Pazar, 27 Şaban 1447 | 2026/02/15
Saat: (Medine Saati İle)
Menu
ana menü
ana menü
Barrack'ın Irak Hakkındaki Açıklamaları, ABD'nin Bölgedeki Politikasının Doğasını Ortaya Koyuyor

بسم الله الرحمن الرحيم

Haber-Yorum

Barrack'ın Irak Hakkındaki Açıklamaları, ABD'nin Bölgedeki Politikasının Doğasını Ortaya Koyuyor

Haber:

ABD'nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack, Irak işgalinin tekrarlanmaması gereken felaket bir model olduğunu belirterek, Irak'ın işgaline yaklaşık 3 trilyon Dolar yatırım yapan ABD'nin, bu işgalin 20 yılı aşkın bir süredir felaket ve kaosla sonuçlandığını ve yüzbinlerce insanın hayatına mal olduğunu gördüğünü söyledi.

Kürtlere gelince; Amerika'nın onlar için bir Kürt özerk bölgesi oluşturduğunu ve bunu kendisi için en kolay çözüm olduğu için yaptığını söyledi. Ancak Amerika'nın karşı karşıya kaldığı sorun, yaptığı şeyin Irak'ın balkanlaşmasına yol açması ve onu birleşik bir egemen devlet yerine kaosun hakim olduğu ve üç bileşeni arasındaki çatışmalarla parçalanmış zayıf bir merkezi devlet haline getirmesiydi.Barrack, ülkesinin artık milyarlarca Dolar harcamaya ve askerlerini yeniden Irak'a göndermeye istekli olmadığını, çünkü onların hayatlarını riske atmak istemediğini vurguladı. Ayrıca ABD tarafından tasarlanan ve Irak'a dayatılan federal sistemin, ülkenin yapısını oluşturan etnik ve mezhepsel bileşenlerin gerçekliğine uygun olmadığı için başarılı olamadığını vurguladığı gibi ülkesinin Irak'ın toprak bütünlüğüne hırs gösterdiğini de vurgulayarak, Kürdistan Bölgesel Yönetimi'ni eleştirdi ve onun gerçek anlamda federal bir Irak'ın parçası olmakla ilgilenmediğini belirtti.Ayrıca bu arzunun yokluğunun, Irak'a yönelik yabancı müdahaleye ve kronik felce yol açtığını söyleyerek, Kürtlerin önce Iraklı, sonra Kürt oldukları gerçeğini itiraf edip kabullenmeleri çağrısında bulundu.

Yorum:

Amerika'nın Orta Doğu'daki en önemli temsilcisinin bu açıklamaları, Amerika'nın bugünkü çıkarlarının bölgede istikrarlı merkezi devletlerin kurulmasını gerektirdiğini gösteriyor. Çünkü Irak'ın bölünmesi konusundaki önceki deneyimi başarısızlıkla sonuçlanmış, kaos ortamı yaratmış ve İran'ın Irak'a yoğun bir şekilde müdahale etmesine imkan sağlamış olup bugün ise Amerika, İran'ın geçmişte olduğu gibi Irak'ta herhangi bir etki gücüne sahip olmasını istemiyor.

Bölge ülkelerini bölmeme yönündeki bu açık Amerikan yaklaşımı, bölmek için çalışan Yahudi varlığının yaklaşımıyla çelişmektedir; bu da ABD'nin Suriye'deki Kürtleri Ahmed Şara hükümetine entegre etmesini ve Fırat Nehri'nin doğusundaki bölgelerde ayrılmalarını engellemesini açıklamaktadır. Nitekim Barrack'ın açıklamalarına göre ABD şu anda Orta Doğu'da nispeten istikrarlı ve güçlü devletler istemektedir ki böylece kendini, Çin'in artan gücü sorunuyla karşı karşıya olduğu Uzak Doğu'daki daha önemli meselelere adayabilecektir.

Ayrıca Barrack'ın konuşmasına göre ABD, İran'ın Irak ve bölgedeki etkisinin artmaya devam etmesini istemiyor. Buna delalet eden şey ise, Trump'ın İran'a yakın bir mezhepçi figür olan Nuri Maliki'nin Irak başbakanlığı adaylığını reddetmesidir. Zira Irak'ın güçlendirilmesi, bölünmenin önlenmesi ve karar alma sürecinin merkezileştirilmesi, İran'ın Irak'taki etkisinin aşamalı olarak azalmasına yol açacaktır. Bu da bölgenin, daha önceki politikalar nedeniyle yoksun kaldığı bölgesel istikrarını sağlayacaktır; zira daha önceki politikalar, bölgesel çatışmaları körüklemeye ve ayrılıkçı eğilimleri teşvik etmek etmeye dayalıydı ve bu da Amerika'nın bölgeyi tekeline almasını engelleyen rakip dış güçlerin müdahalesine kapı aralamaktaydı.

Amerika'nın Irak, Suriye ve Afganistan'da daha önceki beyhude deneyimleri, yetkililerinin de itiraf ettiği gibi feci bir şekilde başarısızlıkla sonuçlanmış olup yeni deneyimleri de başarısız olacaktır; zira İslam Devleti'nin kurulmasıyla bölge yeniden kalkınacak ve İslam Devleti, Amerika'nın İslam topraklarındaki tahripkar ellerini koparacak ve Amerika'nın oradaki etkisini sonsuza dek kökünden söküp atacaktır.

