حزب التحرير
Hizb-ut Tahrir
Irak
Medya Bürosu
No: RK-BA-2025-MB-TR-11 |
H. 2 Rabi-ul Evve 1447 M. Pazartesi, 25 Ağustos 2025 |
İrade Yok! Partiler Koltuk Peşinde, Halkın Derdi Kimseyi İlgilendirmiyor
İktidar partilerinin 11 Kasım 2025’te yapılması planlanan seçimler için hazırlık yaptığı bir dönemde, 22 Ağustos 2025 Cuma sabahı özel birlikler, tanklar ve zırhlı araçlarla Süleymaniye merkezindeki Lalehzar Oteli’ne baskın düzenledi. Halk Cephesi Partisi Başkanı Lahur Şeyh Cengi’ni gözaltına almak amacıyla baskın düzenlendiği öğrenildi. Baskın sırasında, bir tarafta Kürdistan Yurtseverler Birliği’ne (KYB) bağlı Terörle Mücadele güçleri, Komando özel kuvvetleri ve Asayiş güvenlik güçleri ile diğer tarafta Şeyh Cengi’nin korumaları arasında saatler süren şiddetli silahlı çatışmalar yaşandı. Çatışmaların sonunda Lahur Şeyh Cengi ve kardeşi Polad’ın gözaltına alındığı, olayda ölü ve yaralıların olduğu bildirildi.
Bu operasyon türünün ilk örneği değil, daha önce de benzer operasyonlar olmuştur. Nitekim bu olaydan sadece on gün önce, 12 Ağustos’ta, KYB’ye bağlı Asayiş güçleri, Yeni Nesil Hareketi lideri Şasivar Abdullah gibi önde gelen liberal muhalifleri tutuklamak amacıyla bir operasyon düzenlemişti. Eşzamanlı olarak, Süleymaniye Mahkemesi’nin “kamu güvenliğini ihlal etme” gerekçesiyle çıkardığı yakalama kararının ardından benzer sivil şahsiyetlere yönelik gözaltı operasyonları düzenlenmişti.
Süleymaniye’de yaşananlar, tüm Irak’ta yaşananların bir yansımasıdır. Bunun başlıca nedeni, yasa dışı kazançları normalleştiren ve kişisel çıkarları için ülkenin kaynaklarını kullanan gruplar arasındaki makam kavgası ve siyasi çekişmedir. Amaç, rakipleri zayıflatmak, etkisiz hale getirmek, hatta onları tasfiye etmek ve saf dışı bırakmaktır. Bu mücadelenin en belirgin yöntemi, “Baas Partisi’nden arınma yasası” veya “yolsuzluk” gibi hukuki mekanizmaların seçici bir şekilde uygulanmasıdır. Abdülgani el-Esedi’nin durumu bu dinamiğin en çarpıcı örneklerinden biridir. Daha önce devletin en kritik güvenlik kurumlarının başında olan bir ismin, seçimlere girmesi gerektiğinde aniden “sakıncalı” ilan edilmesi, Irak’ta hukukun üstünlüğünün değil, siyasi gücün üstünlüğünün geçerli olduğunu acı bir şekilde ortaya koymaktadır. Bu durum, devletin kurumsal yapısının nasıl aşındığının ve siyasi rekabetin ne denli yıkıcı bir hal aldığının bir göstergesidir. Bu durum, devletin kurumsal yapısının nasıl aşındığının ve siyasi rekabetin ne denli yıkıcı bir hal aldığının bir göstergesidir. Şimdi soruyoruz: Bu adam o makamları işgal ederken bu sözde kanunlarınız neredeydi?!
Tüm bu gelişmeler, Irak’ın kaos, korku ve endişe ortamında yaşadığı bir dönemde meydana gelmektedir. Ülkenin sözde egemenliği, Amerika’nın “Koordinasyon Çerçevesi” güçlerinin desteklediği Haşdi Şabi yasasının oylanmasını engellemeye yönelik müdahaleleri ve tehditleri nedeniyle ihlal edilmektedir. Parlamentoda çoğunluğa sahip olmalarına rağmen, Koordinasyon Çerçevesi güçlerinin yasayı meclisten geçirmeye henüz cesaret edemediği ve kendi destekçilerinin duygularını istismar ederek topu muhalif taraflara atmaya çalıştığı görülüyor. Haber kaynakları, Milletvekili Hadi es-Selami’nin bir açıklamasını yayınladı. Selami, Haşdi Şabi Teşkilatı yasa tasarısının, iktidardaki Koordinasyon Çerçevesi’nin bir toplantısının ardından geri çekildiğini belirtti. Başbakanın toplantıda alınan bu kararı uyguladığını ve yasanın henüz meclise geri sunulmadığını ifade eden Selami, yasanın birinci ve ikinci okumaları tamamlanmış olmasına rağmen Koordinasyon Çerçevesi liderlerinde yasayı geçirme konusunda net bir irade eksikliği olduğuna dikkat çekti. Selami, bu durumun nedeninin “liderler arasındaki makam ve mevki anlaşmazlıklarına” dayandığını iddia etti.
Ey Irak Müslümanları! 2003’teki işgalden bu yana Irak’ı yöneten tüm hain hükümetler, egemenlikten ve ümmetin işlerini gütmekten vazgeçmişlerdir. Bu hükümetler, en alçakça ve en aşağılık yöntemlerle işgalciye hizmet etmekle, iktidar için birbirleriyle boğuşmakla ve ülkenin kaynaklarını ve zenginliklerini yağmalamakla meşgul olmuşlardır. Bu nedenle, bu pisliklerin (necislerin) kökünü kazımadan, ülkeyi onlardan temizlemeden, Amerikalı işgalcinin dayattığı bu kokuşmuş düzeni değiştirmeden ve onun enkazı üzerinde Nübüvvet metodu üzere Raşidi Hilafet’i kurmadan bizler için ne izzet ne de kurtuluş vardır!
İşte, halkına asla yalan söylemeyen Hizb-ut Tahrir, sizleri bu izzete ve bu onurlu hayata davet ediyor. Öyleyse Allah Subhânehu ve Teâlâ’nın emrine icabet edin.
يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا اسْتَجِيبُوا لِلَّهِ وَلِلرَّسُولِ إِذَا دَعَاكُمْ لِمَا يُحْيِيكُمْ وَاعْلَمُوا أَنَّ اللَّهَ يَحُولُ بَيْنَ الْمَرْءِ وَقَلْبِهِ وَأَنَّهُ إِلَيْهِ تُحْشَرُونَ“Ey iman edenler! Size hayat verecek şeylere sizi çağırdığı zaman, Allah’ın ve Rasûlü’nün çağrısına uyun ve bilin ki Allah, kişi ile kalbi arasına girer. Yine bilin ki, O’nun huzurunda toplanacaksınız.” [Enfal 24]
حزب التحرير Hizb-ut Tahrir Irak Medya Bürosu |
Adres Bilgileri ve Web Sitesi Telefon: |
E-Mail: huti53@yahoo.com |