Pazartesi, 30 Recep 1447 | 2026/01/19
Saat: (Medine Saati İle)
Menu
ana menü
ana menü
Amerika, 75 Ülkenin Vatandaşlarına Vize Vermeyi Askıya Aldı!

بسم الله الرحمن الرحيم

Haber-Yorum

Amerika, 75 Ülkenin Vatandaşlarına Vize Vermeyi Askıya Aldı!

Haber:

Fox News, ABD Dışişleri Bakanlığı'nın 21 Ocak tarihinden itibaren süresiz olarak Arap ve Müslüman ülkeler de dahil 75 ülkenin vatandaşlarına yönelik tüm vize verme işlemlerini süresiz olarak askıya almaya karar verdiğini açıkladı.Dışişleri Bakanlığı tarafından yayınlanan bir iç müzekkereye göre, bakanlık tarama ve inceleme prosedürlerini yeniden değerlendirirken, dünya çapındaki ABD büyükelçilikleri ve konsoloslukları çalışanlarına mevcut yasalar uyarınca vize başvurularını reddetmeleri talimatı verildi.Rapora göre, etkilenen ülkeler listesinde Somali, Rusya, Afganistan, İran, Irak, Mısır, Nijerya ve Yemen yer alıyor.Ayrıca Dışişleri Bakanlığı, geçen Kasım ayında diplomatik misyonlara yeni talimatlar yayınlayarak, kamu yükü şartı uyarınca genişletilmiş tarama kurallarının uygulanmasını vurguladı ve bu şart, gelecekte ABD hükümetinin yardımına bağımlı hale gelme olasılığı yüksek olduğu düşünülen başvuru sahiplerinin vize başvurularının reddedilmesine olanak tanıyor.Değerlendirilen faktörler arasında sağlık durumu, yaş, İngilizce dil yeterliliği, mali durum ve uzun süreli tıbbi bakıma ihtiyaç duyma olasılığı da yer almaktadır. (El Cezire Net)

Yorum:

Amerika, geniş bir ülke üzerine kurulmuş ve beyaz bir adamın bu ülkeyi sömürgeleştirmesinden bu yana, yani yaklaşık 300 yıldır 100 milyondan fazla olan yerli halkı, yani Kızılderilileri öldürdükten sonra burayı sömürgeleştirmiştir.Bu insanlık dışı devlet, sanki bu toprakların ve ülkenin sahibiymiş gibi, sanki sadece kendisi o ülkede yaşama ve hareket etme hakkına sahipmiş gibi, yeryüzünün sakinlerinin, özellikle de iş arayan ve alın teriyle geçimini sağlayanların bu ülkeye göç etmesini engelliyor.Sakinlerinin Amerika'ya göç etmesini engellediği bu ülkelerin servetinin çoğunu ele geçiren Amerika, onların Amerika'ya göç etmesini engellemekten hiç haya edip utanmıyor;burada onlardan (göçmen olarak gelinen ülkelerden) yağmalanan servetin bir kısmını geri almaktan bahsetmiyorum, bu ülkelerin ve halkların servetleri, madenleri ve uzmanlığıyla inşa edilen fabrikalarda, kurumlarda ve şirketlerde alınteri ile çalışmaktan bahsediyorum.

Amerika, insanların ülkesine göç etmesini tamamen engellemek istemiyor; aksine Amerika, İslam ülkeleri ve üçüncü dünya ülkelerinin servetlerini yağmaladıktan sonra, yüksek veya nadir yeteneklere sahip olan genç ve eğitimli nesillerin elitlerini çalmak istiyor;yani Amerika, şirketlerine, ailelerinin geçimini sağlamak için çok çalışacak yüksek yetenekleri olan köleler eklemek isterken, kapitalistler ve dev şirketlerin sahipleri ise bu yetenekli kişilerin üretiminden yararlanmaktadırlar ki bu ıstılahta, emek hırsızlığı olarak adlandırılmaktadır.Yani Amerika, liderleri kendilerine komplo kuran zayıf halkların servetlerini çalınmasını sağlamasının ardından emekleri, uzmanlıklarını ve yüksek yetenekleri de çalmaya devam etmek istiyor ve karşılığında ise, ülkesine göç etmek isteyenlere, gıda, barınma ve sağlık gibi temel yardımlar bile olsa veya bu yardımlar Amerika'nın bu göçmenlerin ülkelerinden yağmaladığı miktarın onda birini bile bulmayan kırıntılar bile olsa,herhangi bir nedenle ve herhangi bir şekilde devlet yardımlarına başvurmayacaklardır şeklinde şartlar koyarak kendini korumak istiyor.

