- |
- İlk yorumlayan ol!
- yazı boyutu yazı boyutunu küçült Yazı boyutu büyüt
بسم الله الرحمن الرحيم
Haber-Yorum
Batı liderleri, Eylemleriyle Zaten İfşa Olan Suçlarını, Ağızlarıyla da İfşa Ediyorlar
Haber:
Eski ABD Başkanı Biden'ın yardımcısı Amos Hochstein, Yahudi varlığının Başbakanı Netanyahu'nun Gazze Şeridi'nde askerlerin cephane eksikliği nedeniyle öldürüldüğü yönündeki iddialarını reddederek, onu "iyiliği inkar eden ve doğruyu söylemeyen biri" olarak nitelendirdi.Bu ise, Netanyahu'nun Salı günü düzenlediği basın toplantısında Gazze Şeridi'ndeki kara çatışmalarında Yahudi askerlerin cephane yetersizliği nedeniyle öldürüldüğünü iddia etmesinin ardından, Amerikan şirketi X'in platformunda yaptığı bir paylaşımda geldi.
Buna yanıt olarak Hochstein, ABD'nin Yahudi varlığına tarihindeki en büyük yardım olan 20 milyar Dolardan fazla askeri yardım sağladığını, bölgeye iki uçak gemisi konuşlandırdığını ve Haziran ve Nisan 2024'te İran'ın iki saldırısını püskürttüğünü belirtti. Ayrıca Hochstein, Netanyahu'ya, en karanlık anlarında varlığını savunduğunu ve sayısız Yahudi'nin hayatını kurtardığını hatırlattı."Başkan Biden ve Amerikan halkı için kabul edilebilir tek yanıtın, size teşekkür ederim olması gerektiğine" dikkat çekti. (AA)
Yorum:
Hochstein bu açıklamasıyla bir sırrı ifşa etmemiştir, aksine birçok insanın görmezden geldiği ve Müslümanların başındaki yöneticilerin halklarından sakladığı bir gerçeği teyit etmiştir. Tüm suçları, vahşeti ve yozlaşmasıyla Yahudi varlığı, Amerika, İngiltere ve sömürgeci ülkelerin hatalarının birinden başka bir şey değildir; zira Yahudi varlığı, Batı'nın İslam ümmetinin kalbindeki sömürgeci bir projesi ve stratejik bir çıkarıdır.Bu nedenle geçen yüzyılın başında yıktıkları ümmetin otoritesinin ve Hilafetinin geri dönmesinden korktukları için İslam ülkelerinin merkezinde kendileri için ileri bir üs olarak kalması amacıyla Yahudi varlığına her türlü güç ve hayatta kalma imkânını sağlamaya ve destek vermeye devam ediyorlar.
Dolayısıyla doğru olan, Amerika, İngiltere ve diğer kafir ülkelere de tıpkı şımarık çocukları Yahudi varlığı gibi gerçek bir düşman olarak bakmaktır. Zira tarih ve mevcut günümüz bunu kanıtlamakta ve teyit etmektedir.Eğer halklarının, özellikle de genç nesillerin, Batılı yöneticilerin Yahudi varlığını desteklemedeki rolleri nedeniyle duydukları öfke olmasaydı, savaşta Yahudi askerlerinden önce onların askerlerini görürdük.
Ümmetin Batı ve Yahudilerle olan çatışması, temel olarak akidevi bir çatışma olup yılın veya 7 Ekim 2023'ün bir ürünü değildir; aksine 7 Ekim 2023, ümmetin savaşında ve onun sömürgecilikten kurtulma ve özgürlük arayışında yeni bir yaklaşım benimsemeleri amacıyla Yahudiler ve Batı için bir gerekçe ve erken uyarı olmuştur; işte bu yüzden dişlerini gösterdiler ve tüm vahşet ve kibirle onları ümmetin bedenine geçirdiler.
Ümmet bu çatışmayı bir meydan okuma olarak kabul etmedikçe, kurtulamayacak ve yeniden ayağa kalkamayacaktır; bu da ümmetin, Müslümanların bağrına çöreklenen zorba yönetim sistemlerinden kurtulmak ve tiranların tahtlarının enkazı üzerine Nübüvvet Minhacı üzere Raşidi Hilafeti kurmak amacıyla dizginleri ele almak için muhlis ve aktif bir grubun etrafında birleşmesini gerektirir; böylece Hilafet Devleti, Batı ve Yahudilere meydan okuyacak ve Allah'ın yardımıyla onları yenilmiş ve kovulmuş olarak yurtlarımızdan çıkaracaktır.
Hizb-ut Tahrir Merkezi Medya Ofisi İçin Yazan
Müh. Halil Abdurrahman



