamdan sonra “Köpekleri öldürdük” diyebilecek kadar alçaklaşmışlardır.

Bu aile için bayram bir trajediye dönüşmüştür; bu tablo aslında mübarek toprak halkının genel halini yansıtmaktadır. Gazze halkı, Yahudi varlığının yürüttüğü vahşi soykırım savaşı altında hala acı çekmektedir. Bombardımanın şiddeti azalsa da durmuş değil; insanlar hâlâ yollarda yatıp kalkmakta, yırtık pırtık çadırlarda yaşamaktadır. Açlık ve ilaçsızlık hayaleti hala üzerlerinde gezinmekte, kuşatma hala devam etmektedir. Trump’ın ve onun sözde “Barış Kurulu” adını verdiği o “Cinayet Konseyi”nin planladığı sinsi suçlar ve sürgün planları hâlâ devrede ve tehcir planları hala masadadır. Batı Şeria’da da durum farklı değildir; kapılar ve kontrol noktaları bölgeyi nefessiz bırakmakta, ev ve tesis yıkımları durmaksızın sürmektedir. Birçok aile evini ve rızık kaynağını kaybetmiştir. Yerleşimciler her yerde terör estirmekte; insanları öldürmekte, evleri, mahsulleri ve malları yakmaktadırlar. İnsanları göçe zorlamak için arazilere el konulmakta ve üzerine yerleşim yerleri inşa edilmektedir. Kudüs halkı da benzeri baskılar altındadır; Mescid-i Aksa ibadete kapatılmış, İran’a karşı yürütülen savaş ve olağanüstü hâl bahane edilerek Mescidi Aksa ve Eski Şehir üzerinde meşum planlar devreye sokulmuştur.

Ey Müslümanlar!Bu ucube varlık, sizden kendisinin kökünü kazıyacak, mübarek toprak halkına yardım edecek ve Rasûlullah SallAllahu Aleyhi ve Sellem’in İsra yurdunu kurtaracak ciddi ve sonuç alıcı bir hareket görmediği, Ümmetten ve ordularından “Lebbeyk ey kız kardeşim!” ve “Nusret buldunuz ey halkımız!” nidasını duymadığı, atalarınızın yaptığı gibi tekbirlerle cihada koşan orduların yürüyüşüne tanık olmadığı ve ümmetin başında, “Mescid-i Aksa esirken bana gülmek ve yaşamak nasıl hoş gelir?” diyen bir lidere şahit olmadığı için mübarek toprak halkına ve Mescid-i Aksa’ya karşı cürüm ve taşkınlıklarında haddi aşmış ve vahşetini artırmıştır.

Ey kardeşlerimiz! Özellikle de sizlere sesleniyoruz ey Müslüman orduları! Bize yardım edin! Sizi Allah için yardıma çağırıyor; dininiz, mukaddesatınız ve namusunuz için içinizdeki o hamiyet ve gayreti harekete geçirmeye davet ediyoruz. Haydi imdadımıza koşun! Hem bizi hem kendinizi Allah’ın gazabı ve azabından kurtarın. Allah’ım, biz tebliğ ettik, Sen şahit ol! Allah’ım, bizlere yardım et ve Rasûlullah SallAllahu Aleyhi ve Sellem’in Ensar’ı gibi bir Ensar ile bizleri destekle ki dinin izzet bulsun, mazlumlar yardım görsün.

وَإِنِ اسْتَنْصَرُوكُمْ فِي الدِّينِ فَعَلَيْكُمُ النَّصْرُ “Eğer onlar din hususunda sizden yardım isterlerse, yardım etmek üzerinize borçtur.” [Enfal 72]

 

حزب التحرير
Hizb-ut Tahrir
Merkezî Medya Ofisi Kadın Kolları
Adres Bilgileri ve Web Sitesi
el-Mezra’a, P.K. 5010-14, Kolombiya Merkezi B Blok Kat:2, Beyrut/Lübnan
Telefon: TEL: 0096 113 07 59 4 / GSM: 0096 171 72 40 43
www.hizb-ut-tahrir.info
E-Mail: media [@] hizb-ut-tahrir.info

Yorum Ekle

Gerekli olan (*) işaretli alanlara gerekli bilgileri girdiğinizden emin olun. HTML kod izni yoktur.

SİTE BÖLÜMLERİ

BAĞLANTILAR

BATI

İSLAMİ BELDELER

İSLAMİ BELDELER