Pazartesi, 18 Zilhicce 1445 | 2024/06/24
Saat: (Medine Saati İle)
Menu
ana menü
ana menü


حزب التحرير
Hizb-ut Tahrir
Afganistan
Medya Bürosu

No: AF-BA-2024-MB-TR-09 H. 16 Şevvâl 1445
M. Perşembe, 25 Nisan 2024

İslami Ekonomik Sistemi Benimsemek ve Afganistan’ı Ulus-Devlet Sisteminin Hapishanesinden Kurtarmak Gerçek Kalkınmayı Sağlamanın Yegâne Yoludur

Dünya Bankası, Afganistan’ın önümüzdeki yılki ekonomik beklentilerine ilişkin yeni bir rapor yayınladı. Raporda GSYH’deki büyüme eksikliği ve dış yardımlardaki kesintilerin Afganistan’da 2025 yılına kadar sürecek bir ekonomik durgunluğa neden olduğunu açıkladı.

Uluslararası kurum ve kuruluşlar, bir üçüncü dünya ülkesinin ekonomisi hakkında bir rapor yayınladıklarında, kuşkusuz art niyetli siyasi ve ekonomik hedeflere ulaşmak isterler. Bu kurumlar, Amerika ve Batı’nın hegemonyasını ve kontrolünü güvence altına almaya çalışan sömürgeci güçlerin güçlü kollarıdır. Dünya Bankası, Afganistan’ın ekonomik sorunlarına çözüm olarak, dış yardımların ve madenciliğin artırılması önerisinde bulundu. Başarısız ve tekrarlayan reçetelerde ısrarcı olmak, hastalığın temel nedenlerini ele almak yerine hastalığı daha da kötüleştirecek ve Afganistan ekonomisini Batı sömürüsünün tuzağına düşürecektir.

Biz, Afganistan’ın ekonomik sisteminde bir dönüşüm gerçekleştirilmedikçe ve İslam’ın ilke ve değerlerine dayalı yeni bir ekonomik sistem kurulmadıkça, Afgan ekonomisinin gerçek bir büyüme ve kalkınmaya tanık olmayacağına inanıyoruz. Amerika’nın Afganistan’dan aşağılayıcı bir şekilde çekilmesi ve cumhuriyetin yıkılmasından sonra aslında İslam’ın hükümlerine dayalı bir ekonomik sistem kurmak için bir fırsattı. Ne yazık ki bu fırsat değerlendirilemediği gibi, kırılgan cumhuriyetin yozlaşmış yönetim aygıtı ve başarısız ekonomi politikaları bazı kısmi değişikliklerle olduğu gibi devam etti. Bugün Afganistan’daki ekonomik sistem, kapitalist ekonomik sistem ile İslam’ın bazı hükümlerinin bir karışımıdır. Rahatsız edici gerçek şu ki, iktidardaki rejim, son iki buçuk yıldır İslam Şeriatına dayalı bir ekonomik model sunmakta ve Afganistan’ın gerçeklerine göre bu modelin uygulanmasını sağlamakta başarısız olmuştur.

Afgan ekonomisi şu anda dış yardıma bağımlı durumdadır. BM ve uluslararası kuruluşlar, Afganistan’da insani yardıma bağımlı bir tür yardım ekonomisi yaratmıştır. BM her hafta ekonomiye 40-80 milyon dolar arasında para pompalamaktadır. Bu durum ikili ekonomiye sahip bir tür paralel hükümet yaratmıştır.

Öte yandan, mevcut rejimin ekonomik odak noktası, insanlara ve işletmelere ağır bir şekilde vergi koymak ve madenleri uygunsuz bir şekilde çıkarmaktır. Dayanılmaz vergiler koymak ve gümrük vergisi oranlarını artırmak, insanları çok zor durumda bırakmıştır. Oysa İslam, mevcut rejimlerin uyguladığı çeşitli vergi türlerini gayrimeşru kabul eder ve Müslüman bir yöneticinin hükümet harcamalarını finanse etmesi için halktan vergi toplamasına izin vermez. Rasûlullah SallAllahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuştur:

لَايَدْخُلُالْجَنَّةَصَاحِبُمَكْسٍ“Meks sahibi cennete giremez.”

Benzer şekilde, İslami ekonomik sistemde, madenler kamu mülkiyetinden sayılır. Bu da hükümetin, madenleri giderlerini finanse etmek için bir gelir aracına dönüştüremeyeceği ve bu madenleri para karşılığında yerli ve yabancı şirketlere teminat gösteremeyeceği anlamına gelir. Ayrıca, büyük ve stratejik madencilik ihalelerinin, kendi çıkarları için kullanacakları ihale süreçleri yoluyla özel sektöre verilmesi de yasaklanmıştır. Sadece İslam Devleti, üretim maliyetleri düşüldükten sonra elde edilen faydanın halka dağıtılması amacıyla madenlerin çıkarılmasını ve işletilmesini düzenleme ve kontrol etme yetkisine sahiptir.

Bu nedenle, Afganistan’daki iktidar rejiminin, sadece insani yardımlara bel bağlamak, ağır vergiler koymak ve madenleri uygunsuz bir şekilde çıkarmak yerine İslami ekonomik sistemi kapsamlı bir şekilde uygulamasının ve Şeriat hükümlerini kademeli olarak uygulamaktan kaçınmasının zamanı gelmiştir. Dahası, bu topraklar zalim ulus devlet sisteminin hapishanesinde olduğundan, Afganistan’ın mevcut sınırları içinde gerçek kalkınma asla mümkün olmayacaktır. Bu nedenle Afganistan ancak davet ve cihat yoluyla sınırlarını genişleterek okyanusa ulaşmak ve Orta Asya ile Pakistan’ı Hilafet altında birleştirmek amacıyla ekonomik ve endüstriyel bir güç haline gelebilir.

وَلَوْ أَنَّ أَهْلَ الْقُرَى آمَنُوا وَاتَّقَوْا لَفَتَحْنَا عَلَيْهِمْ بَرَكَاتٍ مِنَ السَّمَاءِ وَالأَرْضِ“O ülkelerin halkı iman etseler ve sakınsalardı, elbette onların üstüne gökten ve yerden nice bereket kapıları açardık.” [Araf 96]

حزب التحرير
Hizb-ut Tahrir
Afganistan
Medya Bürosu
Adres Bilgileri ve Web Sitesi
Telefon: 
http://hizb-afghanistan.org/
E-Mail: info@hizb-afghanistan.org

Yorum Ekle

Gerekli olan (*) işaretli alanlara gerekli bilgileri girdiğinizden emin olun. HTML kod izni yoktur.

SİTE BÖLÜMLERİ

BAĞLANTILAR

BATI

İSLAMİ BELDELER

İSLAMİ BELDELER