Pazar, 16 Muharram 1444 | 2022/08/14
Saat: (Medine Saati İle)
Menu
ana menü
ana menü
“Allah’a ve Resulü’ne Eziyet Veren Ka'b İbn Eşref’in İşini Kim Bitirebilir?”

بسم الله الرحمن الرحيم

Haber-Yorum

Allah’a ve Resulü’ne Eziyet Veren Ka'b İbn Eşref’in İşini Kim Bitirebilir?

Haber:

Hint makamlarının İslam’a ve Müslümanlara yönelik ihlalleri hakkında muhtelif haberler.

Yorum:

Hindistan devleti hala ileri geri azgınlık yapmaya devam ediyor; zira Hindistan’daki Müslümanları katlediyor, onlara hakaret ediyor, Müslüman kadınları sürüklüyor ve hala burada günahkâr sesler çıkarmaya şurada İslam’ın kutsallarına zarar vermeye devam ediyor.

Daha önceki musibetlerde olduğu gibi bu musibet karşısında Müslümanlar, dua için ellerini kaldırıyorlar, şefkat ve merhamet gösterisi yapıyorlar, yazıyorlar, bağırıyorlar ve boykot ediyorlar… Ancak İslam ümmetinin halklarının güçleri sadece bu kadar mı?

Kesinlikle hayır…Zira ümmet, bundan çok daha fazlasına sahiptir. Dahası ümmetin, milyonlarca askerlerden oluşan orduları ve başta nükleer silahlar gelmek üzere devasa silahları vardır.

Garip olan ise ordular denklemin kapsamı dışında kalıyor, bundan daha da garibi ise halkın kışkırtıcı, nasihat verici ve siyasi söyleminin çoğunda, Müslümanların ordularının bu tür meselelerindeki rolünden yarım cümleyle bile olsa neredeyse hiç bahsedilmiyor!!

Sanki biz onlardan, onlar da bizden değilmiş gibi neden yardım isteme söyleminin adresi ordular olmuyor?!

Güçlü milletler ve halklar haklarını kendi elleriyle alırlar ve biz buna ilk elden tanık oluyoruz. Örneğin Amerika, Rusya, gâsıp varlık ve diğerleri, düşman olarak gördüklerini ortadan kaldırmak için suikast yöntemlerini benimsiyorlar. Hafızamızı yokladığımızda buna dair birçok örnekler vardır.

Amerika gibi bir ülke, çıkarlarını elde etmek için sözde uluslararası tüzüğü ayaklar altına alarak okyanusları aşıyor ve dört kafirinin intikamını almak için bütün bir şehri (Felluce) yok ediyor! Nitekim bir devlet diğerini kuşatıyor, bir devlet diğerini tehdit ediyor ve hayati çıkarları gerçekleştirme politikaları işte bu şekilde gerçekleşiyor.

Sadece bizler zalim uluslararası hukuku çiğnememek ve kınama ve eleştirme söylemiyle, tweetler ve hashtag’lerle yetinmek zorunda kalıyoruz.

İslam’ın Müslümanların meselelerine pratik olarak yardım etme metodu, Peygamberimizin rehberliğine göre olmalıdır. Buna dair örneklerden birisi, Aleyhissalatu ve’s Selam’ın, Beni Nadir Yahudilerinin liderlerinden biri olan ve Allah’a, Rasulü’ne ve müminlere eziyet veren Ka’b İbn Eşref’in öldürülmesini emretmesidir. Zira Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuştur: مَنْ لِي بِكَعْبِ بْنِ الأَشْرَفِ؛ فَإِنَّهُ آذَى اللَّهَ وَرَسُولَهُ؟Allah’a ve Resulü’ne eziyet veren Ka'b İbn Eşref’in işini kim bitirebilir?” Bunun üzerine Muhammed İbn Mesleme ve Sahabelerden bir gurup (Allah onlardan razı olsun), bu onurlu görevi yerine getirmek için harekete geçtiler, bu görevi en güzel şekilde yerine getirdiler ve kafirin boynunu vurdular. Bu, sirette meşhur bir kıssadır.

Bu tür olaylarda yapılması gereken, İslam’ın kutsallarına ve Müslümanlara yardım etmek için pratik metodun hükümlerine göre kamuoyunun harekete geçirilmesidir.

Bu yüzden Ka’b İbn Eşref’in öldürülme kıssası herkesin dilinde olmalıdır; yani minberlerde hutbenin, baba ile evlatlarının konuşmasının, alimler ve vaizler grubunun beyanatlarının başlıklarının, atılan tweetlerin ve benzerlerinin konusu olmalıdır.

Müslümanların orduları, özellikle de sloganı “İman, Takva, Uğrunda Cihat” olan Pakistan Silahlı Kuvvetleri, halkların söyleminin adresi olmalıdır.

Müslümanların meşhur alimlerinin ve güvenilir vaizlerinin, Rasul Sallallahu Aleyhi ve Sellem için maruz kalanların kanlarını heder eden fetvalara karşı açık bir şekilde haykırmaları gerekir.

Müslüman halkların, onların cemaatlerinin, kuruluşlarının ve partilerinin kışkırtma, seferber olma, boykot etme ve benzerleri gibi çabaları, şüphesiz övgüye değer çabalardır. Ancak Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem’e güçlü, caydırıcı ve disiplinli bir şekilde yardım etmek, Allah’tan başkasından korkmayan ve söylediğini yapan yönetimin ve yöneticinin gücünü gerektirmektedir. Bazıları hala bu hakikatten şüphe duyacak mı acaba?!

Hizb-ut Tahrir Merkezi Medya Ofisi İçin Yazan
M. Usame Es-Suveynî – Kuveyt

Yorum Ekle

Gerekli olan (*) işaretli alanlara gerekli bilgileri girdiğinizden emin olun. HTML kod izni yoktur.

yukarı çık

SİTE BÖLÜMLERİ

BAĞLANTILAR

BATI

İSLAMİ BELDELER

İSLAMİ BELDELER