- |
- İlk yorumlayan ol!
- yazı boyutu yazı boyutunu küçült Yazı boyutu büyüt
بسم الله الرحمن الرحيم
Haber-Yorum
Sessiz Kınamalar ve Tekrarlanan Saldırılar
Gazze, Kuşatma ile Hayal Kırıklığı Arasında!
Haber:
Organizatörlerin vurguladıklarına göre, geçen hafta kuşatma altındaki Gazze Şeridi'ne yardım taşımak üzere Türkiye'den denize açıldıktan sonra Küresel Sumud Filosu'na, pazartesi günü uluslararası sularda işgal güçleri tarafından düzenlenen saldırıya yönelik Arap ve uluslararasından peş peşe kınamalar geldi. Bu saldırı; işgal ordusunun, Gazze Şeridi kıyılarına doğru yol almakta olan Küresel Sumud Filosu'nu Yunanistan'ın Girit Adası'nın batısında korsanvari bir şekilde ele geçirmesinden iki hafta sonra gerçekleşti. İşgal o dönemde filodaki aktivistleri gözaltına almış ve ardından da sınır dışı etmişti. (El Arabi El Cedid)
Yorum:
Son yaşanan olaylar, Gazze’nin sadece kuşatılmış bir bölge olmadığını; aksine İslam ümmetinin zulüm ve zorbalık karşısındaki direnişinin bir sembolü olduğunu bir kez daha kanıtlamıştır. Yahudilerin Sumud Filosu'na yönelik saldırısı sadece askeri bir saldırganlık değildir; aksine Yahudilerin baskıya dayalı siyasetinin somut bir göstergesi ve Filistinlileri aşağılamayı ve iradelerini kırmayı hedefleyen planların bir uzantısıdır
Bu saldırıyı korsanlık ve haydutluk olarak nitelendiren Erdoğan da dahil olmak üzere Müslümanların başındaki yöneticilerin resmi tutumları, sahada hiçbir gerçek etkisi olmayan, sadece şekli bir tavır sergileme çabasından öteye geçememesi esef vericidir. Aynı durum, halklarımızın gözüne kum serpmek ve iradelerini uyuşturmak için sadece kınamakla yetinen Müslümanların başındaki diğer yöneticiler için de geçerlidir.
Ancak açık ve net olan gerçek şudur ki, Gazze ne filolarla ne de kınamalarla kurtarılacaktır. Gazze’nin gerçek bir kurtuluşa ihtiyacı vardır; saldırganların karşısında kararlılıkla duran güçlü ordulara ihtiyacı vardır; İslam ümmetinin, kaybettiği birliği ve itibarını yeniden kazanmak, ümmetin haysiyetini ve onurunu geri kazanmak için ortak bir çaba göstermesine ihtiyacı vardır.
Köklü çözüm, görüşmelerde veya açıklamalarda değil; aksine İslam ümmetini muvahhid ruhuna geri döndürmekte ve Gazze ve genel olarak Filistin de dahil olmak üzere işgal altındaki toprakları Müslümanların bağrına geri döndürmek için çalışmakta yatmaktadır. Bu ise dayanışma ruhunun geri kazanılmasını ve Müslümanların birliğini pekiştirip haklarını koruyacak zirve ve tacın sembolü olan Hilafetin yeniden tesis edilmesini de kapsayacak şekilde bütünleştirici ümmet projesinin canlandırılmasını gerektirmektedir.
Bugün Gazze ve tüm Filistin, ümmetin azminin gerçek bir imtihanıdır. Şüphesiz tek başına direniş yeterli olmadığı gibi şekli tutumlar da hiçbir şey gerçekleştirmeyecektir. Aksine gerekli olan; ciddi bir çalışma, Müslümanların birleştirilmesi, toprakları ve kutsalları savunmak için orduların hazırlanmasıdır. Gazze'ye yardım etmenin gerçek yolu işte budur; zira bu yol, ümmeti bir araya getirecek, ona izzetini ve milletler arasındaki konumunu yeniden kazandıracak olan bir yoldur.
Hizb-ut Tahrir Merkezi Medya Ofisi İçin Yazan
Abdulazim Haşlemon



