Salı, 11 Zilkâde 1447 | 2026/04/28
Saat: (Medine Saati İle)
Menu
ana menü
ana menü
Modern Dünyanın Buhranı

بسم الله الرحمن الرحيم

Haber - Yorum

Modern Dünyanın Buhranı

Haber:

Türkiye’nin Siverek ilçesinde 19 yaşında bir eski okul öğrencisi pompalı tüfekle okulda rastgele ateş açtı 16 kişi yaralandı, saldırgan olay yerinde intihar etti. Bu olaydan bir gün sonra Kahramanmaraş şehrinde 14 yaşında sekizinci sınıf öğrencisinin gerçekleştirdiği okul saldırısında ise 10 kişi öldü, 12 kişi yaralandı, saldırgan ise ölü olarak ele geçirildi.

 

Yorum:

Son dönemde Şanlıurfa’nın Siverek ilçesinde ve Kahramanmaraş’ta eğitim kurumlarına kadar sirayet eden şiddet olayları, toplumun vicdanında derin yaralar açmıştır. Öğrencilerin ve öğretmenlerin hedef alındığı bu saldırılar, sadece münferit birer asayiş vakası değil, aksine uzun süredir içten içe büyüyen bir *toplumsal yozlaşmanın* ve *sosyal çürümenin* somut birer tezahürüdür. Bu vahim tablo, bizi temel bir soruyla yüzleşmeye zorlamaktadır. İnsanlık neden bu denli bir toplumsal çöküşe sürüklenmektedir.

Sadece Türkiye’de değil, küresel ölçekte gözlemlenen bu sosyal çürüme ve ahlaki erozyonun temelinde, hayatın merkezinden İslami değerlerin ve Allah korkusunun çıkarılarak yerine tamamen maddeci bir anlayışın ikame edilmesi yatmaktadır. Laiklik temelli kapitalist sistem, insanı sadece para, menfaat, güç, zevk sarmalına hapsettiğinde sosyal çürüme dediğimiz değerlerin tükenmesi ile karşılaşırız. Değerleri tükenen insan için artık doğru ile yanlışın, iyi ile kötünün önemi yoktur.

İslami değerlerden arındırılmış laik bir eğitim ve hukuk sistemi, suçun sadece cezai müeyyidelerle engellenebileceği, güvenlikçi yaklaşımla suçlu ile mücadele edilebileceği yanılgısına düşmekte, asıl meselenin suç ile mücadele olduğu gözden kaçmaktadır.

Suç ile mücadele inanç ile, doğru fikir ve bakış açısı ile, güzel ahlak ile, toplumsal ilişkileri bozan yasalar yerine bu ilişkileri ıslah eden Allah’ın hükümlerini ikame etmek ile, insanları suç işlemeye iten sebepleri ortadan kaldırmak ile ve suç işlenmeden önce suçu önleyici tedbirler mekanizmalarını hayata geçirmekle olur.

Bir insanı kimsenin görmediği yerde kötülükten alıkoyacak olan şey, kalbindeki *Allah korkusu* ve *sorumluluk bilincidir*. Kur’an-ı Kerim’de buyurulduğu üzere:

وَمَنْ أَعْرَضَ عَنْ ذِكْرِي فَإِنَّ لَهُ مَعِيشَةً ضَنْك

"Kim de benim zikrimden yüz çevirirse, şüphesiz onun sıkıntılı bir hayatı olacaktır..." (Tâhâ 124)

Toplum Allah’ın koyduğu hudutlardan ve zikrinden uzaklaştıkça, modern dünyanın sunduğu özgürlük anlayışının sonucu hiçbir değere ve kurala bağlı kalmadan aşağıların aşağısı bir hayatla karşı karşıya kalmaktadır. Unutulmamalıdır ki insan kurallara bağlı olmak düşüncesiyle kalkınır. Kuralsızlık ilkelliğe yol açar. Alemlerin Rabbi olan Allah kuralsızlık nedeniyle geri kalıp ilkelleşen insanı seçkin bir hayata yükseltmek için İslami kurallar manzumesi olan dinini göndermiştir.

أَرَأَيْتَ مَنِ اتَّخَذَ إِلَهَهُ هَوَاهُ أَفَأَنْتَ تَكُونُ عَلَيْهِ وَكِيلًا أَمْ تَحْسَبُ أَنَّ أَكْثَرَهُمْ يَسْمَعُونَ أَوْ يَعْقِلُونَ إِنْ هُمْ إِلَّا كَالْأَنْعَامِ بَلْ هُمْ أَضَلُّ سَبِيلًا

“Gördün mü o heva ve hevesini ilâh edineni. Artık ona sen mi vekîl olacaksın. Gerçekten sen onların hakkı işitip anladıklarını mı sanıyorsun. Hayır onlar hayvanlar gibidir. Hatta hayvanlardan bile daha sapıktırlar.” (Furkan 43-44)

Toplumsal dokuyu bir arada tutan en güçlü bağ, karşılıklı sevgi, saygı ve "Emr-i bi'l-ma'rûf ve nehy-i ani'l-münker" (iyiliği emretmek, kötülükten sakındırmak) ilkesidir. Ancak bugün seküler yaşam biçiminin etkisiyle bu değerler erozyona uğramış, bireycilik zirve yapmıştır.

Eğitim sisteminde ahlakın ve edebin teknik bilgiden sonra gelmesi, hukukun ise sadece "kanunlara uygunluk" olarak görülüp "doğruluk ve adaletin" önemsiz görülmesi sosyal çürümeyi hızlandırmaktadır. İslami değerlerin hayattan soyutlanması toplumsal çöküntüye ve buhranlara zemin hazırlamaktadır.

Yaşanan bu acı olaylar bir uyarı niteliğindedir. Okullarımızı metal dedektörlerle ya da polisiye tedbirlerle değil, çocukların kalplerini Allah sevgisi ve Allah’a hesap verme bilinciyle doldurarak koruyabiliriz. Şiddetin ve yozlaşmanın panzehiri, modernizmin dayattığı haz odaklı yaşam değil, İslam’ın sunduğu istikamet üzere bir hayattır.

Sonuç olarak, Türkiye’nin ve dünyanın içinden geçtiği bu buhran dönemi, ancak *vahiyle barışık bir toplum yapısı* ve *Allah korkusunu merkeze alan İslam Nizamı* ile aşılabilir. Kurtuluş, yaratılış gayemize uygun bir yaşam sürmekte gizlidir.

Hizb-ut Tahrir Merkezi Medya Ofisi İçin Yazan
Remzi Özer

Yorum Ekle

Gerekli olan (*) işaretli alanlara gerekli bilgileri girdiğinizden emin olun. HTML kod izni yoktur.

yukarı çık

SİTE BÖLÜMLERİ

BAĞLANTILAR

BATI

İSLAMİ BELDELER

İSLAMİ BELDELER