- |
- İlk yorumlayan ol!
- yazı boyutu yazı boyutunu küçült Yazı boyutu büyüt
بسم الله الرحمن الرحيم
Haber-Yorum
Ey Husiler: Haklar ve Vergiler Söz Konusu Olduğunda Da Allahu Teala Her Zaman Mevcuttur
Haber:
14 Şubat Cumartesi günü, Husi Maliye Bakanı Abdulcabbar Ahmed Cermuzi, altı aylık bir aradan sonra sadece bir maaş ödemesi nedeniyle gruba yönelik eleştirilere X'teki bir gönderi ile cevap verdi ve kaynakların kıtlığına atıfta bulunarak “Var olmayanı yaratan sadece Allah'tır” dedi. (Tihama 24)
Yorum:
On yıldan fazla bir süredir ve savaşın sona ermesine rağmen Husi grubu, insanları ve çalışanları, maaşların ödenmesi, elektrik, su, sağlık, eğitim ve diğer hizmetlerin sağlanması gibi temel haklardan mahrum etmek için çatışmayı bir gerekçe olarak kullanmaya devam ediyor ve sanki bağımsız bir devletmiş gibi tüm ücretleri, vergileri ve telif haklarını artırmalarına ve sözde meşru bölgelerden kendi bölgelerine giren mallara %100 gümrük vergisi uygulamalarına rağmen gelirlerinin yetersiz olduğunu iddia ediyorlar.
Grubun elde ettiği muazzam gelirler, başkalarından önce özellikle tabiileri arasında bir sorgulama ve şaşkınlık durumu meydana getirmiştir; zira küresel fiyatlarla bireylere satılan ithal petrol ve gazdan elde edilen vergi ve gümrük gelirleri, kuzey ve güneydeki grup tarafından kontrol edilen telekomünikasyon gelirlerinin yanı sıra Hudeyde limanından elde edilen gelirler, araç tescil ücretleri, temizlik ve iyileştirme ücretleri, kamu işleri ücretleri, su, çevre ve balıkçılık kaynakları ücretleri, taş ocağı ücretleri, yasadışı olarak toplanan zekat ve vakıf ücretleri ve daha birçok gelirler... Evet Husilerin gümrük vergileri, dışarıdan ithal edilen malların da ötesine geçerek, yerel tarım ürünlerini ve Husi grubunun kontrolündeki iller arasında taşınan ürünlere de uygulanır hale gelmiştir! Bu da tüccarların bu ücretleri mal ve meyve üretimi ve nakliyesinin toplam maliyetlerine eklemelerine ve sonuç olarak da insanlar için fiyatların yükselmesine neden olmaktadır.
Gördüğünüz veya duyduğunuz her bakanlık, kurum veya kuruluş, asıl amacı hizmet etmek olsa bile, gelir elde etmeye ve ücretlerin her dönemde ikiye katlanmasına yöneliktir;dahası bu kurumların çoğu, Allah'ın hakkında bir sultan indirmediği bu ücretleri ödemeyi reddeden insanları kontrol etmeye yönelik araçlara ve güvenlik personeline sahiptir; dolayısıyla yetkililer için önemli olan tek şey, her yıl bir önceki yıla göre geliri artırmak olup bir yetkilinin başarısının ölçüsü, insanlara ne kadar hizmet sunduğu değil, ne kadar gelir elde ettiği olmuştur!
Bu paraları toplarken grubun yetkilileri, kişinin yaşam durumunu, anlamsız bir çatışmanın sonuçlarından muzdarip olmasını, yoksulluğunu, hastalık ve üzerine ağır bir yük olan zorlu bir yaşama katlandığını hiç dikkate almamıştır; hatta yetkililer, bu vergilerle de yetinmemişler, aksine grubun dini faaliyetleri için de vergiler eklemişlerdir!Bizler burada, onların var olmayanı sadece Allah'ın yaratabileceğini söyleyerek bunun için bir mazeret bile aramamış olmalarına şaşırıyoruz; aksine onların gerçekliği şöyle demektedir: “Öde yoksa seni hapse atarız ya da dükkanını kapatırız!”İnsanların satın alma gücünün düşmesi sonucu birçok fabrika, atölye, restoran, dükkan ve ticari işletmenin kapanmasına yol açan benzeri görülmemiş durgunluk hali, hiç kimse için bir sır değildir.
Son olarak Müslümanları ve onların paralarını yağma ve vergi kaynağı olarak gören bir devlet veya sistem ile Müslümanların Halifesinin tebaanın her bir üyesine gözetmeyi bir görev olarak gören ve onlara sadece Allah Subhanehu ve Teala'nın farz kıldığı şeyleri uygulayan gelmekte olan İslam Devleti arasında ne kadar da büyük bir fark vardır; bu nedenle İslam Devleti'ni kurmak için çalışmalı ve elimizden gelenin en iyisini yapmalıyız. Nitekim Allahu Teala şöyle buyurmuştur: إِنَّ اللّهَ لاَ يُغَيِّرُ مَا بِقَوْمٍ حَتَّى يُغَيِّرُواْ مَا بِأَنْفُسِهِمْ “Şüphesiz ki bir kavim, kendi nefsini değiştirmedikçe; Allah da onları değiştirmez.” [Rad 11]
Hizb-ut Tahrir Merkezi Medya Ofisi İçin Yazan
Sadık Es-Sarari – Yemen



