Pazartesi, 18 Rebiu’l Evvel 1448 | 2026/08/31
Saat: (Medine Saati İle)
Menu
ana menü
ana menü
Günah ve Düşmanlık Üzere İşbirliği!

بسم الله الرحمن الرحيم

Haber - Yorum

Günah ve Düşmanlık Üzere İşbirliği!

Haber:

Suriye ve Ürdün, Cuma günü, iki ülke arasındaki iş birliği ve koordinasyon ile askeri deneyim alışverişini güçlendirme yollarının görüştü. Suriye Savunma Bakanlığı'nın X platformu üzerinden yayınladığı açıklamaya göre bu gelişme, Suriye Ordusu Askeri Polis Komutanı Tuğgeneral Abdulkadir El-Tahuş'un Ürdün'e yaptığı ziyaret sırasında gerçekleşti. Bakanlık, El Tahuş'a, Uluslararası İşbirliği Dairesi Başkanı Albay Ahmed Said İsa ve bir dizi subayın eşlik ettiğini belirtti.

Ziyaret sırasında El-Tahuş, Ürdünlü mevkidaşı Tuğgeneral Abdülkerim El-Sebile ile bir araya geldi ve iki ülke arasında işbirliği, koordinasyon ve askeri deneyim alışverişinin güçlendirilmesinin yollarını görüştü. Açıklamada, Suriye heyetinin Ürdün’e yapacağı ziyaretin süresi belirtilmedi veya görüşmelerde ele alınan askeri işbirliği alanları hakkında ek ayrıntılar da verilmedi.

Son dönemde Suriye-Ürdün ilişkileri, iki ülke arasındaki işbirliği ve koordinasyon alanında kayda değer bir gelişmeye tanık olmuştur; bu gelişme, enerji, su, ulaşım, ticaret, eğitim ve sivil havacılık sektörlerinin yanı sıra ortak ilgi alanına giren bölgesel meseleleri de kapsamaktadır. (AA)

Yorum:

Ürdün’deki rejimin, “ortak ilgi alanına giren bölgesel meseleler”e karşı yürüttüğü kanlı savaşların ardından –ki bu savaşlar, mübarek topraklardaki mazlum kardeşlerinin aleyhine, maymun ve domuz kardeşlerine destek ve koruma sağlamaktan başka bir şey değildi!– 2013 yılında, küresel terörün hamisi Amerika başta olmak üzere kâfir devletlerin liderliğinde MOC (Müşterek Operasyon Merkezi) odasının kurulmasının ardından istihbarat rolünün devamı olarak, Ürdün, Şam’daki Müslüman devrimini ortadan kaldırmayı planlayan diğer Arap ülkeleriyle birlikte bu operasyonların “mutfağı” rolünü üstlendi. Ürdün’ün şu andaki rolü ise, Amerika’nın emirlerine uyarak bu askeri ve istihbarat deneyimlerini Suriye ordusundaki meslektaşlarına aktarmak ve sözde “ortak ilgi alanına giren bölgesel meseleleri” korumaktır!

Toprakları iliklerine kadar ihlal edilmiş olmasına rağmen rejimin egemenlik iddiasında bulunması eşi benzeri görülmemiş bir küstahlıktır ki bunun sonuncusu Suriye Dışişleri Bakanı Esad eş-Şeybani'nin Mossad Başkanı ile görüşmesi de değildir; nitekim rejim, Ürdün topraklarında gazaba uğramışların işlediği suçlar karşısında başını dahi dışarı çıkaramaz ve tek bir kelime bile edemezken, kalkıp böbürlenerek yiğit bir komutan rolüne bürünmesi ve Müslümanların topraklarında gazaba uğramışlara karşı güya sergilediği gövde gösterilerini ve maharetlerini onlara öğretmek istemesi tam bir küstahlık ve alçaklıktır!

Ayrıca bakın işte Yahudiler Suriye’de diledikleri gibi gezip dolaşıyorlar; peki onları oradan çıkarmak konusundaki bu deneyimler hani nerede; yoksa bu deneyimler, Yahudiler karşısında teslimiyet ve ihanetten başka bir şey değil midir?! Ortak tehlikelere karşı mücadele böyle mi olur?! Yaptıklarınızdan dolayı Allah sizi kahretsin! Nitekim Allah’ın Rasulü Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuştur: إِذَا لَمْ تَسْتَحْيِ فَاصْنَعْ مَا شِئْتَ “Utanmıyorsan dilediğini yap!” Vallahi siz tam da bu durumdasınız; kendi cildinizden olan evlatlarınıza karşı gösterdiğiniz dışında ne bir hayânız ne de bir adamlığınız kaldı; öyleyse Allah'tan gelecek bir gazaba hazır olun!

Yahudiler, bu rejimlerin kuruluş amaçlarına uygun işlevlerini tam olarak yerine getirdiklerinden emin olduklarından dolayı Müslümanlara yaptıkları şeylere cüret etmektedirler.

Ey Müslümanların evlatları, ey Müslümanların orduları, ey Müslümanların namusu için hâlâ içinde bir nebze olsun kıskançlık taşıyanlar : İslam’ın size farz kıldığı göreviniz, tek bir devlet, yani Hilafet Devleti altında birleşmenizdir; işte o zaman Vallahi, Yahudiler, efendileri ve onların etrafında toplananlar, şaşırtıcı bir akıbet göreceklerdir! Allah’ın Rasulü Sallallahu Aleyhi ve Sellem doğru söylemiştir: لَيَبْلُغَنَّ هَذَا الْأَمْرُ مَا بَلَغَ اللَّيْلُ وَالنَّهَارُ، وَلَا يَتْرُكُ اللهُ بَيْتَ مَدَرٍ وَلَا وَبَرٍ إِلَّا أَدْخَلَهُ اللهُ هَذَا الدِّينَ “Muhakkak ki, bu iş (bu dinin hakimiyeti) gece ve gündüzün ulaştığı yerlere ulaşacaktır. Allah ne bir kerpiç ev ne de bir keçe çadır bırakmayacak; bu dini ona dahil edecektir.” Allahu Teala şöyle buyurmuştur: قَاتِلُوهُمْ يُعَذِّبْهُمُ اللَّهُ بِأَيْدِيكُمْ وَيُخْزِهِمْ وَيَنصُرْكُمْ عَلَيْهِمْ وَيَشْفِ صُدُورَ قَوْمٍ مُّؤْمِنِينَ “Onlarla savaşın ki, Allah sizin ellerinizle onları cezalandırsın; onları rezil etsin; sizi onlara galip kılsın ve mümin toplumun kalplerini ferahlatsın.” [Tevbe 14]

Hizb-ut Tahrir Merkezi Medya Ofisi İçin Yazan
Abdullah Abdurrahman

Yorum Ekle

Gerekli olan (*) işaretli alanlara gerekli bilgileri girdiğinizden emin olun. HTML kod izni yoktur.

yukarı çık

SİTE BÖLÜMLERİ

BAĞLANTILAR

BATI

İSLAMİ BELDELER

İSLAMİ BELDELER