Cuma, 01 Rebiu’l Evvel 1448 | 2026/08/14
Saat: (Medine Saati İle)
Menu
ana menü
ana menü
Müslümanların Başındaki Yöneticiler, İslam Ümmetinin Sorunlarına Zerre Kadar Değer Vermiyorlar

بسم الله الرحمن الرحيم

Haber-Yorum

Müslümanların Başındaki Yöneticiler, İslam Ümmetinin Sorunlarına Zerre Kadar Değer Vermiyorlar

Haber:

Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri António Guterres Çarşamba günü, bölünmüş adanın her iki tarafının liderleri ve üç garantör ülkenin temsilcilerinin katılımıyla Kıbrıs uyuşmazlık dosyasını ele almak için yeni görüşmeler yapılacağını duyurdu ve Guterres, bir tarih belirtmeksizin, "Her iki taraf ve garantör ülkeler arasında, uygun bir hazırlıkla birlikte 5+1 formatında bir toplantı düzenlenmesi konusunda uzlaşı sağlandığını" söyledi. Görüşmelere Kıbrıs ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti liderlerinin yanı sıra Yunanistan, Türkiye ve Birleşik Krallık temsilcilerinin de katılacağını belirtti ve uluslararası alanda tanınan ve nüfusunun çoğunluğunu Rum Kıbrıslıların oluşturduğu Kıbrıs Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Nikos Hristodulidis’in yaptığı açıklamayı memnuniyetle karşıladı. Ayrıca 2017’deki görüşmelerin çöküşünden bu yana “Kıbrıs sorununun özüne” ilk kez değinildiğini belirterek iyimserliğini ifade etti. (Ajanslar)

Yorum:

Kıbrıs Adası, üçüncü Halife Osman ibn Affan Radıyallahu Anh döneminde Müslümanlar tarafından fethedilen İslam beldelerinden biridir; dolayısıyla o, Filistin, Irak, Mısır ve Şam beldesi gibi zorla fethedilmiş olmasından dolayı haraci bir topraktır; bu yüzden bu toprakların bir karışından bile feragat edilmesi caiz değildir; o yani Kıbrıs şu anda, adada iki askeri üssü bulunan İngiltere’nin nüfuzu altındadır; zira İngiltere, Müslümanların Avrupa’da İslam’ı yayma görevlerini yerine getirmelerini engellemek amacıyla Osmanlı Hilafet Devleti'nin yıkılmasının ardından adayı işgal etmiştir. İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra yükselişe geçen Amerika, bağımsızlık ve halkların özgürlüğü sloganı altında eski Avrupa sömürgeciliğini tasfiye ederek onun yerini almıştır; nitekim Amerika, Mısır, Şam beldesi ve Irak’tan sömürgeci İngilizleri çıkarmış ve kendi fikirlerini ve duygularını taşıyan ajanlarını iktidara getirmek ya da Birleşmiş Milletler gibi araçları yoluyla onun yerini kendisi almıştır.

Bu nedenle Müslümanların sorunları, büyük güçler arasında bir halat çekme oyununa dönüşmüş ve Birleşmiş Milletler, müdahil olduğu tek bir sorunu bile çözmeyi başaramamıştır; bilakis aksine; bakın işte Sudan, kuzey, güney ve Darfur bölgesi olarak parçalanmış durumda olup onun öncesinde de Filistin meselesi, Cezayir ile Fas arasındaki Batı Sahra meselesi, Doğu Türkistan meselesi, Burma ve Bosna-Hersek meseleleri vardı... Şimdi ise görünen o ki Amerika, aracı Birleşmiş Milletler yoluyla Kıbrıs Adası’nda İngiltere’nin geri kalan nüfuzunu ortadan kaldırmak istemektedir; Müslümanlar için ise Avrupa’nın ya da Amerika’nın nüfuzuna boyun eğmeleri arasında bir fark yoktur; bu nedenle Müslümanların inisiyatifi yeniden ele almaları ve sorunlarını kendilerinin çözmeleri gerekir; çünkü düşmanları onlar hakkında bir anlaşma ve zimmet gözetmezler. Zira Allahu Teala şöyle buyurmuştur: مَّا يَوَدُّ الَّذِينَ كَفَرُوا مِنْ أَهْلِ الْكِتَابِ وَلَا الْمُشْرِكِينَ أَن يُنَزَّلَ عَلَيْكُم مِّنْ خَيْرٍ مِّن رَّبِّكُمْ وَاللَّهُ يَخْتَصُّ بِرَحْمَتِهِ مَن يَشَاءُ وَاللَّهُ ذُو الْفَضْلِ الْعَظِيمِ(Ey iman edenler!) Ehl-i Kitaptan kâfirler ve putperestler de Rabbinizden size bir hayır indirilmesini istemezler. Halbuki Allah rahmetini dilediğine verir. Allah büyük lütuf sahibidir.” [Bakara 105]

İşte Hizb-ut Tahrir sizleri, Birleşmiş Milletler'in serabının peşinden gitmek yerine Nübüvvet Minhacı üzere Hilafet Devleti'ni kurmak için dünya ve ahiret hayrına davet etmektedir. يَحْسَبُهُ الظَّمْآنُ مَاء حَتَّى إِذَا جَاءهُ لَمْ يَجِدْهُ شَيْئاًSusamış kimse su zanneder; sonunda gelip ona ulaşınca orada bir şey bulamaz.” [Nisa 39]

Ey Müslüman orduları: Suçlu Amerika’nın, birbirlerini vurmaları için Müslüman güçleri kullanarak neler yaptığını gördünüz; zira İran’ı vurmak için Körfez'deki Ruveybida yöneticileri kullanmış ve Körfez'deki Amerikan üslerini korumak için de Pakistan ordusunu kullanmıştır; Gazze ise üç yıldır soykırım savaşına maruz kalmakta ama ona yardım etmek için harekete geçmemektedirler; bu nedenle sizin göreviniz; sorunlarımızı kendi başımıza çözmemiz, Filistin başta olmak üzere işgal altındaki Müslüman beldelerimizi özgürleştirmemiz, İslam ülkeleri arasındaki yapay sınırları kaldırmamız, İslam'ı tüm dünya halklarına taşımamız ve kıyamet gününde emaneti tebliğ ettiğimize dair insanlığa şahitler olmamız için İslam'ı yönetime taşımak için halkına asla yalan söylemeyen lider olan Hizb-ut Tahrir'e nusret vermenizdir. Nitekim Allahu Teala şöyle buyurmuştur: وَكَذَلِكَ جَعَلْنَاكُمْ أُمَّةً وَسَطاً لِّتَكُونُواْ شُهَدَاء عَلَى النَّاسِ وَيَكُونَ الرَّسُولُ عَلَيْكُمْ شَهِيداًİşte böylece sizin insanlığa şahitler olmanız, Resul’ün de size şahit olması için sizi vasat bir ümmet kıldık.” [Bakara 143]

Hizb-ut Tahrir Merkezi Medya Ofisi İçin Yazan
Abdullah Abdulhamid – Irak

Yorum Ekle

Gerekli olan (*) işaretli alanlara gerekli bilgileri girdiğinizden emin olun. HTML kod izni yoktur.

yukarı çık

SİTE BÖLÜMLERİ

BAĞLANTILAR

BATI

İSLAMİ BELDELER

İSLAMİ BELDELER