حزب التحرير
Hizb-ut Tahrir
Merkezî Medya Ofisi
| No: HT-BA-2026-MB-TR-25 |
H. 2 Muharrem 1448 M. Çarşamba, 17 Haziran 2026 |
Raşidi Hilafet Kurulana Kadar Topraklarımız İşgal Edilmeye, Kanlarımız Akıtılmaya Devam Edecektir
Yahudi ordusu, 14 Haziran 2026 Pazar günü, Lübnan’ın güneyindeki yaklaşık 30 kasabanın sakinlerine tahliye uyarısı yaptıktan sadece birkaç saat sonra, Beyrut’un güney banliyölerini (Dahiye) hedef alan bir hava saldırısı düzenledi. Axios haber sitesi; “İsrail ordusunun, Beyrut’un güney banliyösüne yönelik saldırıdan hemen önce Amerikan Merkez Komutanlığı’nı (CENTCOM) bilgilendirdiğini” aktardı. Trump ise Pazar günü Truth Social platformunda yaptığı paylaşımda; “Bu sabah Beyrut’a düzenlenen saldırı, özellikle İran ile bir barış anlaşmasına bu kadar yaklaştığımız bu özel günde gerçekleşmemeliydi” dedi. Trump “İsrail, Lübnan’ın hiçbir bölgesine yeni saldırılar düzenlememeli. Aynı şekilde hiçbir taraf, buna Hizbullah da dahil, İsrail’e yönelik saldırı gerçekleştirmemeli.” ifadelerini kullandı ama aynı zamanda “İsrail’in kendini savunma hakkı olduğunu” da savundu.
Şüphesiz bu olaylar ve açıklamalar, Yahudi varlığının kötü huylu kanserli bir varlık olduğunu, ona karşı yumuşak davranmanın veya onunla uzlaşma yapmanın fayda etmeyeceğini ortaya koymaktadır. Bu ucube varlık, küfrün başı Amerika’dan aldığı yeşil ışıkla hala Lübnan’ın güneyini işgal altında tutmaya, her gün Müslümanları öldürmeye, evleri ve binaları bombalamaya devam etmektedir. Okul, hastane demeden her yeri vurmakta ve işlediği katliamları ise kendince meşrulaştırmaya çalışmaktadır:
ذَلِكَ بِأَنَّهُمْ قَالُواْ لَيْسَ عَلَيْنَا فِي الأُمِّيِّينَ سَبِيلٌ وَيَقُولُونَ عَلَى اللّهِ الْكَذِبَ وَهُمْ يَعْلَمُونَ “Bu da onların, «Ümmîlere karşı yaptıklarımızdan dolayı bize vebal yoktur» demelerindendir. Allah adına bile bile yalan söylüyorlar.” [Ali İmran 75] Bu konuda Amerika ve Trump da bu ucube varlığın yanındadır. Nitekim Başbakanları da dahil olmak üzere Yahudi yetkililer, eğer İran Partisi (Hizbullah), işgal altındaki Filistin’in kuzeyindeki yerleşim birimlerini hedef alırsa, Beyrut’un güney banliyölerini hedef alma konusunda Washington’un tam desteğine sahip olduklarını ifade etmişlerdir.
Lübnan halkının katledilmesi veya Yahudi varlığının sadece güneyi değil tüm Lübnan’ı işgal etmesi aslında Trump’ın umurunda bile değildir; Onun tek derdi, bu durumun İran ile yürüttüğü müzakereleri etkilememesidir. Bu sebeple çelişkili açıklamalar yapmaktadır. Bir yandan Dahiye’nin bombalanmasına cılız bir şekilde sözde karşı çıkarken diğer yandan Yahudi varlığının kendini savunma hakkının olduğundan bahsetmektedir. Adeta insanların akıllarıyla alay etmektedir. Yahudi liderler ise yaptıkları her şeyde tam desteğe sahip olduklarını açıkça ifade etmektedirler!
Şer ittifakı Amerika ve Yahudi varlığı, Müslüman beldelerine teker teker çökmektedir; Filistin, Suriye, Lübnan, Yemen, Irak, Afganistan ve İran... Yahudi varlığının basına sızdırdığı gibi bir sonraki sıranın Mısır’a mı, Türkiye’ye mi yoksa bir başkasına mı geleceğini bilmiyoruz! Müslüman beldeleri parçalanmış ve bölünmüş kaldığı ve her birinin başında sömürgeciliğin bekçileri bulunduğu sürece hepsinin yıkıma ve sömürgeciliğe maruz kalma olasılığı söz konusudur.
Eğer İslam beldeleri tek bir Hilafet ve tek bir ordu çatısı altında birleşmiş olsaydı, bugün maruz kaldıkları bu zillet ve aşağılanma başlarına asla gelmezdi. Ne Amerika ne de sömürgeci kâfir Batı onlara zorbalık yapabilirdi. Yahudi varlığının ise, bırakın beldelerimizi teker teker işgal edip tahakküm altına almayı esamesi bile okunmazdı!
Müslümanların gücü birliklerinde, izzetleri ise İslam’ın uygulanmasında yatmaktadır. Otoritelerini geri almaları ve bir Raşit Halifeye biat etmeleri dışında kurtuluşları yoktur. Zira Raşit Halife, saflarını yeniden birleştirecek, ordularını zafer ve kurtuluş savaşlarına sevk edecek, Amerika ile tüm sömürgeci kâfirlerin hadsizliklerine son verecek ve Yahudi varlığını tarihin derinliklerine gömecektir.
وَلِلَّهِ الْعِزَّةُ وَلِرَسُولِهِ وَلِلْمُؤْمِنِينَ وَلَكِنَّ الْمُنَافِقِينَ لَا يَعْلَمُونَ “Halbuki asıl üstünlük, ancak Allah’ın, Peygamberinin ve müminlerindir. Fakat münafıklar bunu bilmezler.” [Münafikun 8]
| حزب التحرير Hizb-ut Tahrir Merkezî Medya Ofisi |
Adres Bilgileri ve Web Sitesi el-Mezra’a, P.K. 5010-14, Kolombiya Merkezi B Blok Kat:2, Beyrut/Lübnan Telefon: TEL: 0096 113 07 59 4 / GSM: 0096 171 72 40 43 www.hizb-ut-tahrir.info |
E-Mail: media [@] hizb-ut-tahrir.info |