Amerika, insanlığın yalnızca Hollywood'un ürettiği aksiyon filmlerinden tanıdığı eski işgalcilerden daha az vahşi, barbar ve suçlu değildir.Bununla birlikte dünya servetlerinin büyük bir oranı Amerika'da birikmiş olmasına rağmen yine de Amerika'daki yoksulluk, sömürülen ve yağmalanan bu ülkelerdekinden daha fazladır; zira Amerika'da yoksulların sayısı kırk milyonu aşmıştır. Bu da nüfusun geri kalanının lüks içinde yaşadığı anlamına gelmiyor; aksine ülke halkının çoğu yoksulluk sınırının altında ve orta sınıf olarak bilinen gelir düzeyinde yaşamaktadır ve bunlar nüfusun %99'undan fazlasını oluşturmaktadır;yani nüfusun %1'inden azı Amerika'daki para ve servetlerin büyük çoğunluğuna sahiptir; bu nedenle “Biz %99'uz” sloganını atan “Wall Street'i İşgal Et” adlı bir halk hareketi başlatılması şaşırtıcı değildir.

İslam beldelerinde ve üçüncü dünya ülkelerindeki gençlerin, örneğin üniversiteden mezun olduklarında veya olgunlaşıp kendilerine bir gelecek kurmaya hazır olduklarında akıllarına gelen ilk şey, bal ve süt nehirlerinin kendilerinin içmesini beklediğini zannederek, yurt dışına seyahat ediyorlar, yani başta Amerika olmak üzere Batı ülkelerine gidiyorlar.Ancak gerçekte durum tamamen farklıdır, özellikle de koronavirüs pandemisi öncesinde, sırasında ve sonrasında; zira koronavirüs pandemisinden daha güçlü bir ekonomik pandemi, Batı ülkeleri de dahil olmak üzere tüm dünya ülkelerini etkisi altına almış ve tüm ülkeleri ekonomik durgunluğa sürüklemiştir. Ancak genç nesil, bu ekonomik durgunluğun göç etmek istedikleri ülkeleri de kasıp kavurduğunu bilmiyor ve durgunluk ve yoksulluğun sadece kendi ülkelerinde var olduğunu düşünüyor; ancak kitap okuyan, haberleri takip eden ve ülkeler arasında seyahat edenler, dünyada diğerlerinden daha iyi ekonomik durumda olan hiçbir ülke olmadığını ve mevcut nesil ile gelecek nesillerin mevcut koşullarda onurlu bir yaşam süremeyeceğini kesin olarak bilmektedir; şimdi herkesi, Doğu ülkelerinden önce Batı ülkelerindeki yaşanan durgunluğun boyutunu ve gelecekte durumun şu andakinden daha kötü olacağını gösteren uluslararası raporlara ve ekonomik araştırmalara yönlendiriyorum.

Bu nedenle gençler amaçsızca dolaşıp Batı ülkesinde iyi bir yaşam arayışıyla kendilerini denize atmak yerine, öncelikle hayallerini hiçbir ülkede gerçekleştiremeyeceklerini anlamaları, kendilerini bu gerçeği deneme ve doğrulamaya çalışmanın zahmetinden kurtarmaları ve ülkelerini sömürgeci Batı'dan ve onun servetlerini yağmalamasından kurtarmak için çalışmaları gerekir; şairin şu sözleri onların sloganı olsun: “Ya dostu memnun eden bir hayat, ya da düşmanı öfkelendiren bir ölüm.” Bu ise ancak adil ve hak olan bir devletin gölgesinde, yani vahşi insanların kanununu ve Sam amca ve onun torunu Trump'ın kanununu değil yaratıcı Subhanehu ve Teala'nın şeriatını uygulayan İslam Devleti'nin gölgesinde gerçekleşebilir;zira Allah'ın hepsini rızıklandırdığı servetleri tüm insanlığın paylaşmasını sağlayacak ve kamu mülkiyeti ile özel ve devlet mülkiyeti arasındaki ayrımı vurgulayacak olan sadece Hilafettir;işte sadece o zaman insanlar, kendi ülkelerinde onurlu ve refah içinde yaşayacak, zenginliklerinden ve servetlerinden yararlanacak ve yüce Allah'ın rızasını kazanacaktır.

Hizb-ut Tahrir Merkezi Medya Ofisi İçin Yazan
Bilal Muhacir – Pakistan

Yorum Ekle

Gerekli olan (*) işaretli alanlara gerekli bilgileri girdiğinizden emin olun. HTML kod izni yoktur.

yukarı çık

SİTE BÖLÜMLERİ

BAĞLANTILAR

BATI

İSLAMİ BELDELER

İSLAMİ BELDELER