Perşembe, 27 Zilkâde 1447 | 2026/05/14
Saat: (Medine Saati İle)
Menu
ana menü
ana menü

İngiltere ve Fransa, Hürmüz Boğazı'nda Amerika'nın Yapmaktan Aciz Kaldığını Yapabilecekler Mi?

İngiltere ve Fransa, Hürmüz Boğazı'nda Amerika'nın Yapmaktan Aciz Kaldığını Yapabilecekler Mi?

بسم الله الرحمن الرحيم

Haber - Yorum

İngiltere ve Fransa, Hürmüz Boğazı'nda Amerika'nın Yapmaktan Aciz Kaldığını Yapabilecekler Mi?

Haber:

İngiltere Savunma Bakanı John Healey, Hürmüz Boğazı'nın açılması görevine katılan ülkelerin 40'tan fazla savunma bakanıyla düzenlenen çevrimiçi zirve sırasında, koşullar elverdiğinde İngiltere'nin Hürmüz Boğazı'nın açılması için çalışmaya başlayacağını duyurdu. Ve şöyle dedi: “Müttefiklerimizle birlikte bu çok uluslu görev, savunma amaçlı, bağımsız ve güvenilir olacaktır.”

İngiltere’nin boğazın açılmasına katkısı kapsamında, mayın tespiti için insansız sistemler ve insansız hava araçlarına karşı savunma sistemlerine tahsis edilmek üzere 115 milyon Sterlinlik (155,53 milyon Dolar) yeni bir finansman desteği sağlanacaktır; bu arada Londra, bölgedeki gerilimin tırmanmasının ortasında, ticari deniz taşımacılığı sektörüne, seyrüsefer özgürlüğüne bağlılığı konusunda güvence vermeye çalışmaktadır.

Paket, deniz mayınlarını tespit etmek ve imha etmek için otonom sistemlerini, hava devriyeleri gerçekleştirmek üzere yüksek hızlı insansız botlar ve Typhoon avcı uçakları ile halihazırda Orta Doğu'ya doğru yola çıkmış olan hava savunma muhribi Dragon savaş gemisini içerecektir.

Fransa da aynı amaçla, uçak gemisi de dahil olmak üzere çeşitli silahlar sağlamaktadır.

Yorum:

İngiltere ve Fransa'nın, kendi yanlıları 40 ülkenin katılımıyla ortaya koydukları girişim, Amerika'nın daha önceki kanlı olaylar boyunca tekelinde tuttuğu bu bölgede Avrupalıların varlığını hissettirme çabası mesabesindedir; peki bu iki ülke, Amerika'nın şimdiye kadar başaramadığı bu zorlu görevde başarılı olabilecek mi?

Hürmüz Boğazı'nı açma görevinde başarı ya da başarısızlıktan daha önemli olan şey, bu görevde kimlerin rol oynadığının belirlenmesi değil midir?

Avrupalıların savaş boyunca ve ardından gelen ateşkesler boyunca Körfez'de yer almamış olması, Batı-Amerika-Avrupa ortak nüfuz alanında Avrupa güçlerinin eşi görülmemiş bir zayıflığını ifade etmektedir; dolayısıyla önemli olan, Avrupalıların sahneden uzak kalmaya devam etmemesi ve geç de olsa bu sürece dahil olmasıdır.

Avrupalı savaş gemilerinin Körfez'e yaklaşması bile, bu olaya ortak olmaya başladıkları anlamına gelmektedir; zira İngiltere, bu olaydan uzak durmanın bölgedeki siyasi nüfuzunu nihai olarak öldüreceğini anlamaktadır; bu nedenle en azından sembolik de olsa bir rol üstlenebilmek için elinden geleni yapmakta olup, Fransa da aynı şekilde davranmaktadır.

Avrupalıların bu yeni görevindeki en önemli şey, Amerika'nın kanatları altında olmamaktır; bu da Avrupa'nın tutumunun, Amerika'nın tutumundan açıkça bağımsız bir nitelik kazandığının ve bunun da ona bir değer ve ağırlık verdiğinin açığa çıkması içindir.

Eskiden “geç gelmek hiç gelmemekten iyidir” denirdi; işte Avrupalıların, dünyanın tüm bölgelerindeki ve özellikle de Körfez bölgesindeki çatışma olaylarına müdahale etmelerindeki dayanakları ve mantıkları budur.

Hizb-ut Tahrir Merkezi Medya Ofisi İçin Yazan
Ahmed El-Hutvânî

Yorum Ekle

Gerekli olan (*) işaretli alanlara gerekli bilgileri girdiğinizden emin olun. HTML kod izni yoktur.

yukarı çık

SİTE BÖLÜMLERİ

BAĞLANTILAR

BATI

İSLAMİ BELDELER

İSLAMİ BELDELER