- |
- İlk yorumlayan ol!
- yazı boyutu yazı boyutunu küçült Yazı boyutu büyüt
بسم الله الرحمن الرحيم
Haber-Yorum
Trump'ın İran'ın Nükleer Programı Üzerindeki Israrı!
Haber:
Beyaz Saray'ın Güney Bahçesi'nde gazetecilere yaptığı açıklamada, Çin 'e diplomatik bir ziyaret için yola çıkmadan önce Trump'a, “Amerikalıların mali durumunun” İran'la bir anlaşmaya varma isteğini ne kadar etkilediği soruldu, Trump ise “Hiç etkilemedi” diye yanıt verdi. Trump, şu eklemede bulundu: “İran hakkında konuşurken tek önemli olan şey şudur; onların nükleer silaha sahip olması mümkün değildir. Amerikalıların mali durumunu düşünmüyorum. Hiç kimseyi düşünmüyorum. Sadece tek bir şey düşünüyorum: İran'ın nükleer silaha sahip olmasına izin vermemiz mümkün değildir. Hepsi bu kadar.” Şöyle devam etti: “Her Amerikalı bunu anlar.” (Sky News Arabia)
Yorum:
Trump'ın ağzından çıkan bu sözler, İslam ümmetinden duydukları şiddetli korkuya delalet etmektedir; zira bu açıklamalar, yönetiminin üyelerinin lisanı üzerinden de tekrarlanmıştır; çünkü Savaş Bakanı Hegseth daha önce şöyle demişti: “İran gibi, peygamberi İslamist hezeyanlara saplanmış çılgın rejimler nükleer silaha sahip olamaz.” Trump da, İran'ın nükleer silaha sahip olmasına izin vermemek için Amerikalıların mali durumunu bir kenara bırakmakta ve hiç kimseyi düşünmemektedir; onun için tek önemli olan şey bu.
Trump, kendini dünyanın polisi olarak görmekte, kibirli tavrıyla istediğini yapabileceğini sanarak emretmek ve nehyetmek istediği gibi istediğini istediği kişiye dayatmak istemekte, dünyanın en güçlü ordusuna sahip olmakla övünmektedir; hatta gururu onu, Venezuela Devlet Başkanı’nı kaçırmaya kalkışacak kadar ileri götürmüştür. Ayrıca başka ülkeleri ABD’ye ilhak etmekle tehdit etmiş ve dünyaya hükmetmek zihniyetiyle hareket ederek dünyanın birçok ülkesiyle gümrük tarifeleri savaşına girmiştir.
Trump, İran’ın sadece Amerika’nın yörüngesinde dönmesiyle yetinmeyip İran’ın, emrine itaat eden ve yasakladığından kaçınan ajan bir devlet olmasını istemektedir. Bu yüzden ona karşı son savaşı açtı ancak özellikle İran’daki birinci ve ikinci kademe liderlerin öldürülmesinden sonra bile istediğini gerçekleştirememiş gibi görünmektedir.
Belki de bugün işlerin geldiği nokta, İran liderlerini İslam ümmetinin safında yer almaya ve Nübüvvet Minhacı üzere İkinci Hilafeti kurmak için çalışanlara destek vermeye sevk edebilir ki böylece dünya ve ahiret izzetine ve Allah’ın çok büyük bir rızasına nail olabilsinler.
Hizb-ut Tahrir Merkezi Medya Ofisi İçin Yazan
Halife Muhammed – Ürdün



