Perşembe, 15 Şevval 1447 | 2026/04/02
Saat: (Medine Saati İle)
Menu
ana menü
ana menü
İran Saldırı Altında: Trump’ı Kurtaracak Müzakerelerin Reddedilmesi ve Müslüman Ülkelerdeki ABD Askeri Varlığının Ortadan Kaldırılmasının Talep Edilmesi Gerekir

بسم الله الرحمن الرحيم

Haber - Yorum

İran Saldırı Altında: Trump’ı Kurtaracak Müzakerelerin Reddedilmesi ve Müslüman Ülkelerdeki ABD Askeri Varlığının Ortadan Kaldırılmasının Talep Edilmesi Gerekir

Haber:

28 Mart 2026 Cumartesi günü Başbakanlık ofisinden yapılan açıklamaya göre İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, Pakistan Başbakanı Şehbaz Şerif'e, Orta Doğu'daki çatışmaya ilişkin görüşmeleri ve arabuluculuğu kolaylaştırmak için güvenin gerekli olduğunu söyledi. (Reuters)

Yorum:

Müzakerelerde ABD'ye güvenilemez; çünkü ABD, müzakereler yöntemini, yaklaşan yenilgiyi önlemek, daha fazla askeri güç seferber etmek için zaman kazanmak ya da savaş alanında korkak ordusunun başaramadığını müzakereler masasında başarmak amacıyla kullanmaktadır.

Nitekim İslam ümmeti, Afganistan ve Gazze’deki müzakerelerde, Pakistan ile Hindistan arasındaki müzakerelerde ve en son olarak İran’la yapılan müzakerelerde Amerika’nın aldatmasına ve habisliğine tanık olmuştur. Afganistan'da müzakereler, Afganistan'ı uluslararası sistemin tuzaklarına düşürmek için kullanılırken, Trump ise ordusunun Çin ve Pakistan'ı tehdit edebilmesini sağlayacak olan Bagram Hava Üssü'nün kontrolünü güvence altına alma planından vazgeçmemiştir. Gazze konusunda ise müzakereler, Yahudi varlığının zaman kazanması için kullanılmıştır ki böylece Yahudi varlığı, İslam beldelerine tek tek saldırarak Orta Doğu’daki nüfuzunu genişletebilsin. Hindu devletine gelince; ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio 10 Mayıs 2025'te, Hindistan'ı utanç verici bir yenilgiden ve işgal altındaki Keşmir üzerindeki kontrolünü kaybetmekten kurtarmak için Pakistan ile yoğun müzakerelerin ardından derhal ateşkes ilan etmişti; zira Pakistan Hava Kuvvetleri, birkaç gün içinde zekası ve cesaretiyle hava üstünlüğünü ele geçirmişti. İran'ın durumunda ise ABD müzakereleri, zaten ülkenin ciddi ve kabul edilemez kapasitelerinin azaltılmasını talep etmek için kullanmıştır. Bakın işte şimdi de Trump, ajanları ve tabiileri aracılığıyla İran ile müzakereleri, ordusu için daha fazla zaman kazanmak amacıyla kullanırken bu sırada ölümcül silah üretimini artırmakta, daha fazla asker ve savaş gemisi konuşlandırmakta ve müttefiklerine, ajanlarına ve tabiilerine daha fazlasını yapmaları için bağırmaktadır. Bunlar, Amerika’nın İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra askeri varlığıyla İslam ülkelerini karıştırmaya başladığından beri müzakerelerde sergilediği aldatmanın onlarca açık örneklerinden sadece birkaçıdır; bu nedenle Müslümanların, Amerika ile müzakereleri kesinlikle reddetmeleri gerekir.

