Pazartesi, 05 Dhu al-Hijjah 1443 | 2022/07/04
Saat: (Medine Saati İle)
Menu
ana menü
ana menü

بسم الله الرحمن الرحيم

Tunus Medyası, Laik Rejimin İslam İnancına Darbe Vurmak İçin Kullandığı Bir Aparattır

Hizb-ut Tahrir / Tunus Vilayeti Kadın Kolları, 1443 Ramazan ayı münasebetiyle yerel basında yer alan programları izlediğinde fark etti ki, laik rejim, televizyon ve radyo programlarıyla, dramlarla, Ramazan’ın içeriğini boşaltmak, saygınlığını zedelemek için görsel-işitsel medyayı seferber etmiştir. Amacı, ülke halkını kimliğinden ve inancından soyutlamak için İslam inancının dinamiklerine darbe indirmektir.

Aslında sistem olarak İslam’la mücadele yeni değil, devrimden bu yana dozajı sadece arttı. Laiklerin, Tunusluların rejimi devirmek ve İslam sistemini kurmak için sokağa döküldüklerini fark etmelerinin ardından İslam ile mücadele daha da gaddarlaştı. Devrimde halk, laiklerin İslam’ın mefhumlarına karşı yürüttükleri gizli-açık mücadelelerine rağmen yasamanın İslam inancına dayalı olması talebinde bulundu.

Hizb-ut Tahrir / Tunus Vilayeti Medya Bürosu Kadın Kolları olarak biz, laik hükümetin gözetiminde Tunus medyasında yayınlanan drama ve programların aşağıdaki hususları amaçladığını düşünüyoruz:

- Halkı Allah Subhânehu ve Teâlâ ve Rasûl SallAllahu Aleyhi ve Sellem’e itaatten alıkoymak amacıyla yayınlanan fitne içerikli diziler ile itaat ve ibadet ayı olan Ramazan’ın saygınlığı ve kutsallığını zedelemek.

- Başta kadın-erkek ilişkisini tanımlayan ve çözümleyen içtimai sistem olmak üzere İslam’ın hükümlerini karalayarak laik sistemin siyasi hedeflerine hizmet etmek. CEDAW gibi yozlaşmış sözleşmeler ve türevleri yerel yasaları, pekiştirme ve sağlamlaştırma çabası, bu siyasi hedefin bir parçasıdır. Bu nedenle, ahlaksızlığı ve rezilliği pazarlayan medya programları ve dramalar ile CEDAW kavramları kamuoyuna servis ediliyor.

- Eşler arasında fitne ve nifak yaymak ve onları ilk etapta kalkınmış bir toplum inşa etmede ailenin rolünü yok eden çatışmalarla oyalamak.

- İslam hukuku kisvesi altında pazarlanan zina fikirleri ile Müslüman kadınların şeref ve haysiyetini baltalamak.

- İslam ve hükümlerinin, genel olarak toplumun, özel olarak aile sorunlarını çözmek için elverişli olmadığına dair Müslümana nefsine şüphe tohumları saçmak.

- İslam endeksli değişimin –ki ülkeyi içinde bulunduğu bunalımdan kurtarır- olanaksız dair insanların nefislerine umutsuzluk aşılamak. 

- Çocuklarımızın sağduyusuna saldırmak ve masumiyetlerini öldürmek. Buna göre onların çocukluğu koruma ve çocukların ve tesislerin ruh sağlığını geliştirme iddiaları külliyen yalandır. Kadın ve Aile Bakanı’nın, 2021’de çocuklar arasında 194 intihar vakasına rastlandığına dair endişe verici rakamları, söylediklerimizin kanıtıdır. Aslında bu rakamlar, laik sistemin meyveleridir.

- İnsanların zihinlerini bulandırmak ve onları tali meselelerle oyalamak. Amaç, sömürgeciliği ve araçlarını kökünden söküp atma konusunda ciddi bir şekilde düşünmelerini engellemektir.

- İslam’ı insanların hayatından dışlamaktan başka hiçbir rolü olmayan laik sivil devlet imajını parlatmak.

- İslam’ın kadınları ezdiği, özgürlüklerini kısıtladığı, mutluluklarının, kazanımlarının ve haklarının ancak sivil devletle gerçekleşeceği yalanını yaymak. İslam ve Hilafet Devletinin kadına bahşettikleri kasten görmezden geliniyor. Hilafet, kadının statüsünde ve haklarında gerçek bir devrim yaptı, itibarını yükseltti. Durum şu ki, Hilafet Devleti, kadınların başta Müslümanların halifesi olmak üzere liderlerini şeri kurallar çerçevesinde korkmadan açıkça hesaba çekmelerini destekledi. Kadınlar, İslami Hilafette müreffeh ve güvenli bir yaşam sürmüşlerdir.

Buna göre Hizb-ut Tahrir / Tunus Vilayeti Kadın Kolları olarak biz, laik rejim ve yetkililerinin ümmeti yüce dininden uzaklaştıran, Müslüman aileleri yok eden ve çocuklarımızı inançlarından soyutlayan tüm girişimlerini deşifre edeceğimizi beyan ediyoruz. Dinine düşkün her Müslümanı, İslam’a ve Müslümanlara yapılan bu acımasız laik saldırılar karşısında yanımızda yer almaya, İslami hayatı yeniden başlatarak Tunus halkını laikliğin pençesinden kurtarmaya çağırıyoruz. Allah Subhânehu ve Teâlâ şöyle buyurdu:

إِنَّ الَّذِينَ يُحِبُّونَ أَن تَشِيعَ الْفَاحِشَةُ فِي الَّذِينَ آمَنُوا لَهُمْ عَذَابٌ أَلِيمٌ فِي الدُّنْيَا وَالْآخِرَةِ وَاللَّهُ يَعْلَمُ وَأَنتُمْ لَا تَعْلَمُونَ İnananlar arasında çirkin şeylerin yayılmasını arzulayan kimseler için dünyada da ahirette de çetin bir ceza vardır. Allah bilir, siz bilmezsiniz.[Nur 19]

حزب التحرير
Hizb-ut Tahrir
Tunus Vilayeti


H. 20 Ramazan 1443
M.  Perşembe, 21 Nisan 2022

Yorum Ekle

Gerekli olan (*) işaretli alanlara gerekli bilgileri girdiğinizden emin olun. HTML kod izni yoktur.

SİTE BÖLÜMLERİ

BAĞLANTILAR

BATI

İSLAMİ BELDELER

İSLAMİ BELDELER