Pazartesi, 01 Zilhicce 1447 | 2026/05/18
Saat: (Medine Saati İle)
Menu
ana menü
ana menü
Washington’daki Müzakereler: Lübnan Ateşkes İstiyor, Yahudi Varlığı İse Katliama Devam Ediyor!

بسم الله الرحمن الرحيم

Haber-Yorum

Washington’daki Müzakereler: Lübnan Ateşkes İstiyor, Yahudi Varlığı İse Katliama Devam Ediyor!

 

Haber:

Amerika, Washington’da Lübnan ile Yahudi varlığı arasında gerçekleşen görüşmeleri “verimli ve olumlu” olarak nitelendirdi ve görüşmelerin ertesi gün de devam edeceğini doğruladı. Lübnanlı yetkililer ateşkes sağlanmasını, işgal güçlerinin çekilmesi için bir takvim belirlenmesini ve Lübnanlı tutukluların serbest bırakılmasını talep etti. Buna karşılık ilan edilen ateşkese rağmen iki taraf arasındaki saldırılar durmadı. Nitekim Lübnan Sağlık Bakanlığı verileri, mart ayının başından bu yana aralarında kadınlar, çocuklar ve sağlık görevlilerinin de bulunduğu 2896 kişinin hayatını kaybettiğine ve yaklaşık 1,2 milyon Lübnanlının ise evlerinden edildiğine işaret etmektedir. (Reuters, 14 Mayıs 2025)

Yorum:

“Verimli ve olumlu!”… Washington, kendi topraklarında gerçekleşen ve çocukları öldürmeye devam eden işgalci ile bu öldürmenin durdurulmasını talep eden bir devlet arasında yürütülen görüşmeleri böyle nitelendirdi! Amerika’nın Lübnanlıların kanından hasat ettiği şey nasıl verimli olabilir? Bombardıman sesleri eşliğinde yürütülen müzakereler, nasıl olumlu olabilir?!

Net bir şekilde söylenmesi gereken hakikat şudur: Amerika bir arabulucu değildir, aksine bu savaşta asıl bir taraftır. Zira Yahudi varlığına silah, siyasi koruma ve uluslararası meşruiyet sağlayan; ardından da “barışın hamisi” sıfatıyla müzakere masasına oturan bizzat Amerika’dır’ Dolayısıyla bu, ustaca yönetilen bir tiyatro oyunudur; zira kurban sahnede kan kaybederken, cellat ise kulislerde oturmakta ve yönetmen de alkışlayarak sahneyi olumlu olarak nitelendirmektedir.

Sahneyi daha da acı kılan şey, Lübnanlı müzakerecinin, ateşi alevlendirenden ateşkes talep etmek için Washington’a gitmesidir! Zira Başbakan Nevvaf Selam, ülkesine karşı yürütülen savaşı finanse eden devletin başkentinde müzakere için temeller koymaktadır. Bu nasıl bir çelişkidir? Nasıl bir aşağılanmadır? Tıpkı koyunu baştan salan o olduğu halde, ondan kurttan koyunları yemeyi bırakmasını dilenmek gibidir!

Bu “olumlu görüşmeler” devam ettiği bir zamanda, 1,2 milyon Lübnanlı barınacak bir yer bulamamakta, ölü sayıları artmaya devam etmekte ve bu sayılar, uluslararası hukukun koruması altında olması gereken kadınları, çocukları ve sağlık görevlilerini de kapsamaktadır. Uluslararası hukuk hani nerede? Peki onu uygulayan kim? Bu sadece zayıflara uygulanıyor; güçlüler ise kanunları yapıyorlar ve kendilerini onlardan muaf tutuyorlar.

Lübnan’ın kurtuluşu Washington’ın salonlarından, Lahey mahkemelerinden ya da Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin kuru beyanlarından gelmeyecektir. Zira bu platformlar, hegemonyayı süsleyen ve onun ömrünü uzatan bir dekordan başka bir şey değildir. Bu yüzden Lübnan’ın ve tüm bölgenin kurtuluşu, ancak ümmetin orduları bağımlılık zincirlerinden kurtulup mazlumlara yardım etmek için ayağa kalktığında mümkün olacaktır; işte sadece o zaman müzakereler konu dışı olacaktır; çünkü güç dengesi artık adalet lehine değişecektir.

وَلَن يَجْعَلَ اللَّهُ لِلْكَافِرِينَ عَلَى الْمُؤْمِنِينَ سَبِيلاً “Allah, müminlerin aleyhine kâfirlere hiçbir yol vermez.” [Nisa 141]

Hizb-ut Tahrir Merkezi Medya Ofisi İçin Yazan
Muhammed Nasır - Kuveyt

Yorum Ekle

Gerekli olan (*) işaretli alanlara gerekli bilgileri girdiğinizden emin olun. HTML kod izni yoktur.

yukarı çık

SİTE BÖLÜMLERİ

BAĞLANTILAR

BATI

İSLAMİ BELDELER

İSLAMİ BELDELER