Perşembe, 21 Rebiu’l Evvel 1448 | 2026/09/03
Saat: (Medine Saati İle)
Menu
ana menü
ana menü
Raporlar Üstüne Raporlar… Değişimin Tek Yolunu Ne Zaman İdrak Edeceksiniz Ey İslam Ümmeti?!

بسم الله الرحمن الرحيم

Haber-Yorum

Raporlar Üstüne Raporlar… Değişimin Tek Yolunu Ne Zaman İdrak Edeceksiniz Ey İslam Ümmeti?!

Haber:

Dünya Sağlık Örgütü Salı günü yaptığı açıklamada, yaklaşan yağmur mevsiminin, nüfusun çoğunluğunun hâlâ elverişsiz koşullarda yaşadığı Gazze Şeridi'ndeki sağlık risklerini kötüleştireceği yönündeki endişeleri artırdığı konusunda uyarıda bulundu.

İşgal altındaki Filistin topraklarında Dünya Sağlık Örgütü temsilcisi Reinhilde Van de Weerdt, “Halkın ihtiyaç duyduğu asgari su miktarını hâlâ karşılanmıyorken, su kalitesi ve kirliliği ise hâlâ ana bir sorunu temsil etmektedir” dedi. (Mosaique FM, 01/09/2026)

Yorum:

Birleşmiş Milletler İnsani İşler Koordinasyon Ofisi İşgal Altındaki Filistin Toprakları Ofisi (OCHA oPt), 3 Temmuz 2026 tarihinde yayınladığı bir raporda şunları teyit etti: “Sadece iki hafta içinde, Gazze'deki 130 sağlık kuruluşunda 9.000'den fazla suçiçeği vakası bildirildi ve bu vakaların yarısı Han Yunus'ta görüldü.”

Bunu, daha önce 21 Mayıs 2026 tarihli açıklamasında net bir şekilde dile getirmişti: "Gazze'deki sağlık sektörü, doğrudan bombardıman, yakıt ve tıbbi malzemenin tükenmesi nedeniyle onlarca hastane ve tıp merkezinin hizmet dışı kalmasıyla birlikte, “İsrail'in” Ekim 2023'te Gazze Şeridi'ne başlattığı savaştan bu yana eşi benzeri görülmemiş koşullardan geçmektedir."

Kelimeler, gaspçı varlığın Ekim 2023’te Gazze halkına karşı savaşı başlatmasından bu yana onların çektiği acıları tarif etmekten aciz kalır, hatta bunları yazacak olsan kalemlerin mürekkebi bile kurur. Hayatın en temel ihtiyaçlarından bile yoksundurlar; zira ne yiyecek ne de su var; bu yüzden toprağı yatak, gökyüzünü de yorgan yapıyorlar. Dolayısıyla yaşadıkları trajik durum giderek daha da kötüleşmekte olup, sağır ve dilsiz dünyaya yalvarıp nida ediyorlar ama çığlıklarına icabet eden ve çağrılarına cevap veren birini bulamıyorlar. Allah'ın her canlı şeyi kendisinden yarattığı sudan mahrum bir halde yaşıyorlar; böylece suyun kıtlığından dolayı susuzluktan ölüyorlar, az bir su bulabildiklerinde onu kirli olarak içiyorlar ve bu da ölümlerine yol açabilecek hastalıklara neden oluyor.

(Dünya Sağlık Örgütü, 6700'den fazla su örneğini analiz ettikten sonra, mikrobiyolojik kirliliğin bu yılın Ocak ve Ağustos ayları arasında yaklaşık üç kat arttığını ve oranının Ocak ayında %6'nın altından Ağustos ayında %18'in üzerine çıktığını belirtti; Gazze'den bir sözcü olan Van de Weerdt ise, “Bu durum, aynı dönemde şiddetli ishal vakalarında belirgin bir artışa yol açmış olup vaka sayısı Mart ayındaki yaklaşık 27.000'den Ağustos ayında 48.000'in üzerine çıkarak neredeyse iki katına ulaşmıştır” dedi.) (Mosaique FM)

Önümüzdeki günlerde durum daha da kötüleşecektir; zira yağmur yağma olasılığı vardır ve özellikle Gazze Şeridi’nin içinde yaşadığı kötüleşen koşulların gölgesinde buna uyum sağlamak zor olacaktır; nitekim nüfusun çoğu, atıkların biriktiği aşırı kalabalık kamplarda uyumakta olup, yağmur yağmasıyla birlikte kanalizasyon suları, çöp ve kirli sular yayılacak, bu da halkın, özellikle de çocukların hastalanma riskini daha da artıracak ve Gazze Şeridi’nin tanık olduğu yorgun ve çökmüş bir sağlık sisteminin gölgesinde salgın hastalıklar ve bakteriler daha da çoğalacaktır.

Sanki masumlarmış gibi Gazze Şeridi’nin tanık olduğu şeyleri kınayan raporlar sunuyor ve açıklamalar yayınlıyorlar! Sanki bu örgütleri, bu suçlu varlığı destekleyen ve ona arka çıkan kendi ülkelerine bağlı değillermiş gibi!!

Buna karşılık İslam ümmetinin, evlatlarının başına gelenleri izlediğini ve harekete geçmediğini görmekteyiz! Acılarının içinde boğulmuş bir halde kendisini satan, ihanet eden ve bir lokma ekmek peşinde koşmaya terk eden yöneticilerinin elinde debeleniyorlar; böylece ne bedenini kemiren şeylere dönüp bakabiliyor ne de çektiği acılardan kendisini kurtaracak köklü bir çözüm arıyorlar!

Parçalanmış bir bedenin azaları birer birer inlemekte olup, bedenin diğer uzuvları hastalığa tutulmuş bir şekilde, şifa bulup güçlenmeyi ve kendisini savunmayı beklemektedir. İslam ümmetinin başına gelenler ve her yerdeki ümmetin evlatlarının çektiği acılar gizli bir mesele değildir; zira yaralar çoktur ve bunun tek çözümü ise, Peygamberi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in onlara öğütlediği şeyin etrafında birleşmek ve ona sımsıkı sarılmaktır; dikkat edin o, Allah’ın Kitabı ve Rasulü Sallallahu Aleyhi ve Sellem’in sünnetidir.

Ümmet, kurtuluşunun ancak Rabbinin şeriatına geri dönüp ona göre yaşamaktan ve onu yolunu aydınlatan bir anayasa haline getirmekten geçtiğini ve bu insanlara vaat edilen her şeyin gözlere kum serpmekten ve artık net bir şekilde açığa çıkmış olan gerçekleri örtbas etmekten başka bir şey olmadığını ne zaman anlayacak?!

Hizb-ut Tahrir Merkezi Medya Ofisi İçin Yazan
Zinet es-Sâmit

Yorum Ekle

Gerekli olan (*) işaretli alanlara gerekli bilgileri girdiğinizden emin olun. HTML kod izni yoktur.

yukarı çık

SİTE BÖLÜMLERİ

BAĞLANTILAR

BATI

İSLAMİ BELDELER

İSLAMİ BELDELER