Pazartesi, 18 Rebiu’l Evvel 1448 | 2026/08/31
Saat: (Medine Saati İle)
Menu
ana menü
ana menü
Haberlere Bakış

بسم الله الرحمن الرحيم

Haberlere Bakış

30/08/2026

* Azerbaycan Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı, Bişkek'te yapılacak zirveye katılacak…

Kırgız cumhurbaşkanının basın servisine göre, toplantılara Belarus Cumhurbaşkanı Alexander Lukashenko, Hindistan Başbakanı Narendra Modi, İran Cumhurbaşkanı Masud Pezeshkian, Kazakistan Cumhurbaşkanı Qassym-Jomart Tokayev, Çin Cumhurbaşkanı Xi Jinping, Pakistan Başbakanı Şahbaz Sharif, Rusya Cumhurbaşkanı Vladimir Putin, Tacikistan Cumhurbaşkanı Emomali Rahmon, Özbekistan Cumhurbaşkanı Shavkat Mirziyoyev, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, Ermenistan Başbakanı Nikol Pashinyan, Moğolistan Cumhurbaşkanı katıldı Ukhnaaqiyn Khurelsukh, Togo Cumhuriyeti Bakanlar Kurulu Başkanı For Essozimna Gnassingbe, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdogan, Laos Halk Demokratik Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Thonglun Sisulit, Vietnam Başkan Yardımcısı Vo Thi Anh Huan Huan ve Mısır Başbakan Yardımcısı Hossein Issa katılacak.

Uluslararası kuruluşlar, SCO Genel Sekreteri Nurlan Yermekbayev, SCO Bölgesel Terörle Mücadele Yapısı İcra Komitesi Direktörü Ularbek Sharsheev, BM Genel Sekreteri Antonio Guterres, CIS Genel Sekreteri Sergei Lebedev, CSTO Genel Sekreteri Taalatbek Masadikov, ECC Yönetim Kurulu Başkanı Bakikjan Sagintayev ve Asya'da Etkileşim ve Güven Artırma Önlemleri Konferansı Genel Sekreteri Kairat Saribai tarafından temsil edilecek.

Devlet başkanları, uluslararası ve bölgesel gündemdeki güncel konuları, örgütün gelecekteki gelişimi için öncelikli alanları ve siyasi, ticaret-ekonomik, ulaşım ve lojistik, dijital, çevre, kültürel-insani alanlarda işbirliğinin derinleşmesi perspektiflerini tartışacaktır.

Yaklaşan zirve, Kırgızistan'ın 2025-2026 yıllarında ŞİÖ başkanlığının ana final etkinliği olacak ve "ŞİÖ'nün 25 yılı: Sürdürülebilir Barış, Kalkınma ve Refah İçin Birlikte" sloganıyla gerçekleştirilecek.

Başkent Bişkek, Şanghay İşbirliği Örgütü’nün kuruluşunun 25. yıldönümü vesilesiyle bir zirveye ev sahipliği yapacak. Yıllık zirve sırasında devlet başkanlarının, örgütün 25 yıllık faaliyetlerinin bilançosunu gözden geçirmeleri ve önümüzdeki aşamada en öne çıkan işbirliği alanlarını görüşmeleri beklenmektedir.

Şanghay İşbirliği Örgütü'nün tarihi, Çin, Rusya, Kazakistan, Kırgızistan ve Tacikistan'ın Şanghay Beşlisi'ni kurduğu 1996 yılına kadar uzanmaktadır. Bugün Şanghay İşbirliği Örgütü’ne tam üye olan on ülke şunlardır: Kırgızistan, Kazakistan, Çin, Rusya, Tacikistan, Özbekistan, Hindistan, Pakistan, İran ve Beyaz Rusya. Şanghay İşbirliği Örgütü’nün üye sayısındaki bu genişleme, örgütün coğrafi kapsamının genişlediğini ve Avrasya’daki siyasi, ekonomik ve güvenlik meselelerini ele almak için önemli çok taraflı bir platforma dönüştüğünü göstermektedir.

Nitekim Amerika, Rusya’nın Ukrayna savaşı nedeniyle zayıflamasının, Orta Asya ülkelerinin liderlerine çok yönlü bir politika izlemek için daha geniş bir alan sağladığının farkındadır. Bu yüzden Amerika, Orta Asya’nın vaftiz babası olarak seçtiği Azerbaycan’ın bu tür toplantılara katılmasını sağlayarak, Rusya’nın zayıflamasından faydalanıp Orta Asya ülkelerini kendi politikalarını kabul ettirmesi için çalışmasını istemektedir. Bu minvalde Amerika, önce Kazakistan ve Özbekistan’dan başlamak istemektedir. Zira bu iki ülke, sadece Çin’e bağımlı kalmayıp, aynı zamanda Batılı ülkelerle işbirliği yaparak ekonomik alanda dengeyi korumaya çalışmaktadır. Tüm bunlara rağmen örgütün ana güvenlik faaliyeti, terör, aşırılıkçılık ve ayrılıkçılıkla mücadele gerekçesi altında İslam’a ve Müslümanlara karşı mücadeleye odaklanacaktır. Başka bir deyişle, Şanghay İşbirliği Örgütü hâlâ esas olarak iç güvenlik meselelerine odaklanan bir örgüt olmaya devam edecektir.