Hizb-ut Tahrir Merkezi Medya Ofisi İçin Yazan
Ahmed El-Hutvânî

Haber-Yorum

Barrack'ın Irak Hakkındaki Açıklamaları, ABD'nin Bölgedeki Politikasının Doğasını Ortaya Koyuyor

Haber:

ABD'nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack, Irak işgalinin tekrarlanmaması gereken felaket bir model olduğunu belirterek, Irak'ın işgaline yaklaşık 3 trilyon Dolar yatırım yapan ABD'nin, bu işgalin 20 yılı aşkın bir süredir felaket ve kaosla sonuçlandığını ve yüzbinlerce insanın hayatına mal olduğunu gördüğünü söyledi.

Kürtlere gelince; Amerika'nın onlar için bir Kürt özerk bölgesi oluşturduğunu ve bunu kendisi için en kolay çözüm olduğu için yaptığını söyledi. Ancak Amerika'nın karşı karşıya kaldığı sorun, yaptığı şeyin Irak'ın balkanlaşmasına yol açması ve onu birleşik bir egemen devlet yerine kaosun hakim olduğu ve üç bileşeni arasındaki çatışmalarla parçalanmış zayıf bir merkezi devlet haline getirmesiydi. Barrack, ülkesinin artık milyarlarca Dolar harcamaya ve askerlerini yeniden Irak'a göndermeye istekli olmadığını, çünkü onların hayatlarını riske atmak istemediğini vurguladı. Ayrıca ABD tarafından tasarlanan ve Irak'a dayatılan federal sistemin, ülkenin yapısını oluşturan etnik ve mezhepsel bileşenlerin gerçekliğine uygun olmadığı için başarılı olamadığını vurguladığı gibi ülkesinin Irak'ın toprak bütünlüğüne hırs gösterdiğini de vurgulayarak, Kürdistan Bölgesel Yönetimi'ni eleştirdi ve onun gerçek anlamda federal bir Irak'ın parçası olmakla ilgilenmediğini belirtti. Ayrıca bu arzunun yokluğunun, Irak'a yönelik yabancı müdahaleye ve kronik felce yol açtığını söyleyerek, Kürtlerin önce Iraklı, sonra Kürt oldukları gerçeğini itiraf edip kabullenmeleri çağrısında bulundu.

Yorum:

Amerika'nın Orta Doğu'daki en önemli temsilcisinin bu açıklamaları, Amerika'nın bugünkü çıkarlarının bölgede istikrarlı merkezi devletlerin kurulmasını gerektirdiğini gösteriyor. Çünkü Irak'ın bölünmesi konusundaki önceki deneyimi başarısızlıkla sonuçlanmış, kaos ortamı yaratmış ve İran'ın Irak'a yoğun bir şekilde müdahale etmesine imkan sağlamış olup bugün ise Amerika, İran'ın geçmişte olduğu gibi Irak'ta herhangi bir etki gücüne sahip olmasını istemiyor.

Bölge ülkelerini bölmeme yönündeki bu açık Amerikan yaklaşımı, bölmek için çalışan Yahudi varlığının yaklaşımıyla çelişmektedir; bu da ABD'nin Suriye'deki Kürtleri Ahmed Şara hükümetine entegre etmesini ve Fırat Nehri'nin doğusundaki bölgelerde ayrılmalarını engellemesini açıklamaktadır. Nitekim Barrack'ın açıklamalarına göre ABD şu anda Orta Doğu'da nispeten istikrarlı ve güçlü devletler istemektedir ki böylece kendini, Çin'in artan gücü sorunuyla karşı karşıya olduğu Uzak Doğu'daki daha önemli meselelere adayabilecektir.

Ayrıca Barrack'ın konuşmasına göre ABD, İran'ın Irak ve bölgedeki etkisinin artmaya devam etmesini istemiyor. Buna delalet eden şey ise, Trump'ın İran'a yakın bir mezhepçi figür olan Nuri Maliki'nin Irak başbakanlığı adaylığını reddetmesidir. Zira Irak'ın güçlendirilmesi, bölünmenin önlenmesi ve karar alma sürecinin merkezileştirilmesi, İran'ın Irak'taki etkisinin aşamalı olarak azalmasına yol açacaktır. Bu da bölgenin, daha önceki politikalar nedeniyle yoksun kaldığı bölgesel istikrarını sağlayacaktır; zira daha önceki politikalar, bölgesel çatışmaları körüklemeye ve ayrılıkçı eğilimleri teşvik etmek etmeye dayalıydı ve bu da Amerika'nın bölgeyi tekeline almasını engelleyen rakip dış güçlerin müdahalesine kapı aralamaktaydı.

Amerika'nın Irak, Suriye ve Afganistan'da daha önceki beyhude deneyimleri, yetkililerinin de itiraf ettiği gibi feci bir şekilde başarısızlıkla sonuçlanmış olup yeni deneyimleri de başarısız olacaktır; zira İslam Devleti'nin kurulmasıyla bölge yeniden kalkınacak ve İslam Devleti, Amerika'nın İslam topraklarındaki tahripkar ellerini koparacak ve Amerika'nın oradaki etkisini sonsuza dek kökünden söküp atacaktır.

Hizb-ut Tahrir Merkezi Medya Ofisi İçin Yazan

Ahmed El-Hutvânî

Yorum Ekle

Gerekli olan (*) işaretli alanlara gerekli bilgileri girdiğinizden emin olun. HTML kod izni yoktur.

yukarı çık

SİTE BÖLÜMLERİ

BAĞLANTILAR

BATI

İSLAMİ BELDELER

İSLAMİ BELDELER