Pazar, 29 Safar 1444 | 2022/09/25
Saat: (Medine Saati İle)
Menu
ana menü
ana menü
Hilafet Kadını Şiddetten Korur ve Laik Yasalar Çıkarmaz!

بسم الله الرحمن الرحيم

Haber-Yorum

Hilafet Kadını Şiddetten Korur ve Laik Yasalar Çıkarmaz!

Haber:

9 Şubat 2022 Çarşamba günü ABD Başkanı Joe Biden, “Başkan Biden’ın 2022 Yılı Kadına Yönelik Şiddet Yasasının Yeniden Yetkilendirilerek Yürürlüğe Girdirilmesine İlişkin Açıklaması” başlıklı bir bildiri yayınladı. Açıklamasını şu sözleriyle sonlandırdı: “Aile içi şiddetle mücadele, cinsel saldırı, flört şiddeti ve takip etme, Demokrat veya Cumhuriyetçi mesele olmamalı, bilakis adalet ve merhamet meselesi olmalıdır. Çok önemli iki partili yasa tasarısının ilerlemesine minnettarım. Kongrenin bunu gecikmeden ofisime teslim etmesini dört gözle bekliyorum.” (Beyaz Saray)

Yorum:

Kadına Yönelik Şiddet Yasasına ilişkin taslak ilk olarak Başkan Biden tarafından senatörken yazılmış ve 1994 yılında yasalaşmıştı. Yasa, en son ortaya çıkan gerçeklere ve çıkarlara ayak uydurmak için en az üç kez değiştirilmiştir. Paradoksal olarak ABD fonu bir Demokrasi feneri olarak görünmekte ama Laik Kapitalist ideolojiye boyun eğmesinin bir sonucu olarak içeriden zarar görmektedir. Dolayısıyla kadınların ve bir bütün olarak da toplumun karşı karşıya olduğu rahatsızlıkların temel nedeninin sıkı olmayan yasalardan kaynaklanmadığını belirtmek gerekmektedir.Maalesef bu, yasamada Allah Subhanehu’nun otoritesinin insanın eline geçmesinin bir sonucudur. 

Ne kadar kanun çıkarsa çıksın, Amerika, İngiltere, Fransa, Almanya, Çin, Rusya veya benzerleri fark etmeksizin Laik bir ulusun karşı karşıya kaldığı sorunları çözemeyecektir… Çünkü bunların hepsi, batıl Laik akideye dayalıdır. Dolayısıyla istatistiklerin, dünyayı saran korkunç gerçeği teyit etmesi şaşırtıcı değildir. Zira son araştırmaya göre kadınlar için dünyanın en tehlikeli ülkeleri arasında Amerika 19. sırada yer almaktadır! Diğer taraftan dünyanın en büyük Demokrasisinin olduğu Hindistan ise 9. sırada yer almaktadır!   

Eksantrik bir hastalık, sadece hastaya bakarak ve belirli ilaçları tavsiye ederek tedavi edilemez. Bununla birlikte doğru bir teşhis koymak ve rahatsızlığını teyit etmek için hasta üzerinde kapsamlı çalışmalar yapmak gerekir. Şu andan itibaren feministler, özel yerel ve uluslararası kuruluşlar, kadınların güçlendirilmesini ve kurtuluşunu elde etmek için verdikleri yanlış mücadelelerinde umutlarını yitirmişlerdir. Dolayısıyla bu hakikate bağlı olarak çabaları boşa gitmekte ve kadınların aşağılanmasına ve cinsel olarak nesneleştirilmesine teşvik eden mevcut Laik Kapitalist rejimlerinin lehine ters sonuçlara yol açmaktadır.    

Laik Kapitalist ideoloji ve kadınların ezilmesine, aile birimlerinin ve toplumsal bütünlüğün parçalanmasına yol açan Liberal toplumsal değerleri gibi ondan kaynaklanan sistemler; hayatın her alanına yayılmış kronik bir hastalıktır. Bu nedenle kadınları ve bir bütün olarak da toplumu giderek artan acılardan kurtarmak için acil ve alternatif bir çözümün aranması gerekir. Evet! Bir alternatife ihtiyaç vardır. Çünkü bizler, gerçekte canlı ve nabzı atıyor gibi görünmesine rağmen sınırlı insan aklının ideolojik olarak durgunlaştığı deneme yanılma çağını artık geride bıraktık!

Alternatif ise, Müslüman bir kişilik olan Halife’nin liderliğindeki İslami Yönetim Nizamı olan Hilafet’tir. Zira Hilafet, Kapitalist ve komünist ideolojiler ve bunların sistemleri ve kanunları gibi insan aklına değil İslam şeriatına dayanmaktadır. Nitekim Hilafet’in, H. 28 Receb 1342 yılında yıkılmasından bu yana hicri 101 yıldan fazla bir süredir yokluğu, gerçek sükunet ve refah ümidinin olmadığı akıllara durgunluk veren sefalet ve felaketlerle dolu bir dünyaya yol açmıştır.

Dolayısıyla Nübüvvet Minhacı üzere Hilafet’in yeniden kurulması için çaba sarf etmek gerekir. Zira Hilafet’in geri gelmesi, kadınların ve bir bütün olarak da toplumun onurunu, güvenliğini ve şerî haklarını güvence altına alacaktır. Ayrıca Hilafet, dini, toplumsal ve ekonomik kökenleri ne olursa olsun zayıflar ve güçlüler için bir barınak ve kalkan olacaktır. Böylece onun geri dönüşü, gerçek mutluluğu ve refahı garanti edecektir. وَيَوْمَئِذٍ يَفْرَحُ الْمُؤْمِنُونَO gün (Allah’ın zafer vermesiyle) müminler sevinecektir.” [Rum-4]

Hizb-ut Tahrir Merkezi Medya Ofisi İçin Yazan

Ali Nasuru Ali

Yorum Ekle

Gerekli olan (*) işaretli alanlara gerekli bilgileri girdiğinizden emin olun. HTML kod izni yoktur.

yukarı çık

SİTE BÖLÜMLERİ

BAĞLANTILAR

BATI

İSLAMİ BELDELER

İSLAMİ BELDELER