En önemlisi İslam ümmetinin, gerek bu örgüt, gerekse İslam’a ve Müslümanlara düşman diğer örgütlerinden kurtulmanın tek yolunun, İslam’a ve onun hükümlerine dönmek olduğunu idrak etmesidir.

* "Konuşmamda da belirttiğim gibi, ne yazık ki burada çalışırken Zangezur koridorunun açılışını göremedim. Ve dünyanın neresinde olursam olayım, dünyanın ilk gelip oradan geçen ilk kişilerden biri olmak istiyorum."

Bu, Türkiye'nin Nahçivan'daki Başkonsolosu Asip Kaya tarafından gazetecilerle yapılan bir röportajda belirtildi.

Başkonsolos sonra, "Sana söz veriyorum. Umarım bu hikayeyi yakında birlikte görebiliriz. Bir kez daha, Nahçivan'dan tüm kardeşlerimize, burada faaliyet gösteren tüm devlet kurumlarının ve diğer kuruluşların başkanlarına ve çalışanlarına son dört yılda verdikleri destek için teşekkür etmek isterim."

Bilindiği üzere gibi Zangezur güzergâhı, enerji ulaşım kaynaklarının çeşitlendirilmesi açısından özellikle Özbekistan olmak üzere Orta Asya ülkeleri için önemlidir; özellikle de Ukrayna savaşı ve altyapıyı hedef alan saldırılar nedeniyle Rusya’dan ithal edilen petrol ürünlerinin tedarikinde yaşanan istikrarsızlık göz önüne alındığında, alternatif güzergâhlara olan ihtiyaç giderek artmaktadır.

Uluslararası Hazar Ötesi Ulaşım Koridoru (Orta Koridor); Orta Asya'yı Hazar Denizi, Azerbaycan, Kafkasya ve Türkiye üzerinden Avrupa pazarlarına bağlama fırsatlarını genişletmektedir. Zengezur Koridoru'nun hayata geçirilmesi halinde, Kafkasya'daki bu ulaşım ağının imkanları daha da genişleyecektir.

Bu yüzden Hazar Ötesi koridorlar ve Zengezur Koridoru aracılığıyla Doğu ile Batı arasındaki bağların güçlendirilmesi, ABD açısından stratejik olarak kabul edilmektedir; Ayrıca Trump'ın Zengezur Koridoru çevresindeki yeni uluslararası barış ve refah sürecinin mekanizması, ABD'nin bölgedeki katılımını artıracak ve Rusya'nın nüfuzunun zayıflatılmasını sağlayacaktır.

Sonuç olarak Türkiye’nin de dış politikada Amerikan çizgisinde hareket ettiğini göz önünde bulundurduğumuzda, Türkiye'nin Nahçivan'daki Başkonsolosu Asip Kaya’nın bu açıklamasını, Türkiye’nin Amerikan projesine destek vermesi şeklinde okumak yanlış olmayacaktır. Bu da gösteriyor ki başta Gazze olmak üzere dünyanın dört bir tarafında zulmün her çeşidine maruz kalan mazlum Müslümanları görmezden gelen bu ajan yöneticiler; mesele efendileri ve kıbleleri Amerika olduğunda, açıklama şeklinde bile olsa hiçbir fırsatı kaçırmıyorlar. Allah onları kahretsin, ne kadar da kötü hüküm veriyorlar.

Müslümanların maslahatı açısından bakacak olursak, her türlü ekonomik ve siyasi ilişki, bağımlılığa değil, bağımsızlığa ve ümmetin maslahatına hizmet etmesi gerekir. Nitekim Allahu Teala şöyle buyurmuştur: وَلَنْ يَجْعَلَ اللَّهُ لِلْكَافِرِينَ عَلَى الْمُؤْمِنِينَ سَبِيلًا “Muhakkak ki Allah kafirler için müminler aleyhine asla bir yol (sulta) kılmayacaktır!” [Nisa 141]

Hizb-ut Tahrir Merkezi Medya Ofisi İçin Yazan
Ramazan Ebu Furkan

Yorum Ekle

Gerekli olan (*) işaretli alanlara gerekli bilgileri girdiğinizden emin olun. HTML kod izni yoktur.

yukarı çık

SİTE BÖLÜMLERİ

BAĞLANTILAR

BATI

İSLAMİ BELDELER

İSLAMİ BELDELER