Perşembe, 20 Muharram 1444 | 2022/08/18
Saat: (Medine Saati İle)
Menu
ana menü
ana menü
Hilafet İslam’ın Egemenliğini Garanti Ederken Demokrasi İse Sömürgecilere Bağımlılığı Garanti Eden İthal Bir Sistemdir!

بسم الله الرحمن الرحيم

Haber-Yorum

Hilafet İslam’ın Egemenliğini Garanti Ederken Demokrasi İse Sömürgecilere Bağımlılığı Garanti Eden İthal Bir Sistemdir!

Haber:

Pakistan Ulusal Meclisi’nde başarılı bir gensoru önergesi ile hükümetten uzaklaştırıldıktan sonra İmran Han, Çin ve Rusya’ya meyilli dış politika seçeneklerinden memnun olmayan ABD’nin kendisini görevden almak için harekete geçtiğini iddia etti. Ayrıca Pakistan’ın dış politikasını bağımsız kılmak ve yalnızca Pakistan’ın çıkarlarını gerçekleştirmek istediğini de iddia etti.

Yorum:

İmran Han, bağımsız bir dış politika izlemesinden dolayı iktidardan uzaklaştırılmadan önce bile Amerika’nın onu devirmek için kendisine karşı komplo kurduğuna dair yeni rivayetler ortaya atmaya başladı. Bu iddiasını kanıtlamak için de Rusya’nın Ukrayna’yı işgalinden önce bir Rusya turu yapmıştı. Aslında, güçlü askeri düzenin, kendisini iktidara getiren ve onsuz hükümetin düşeceği destek olan desteğini geri çektiğini fark etmişti. Dolayısıyla da bu, siyasette yeni bir dönem olup Pakistan siyasi ortamının yelpazelerinden biridir. Ayrıca seçimlerin yapılması durumunda, yönetimi altında çok acı çeken Pakistan halkına sunabileceği hiçbir şeyinin olmayacağını da biliyordu. Bu nedenle taktik olarak Pakistan’da güçlü Amerikan karşıtı duyguları körükleyerek insanları arkasında topladı.

Üç yıl sekiz ay süren iktidarı boyunca, onun dış politikası bu bölgedeki Amerikan dış politikasının hedeflerine ulaşmasını sağlamıştır. Dahası iktidara geldiğinde, Trump yönetimi Taliban’ın bir barış anlaşması imzalamasını istedi. Bu yüzden hükümeti, bu hedefe ulaşmak için Afgan Taliban’ına baskı yaptı. Ayrıca ABD Pakistan’ın Keşmir mücahitlerine her türlü desteği kesmesini istediğinde İmran rejimi, Mali Eylem Görev Gücü’nün gri listesinden çıkma bahanesiyle işgal altında bulunan Keşmir’deki mücahitlere yapılan tüm mali yardımları fiilen kesmişti.

Modi’nin 5 Ağustos 2019’da işgal altındaki Keşmir’i zorla ilhak etmesinin ardından, İmran Han 18 Eylül 2019’da, “Pakistan’dan Keşmir’de savaşmak veya Keşmir’de cihada gitmek isteyen herkes Keşmirlilere en büyük adaletsizliği yapacağını…ve böyle bir girişimde bulunan herkesin Pakistan’ın ve Keşmirlilerin düşmanı olacağını” açıklamıştı. Bu açıklama, Orta ve Güney Asya'dan Sorumlu Dışişleri Bakan Yardımcısı Alice G. Wells tarafından övüldü ve şöyle bir tweet attı: “İmran Han’ın Keşmir’de şiddet eylemleri gerçekleştirecek Pakistanlı militanların Keşmirlilerin ve Pakistan’ın düşmanları olduğuna dair net ve önemli açıklamasını alkışlıyorum.” Nisan 2021’de Çin ile Hindistan arasında Keşmir’in bir bölgesi Aksai Çin üzerinde gerilim tırmandığında, Bajwa / İmran rejimi, işgal altındaki Keşmir’i kurtarmak için Pakistan silahlı kuvvetlerini seferber etmek yerine iki ülkeyi ayıran kontrol hattı boyunca Hindistan ile bir ateşkes anlaşması imzalamıştı. Bunun ardından Hindistan, Pakistan cephesindeki askeri tümenleri Çin cephesine transfer edebilmişti. Dolayısıyla İmran Han’ın almış olduğu bu önlemler, Hindistan’ı güçlendirmek için olmuştur. Çünkü Amerika, Hindistan’ın Çin’e karşı durmasını istemişti. Şayet Pakistan iş birliği yapmamış olsaydı bunu yapamazdı.

Uluslararası Para Fonu’nun talebi üzerine İmran Han, IMF’nin Pakistan Devlet Bankası hesaplarına erişmesine izin veren bir yasa çıkarmıştı. Ayrıca Pakistan'ın borcunu borç yatırımcıları için nakit bir ineğe dönüştüren ve vergi gelirinin yarısının yalnızca tefeci faiz ödemelerine harcanmasıyla ülkeyi bir borç batağına sürükleyen diğer IMF önlemlerini de uyguladı.

Bu yüzden İmran Han pratikte hiçbir zaman Pakistan’ın dış politikasını bağımsız hale getirmeye çalışmamıştır. Bunun yerine eski sivil ve askeri liderlerin aynı ihanet yolunda yürümüştür.

Demokrasi ithal bir sistemdir ve bu nedenle onun altındaki dış politika asla bağımsız olamaz. Hilafetin yeniden kurulmasından daha azı bağımsız bir dış politikayı garanti edemez. Zira İslam, İslam’ın egemenliğini ve davetini pekiştirmek için mevcut küresel sömürgeci sistemin kökünden sökülüp atılmasını farz kılmıştır. Allah Subhanehu ve Teala şöyle buyurmuştur: هُوَ الَّذِي أَرْسَلَ رَسُولَهُ بِالْهُدَى وَدِينِ الْحَقِّ لِيُظْهِرَهُ عَلَى الدِّينِ كُلِّهِ وَلَوْ كَرِهَ الْمُشْرِكُونَO (Allah), müşrikler hoşlanmasalar da (kendi) dinini bütün dinlere üstün kılmak için Rasulü’nü hidayet ve hak din ile gönderendir.” [Tevbe 33] Ayrıca Hilafet, Birleşmiş Milletler’e, Uluslararası Para Fonu’na ve Mali Eylem Görev Gücü’ne katılmayı reddedecek, İslam ülkelerini dünyanın en güçlü devleti altında birleştirecek ve dünyanın önde gelen ülkesi olmak için çalışacaktır.

Hizb-ut Tahrir Merkezi Medya Ofisi İçin Yazan
Şehzad Şeyh - Pakistan

Yorum Ekle

Gerekli olan (*) işaretli alanlara gerekli bilgileri girdiğinizden emin olun. HTML kod izni yoktur.

yukarı çık

SİTE BÖLÜMLERİ

BAĞLANTILAR

BATI

İSLAMİ BELDELER

İSLAMİ BELDELER