İslam ümmetinin,Amerikalıların “Büyük Orta Doğu” olarak adlandırdıkları ve Afganistan ile Pakistan'ı da kapsayan bölgedeki tüm Amerikan askeri yapısına karşıcihat ilan edilmesini talep etmesi gerekir. Çünkü Amerika, askeri üslerden oluşan güvenlik altyapısı, büyükelçilik maskesine bürünmüş casus istasyonları ve Amerikan ordusunun giriş yoluna ihtiyacı olduğunda ek üsler ve temel lojistik destek sağlayan Müslümanların başındaki hain yöneticiler olmasaydı, ülkemizin herhangi bir yerinde aslan geniş çaplı operasyonlar gerçekleştiremezdi. İslam ümmeti, 2001’de Afganistan’da, 2003’te Irak’ta, 2023’ten beri Gazze’de ve şimdi de İran’da olmak üzere Amerikan yılanı tarafından defalarca ısırılmıştır; bu bariz örnekler, on yıllardır süren aşağılanma dönemlerinde yaşanan onlarca örneklerden sadece birkaçıdır.

İslam ümmeti, Amerika’nın askeri yapısını parçalamaya yönelik herhangi bir askeri çatışmada Amerika’ya karşı muazzam bir avantaja sahiptir. Zira ümmetin orduları, ülkemizdeki her Amerikan varlığına ve aracına ulaşmak için kısa ve güvenli ulaşım hatlarına sahiptir. Amerika ise, doğu kıyısı ve Süveyş Kanalı ile batı kıyısı ile Hürmüz Boğazı arasındaki uzun ve açık deniz ulaşım hatları nedeniyle son derece zayıf bir konumdadır. Buna ek olarak Amerika'nın Avrupa'daki geleneksel müttefikleri onu terk ederken, Rusya ve Çin ise kendi nüfuzlarını genişletmek için Amerika'nın yok olmasını temenni etmektedirler. İslam ümmetine gelince; nitekim Allahu Teala, Gazze’deki uzun ve acı verici imtihan boyunca ümmetin dini konusunda idrak ettiği ve ona sımsıkı sarıldığı her şeyin ardından, onun halini değiştirmiştir. Zira Allahu Teala'nı fazlı sayesinde İslam ümmeti sessizce boyun eğmekten çıkmış olup şimdi o, bilinçli evlatları tarafında kendisine net ve odaklı bir yön verildiğinde, güçlü ve etkili bir şekilde seferber olacaktır.

İslam ümmetinin ordularının, ümmetin arzuladığı şeyi, yani Amerikan yılanını kendi merkezinden yok etmesi gerektiği ümmetin muazzam maddi imkanlarıyla iman, cihad, Allahu Teala’dan gelecek yardım ve şehadet arzusu temelinde savaşması da gerekir. Haçlı Amerika'ya, onun Batı'daki tabisi Yahudi varlığına ve Doğu'daki tabisi Hindu devletine gelince; onların hepsi de ümmete karşı, kırılgan, ikircikli ve sahte inançlar temelinde savaşıyorlar; bu da onların Müslümanlarla girecekleri herhangi bir savaşta iradelerinin zayıflığını ortaya koymaktadır.

Celil, Siyasi ve Basiretli Alim Ata İbn Halil Ebu Raşta liderliğindeki Hizb-ut Tahrir, Allah’ın indirdikleriyle yönetecek bir yönetimi ikame etmek için güç ve kuvvet ehlinden nusret talep etmektedir; haydi icabet edin ki böylece Allahu Teala'nın yardımıyla mazlumların yüzü mutlu olsun, hüzün gözyaşları sevinç gözyaşlarına dönüşsün ve ümmet ile onun nusret ehli de, Allahu Teala'nın rızasını ve genişliği yer ve gök kadar olan geniş cennetini kazansınlar. وَيَوْمَئِذٍ يَفْرَحُ الْمُؤْمِنُونَ * بِنَصْرِ اللَّهِ يَنْصُرُ مَنْ يَشَاءُ وَهُوَ الْعَزِيزُ الرَّحِيمُ “O gün Allah’ın zafer vermesiyle müminler sevinecektir. Allah, dilediğine yardım eder. O, mutlak güç sahibidir, çok merhametlidir.” [Rum 4-5]

Hizb-ut Tahrir Merkezi Medya Ofisi İçin Yazan
Musab Umeyr – Pakistan

Yorum Ekle

Gerekli olan (*) işaretli alanlara gerekli bilgileri girdiğinizden emin olun. HTML kod izni yoktur.

yukarı çık

SİTE BÖLÜMLERİ

BAĞLANTILAR

BATI

İSLAMİ BELDELER

İSLAMİ BELDELER