- |
- İlk yorumlayan ol!
- yazı boyutu yazı boyutunu küçült Yazı boyutu büyüt
بسم الله الرحمن الرحيم
Haber-Yorum
Moskova, Kırım’daki Müslüman Kadınlara Baskı Uyguluyor
Haber:
10 Eylül’de, Kırım Tatar Kaynak Merkezi Haber Ajansı, dört Kırım Tatarı kadını, Esma Nimetullayeva, Nesibe Saidova, Elfiza Aliyeva ve Fevziye Osmanova'nın yasadışı gözaltı sürelerinin 14 Ekim 2026 tarihine kadar yeniden uzatıldığını bildirdi. Bu kadınlar, Hizb-ut Tahrir’in ilk kadınlar davası olarak bilinen davanın sanıkları olarak kabul ediliyor.
Suspilne Crimea’nın aktardığına göre, Rusya Federal Güvenlik Servisi, Kırım Tatarı kadınlar hakkındaki davada ön soruşturmayı tamamladı. 5 Eylül'den itibaren Rus güvenlik güçleri dava dosyalarını incelemeye başladı; bu kadınlar, Rusya Federasyonu Ceza Kanunu'nun 205.5. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Hizb-ut Tahrir örgütünün faaliyetlerine katılmaktan dolayı cezai sorumlulukla karşı karşıya kalmıştır. Ayrıca onlara, Rusya Federasyonu Ceza Kanunu’nun 278. maddesi ile 30. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, zorla iktidarı ele geçirme hazırlığı suçlaması yöneltildi.
15 Ekim 2025 sabahı, Kırım’da gerçekleştirilen geniş çaplı baskın operasyonları sırasında, Kırım Tatarlarından dört kadının Rus işgal güvenlik güçleri tarafından hukuka aykırı bir şekilde gözaltına alındığına da dikkat çekmek gerekir.
Yorum:
Rusya’nın 2014 yılında Kırım Yarımadası’nı ilhak etmesinin ardından, yarımadadaki Müslümanlar daha fazla zorlukla karşı karşıya kalmıştır; dolayısıyla kaçırılma operasyonları, öldürme, gözaltı ve uzun hapis cezaları onlar için sıradan bir durum haline gelmiştir.
Kremlin'deki baskıcı rejimin gerçekleştirdiği zulüm uygulamaları Kırım'daki Müslüman kadınlara da uzanmıştır. Bu uygulamalar başlangıçta idari para cezaları ve gözaltılar şeklinde gerçekleşmiş olsa da, bugün iktidarı ele geçirme suçlamalarının yöneltilmesine kadar tırmanmıştır. Şu anda Kırımlı dört Müslüman kadın yaklaşık bir yıldır cezaevinde tutulmaktadır; nitekim insan hakları aktivistleri ve avukatlara göre bu suçlamalar uydurma ve kalıplaşmış olup hiçbir denetime dayanmamaktadır. İnsan hakları aktivistleri, Federal Güvenlik Servisinin davayı güçlendirmek ve 15 ila 20 yıl arasında değişen en ağır hapis cezalarının verilmesini sağlamak amacıyla, siyasi İslami olan Hizb-ut Tahrir ile bağlantılı tüm davalara iktidarı ele geçirme suçlamasını otomatik olarak eklediğine dikkat çekmektedir.
Esma Nimetullayeva, Nesibe Saidova, Elfiza Aliyeva ve Fevziye Osmanova’nın yargılanmasına ilişkin olarak, duruşma işlemleri kasıtlı olarak kapalı kapılar ardında gerçekleştirilmektedir; zira güvenlik güçleri yakınlarının mahkeme binasına girmesini engellemektedir. Ayrıca bu kadınlar, -tutuklanmalarının ardından- zorunlu adli psikolojik değerlendirmelere tabi tutulmuşlar ve bu da ailelerinden tamamen izole edilmelerine yol açmıştır.
İnsan hakları örgütleri tarafından yayınlanan en son rakamlara göre, Eylül 2026 itibarıyla, Kırım’dan elliyi aşkın kadın, Rusya Federasyonu’nun çeşitli bölgelerinde ve işgal altındaki Kırım Yarımadası’ndaki hapishanelerde ve tutukevlerinde tutulmakta olup, siyasi veya dini nedenlerle baskıya maruz kalmaktadırlar.
Bu katı baskı ve korkutma yöntemleriyle Kremlin, Kırım Müslümanlarını korkutmaya ve onları kendi iradesine boyun eğdirmeye çalışmaktadır. Peki onların kâfir Kremlin'in zulmünden ve tiranlığından kurtulmalarına kim yardım edecek ve nasıl?!
Ne Suudi Arabistan Kralı bin Selman, ne Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan, ne de İslam ülkelerinin başındaki herhangi bir yönetici Kırım Müslümanlarını kurtarmak için harekete geçmeyecektir; zira onlar, Putin ile dostane ilişkiler içindedir ve İslam'a ve Müslümanlara yönelik zulmünde, hatta bizzat İslam ülkelerinde bile ona yardım etmektedirler.
Sadece aklı başında Müslüman bir yönetici, Rus zulmünden kurtulmaya ve Müslümanların hapishanelerden kurtarılmasına katkıda bulunabilir; zira onun yokluğu, Kırım ve diğer bölgelerdeki Müslümanların çekmekte olduğu bitmek bilmeyen sıkıntı ve musibetlerin asıl nedenidir. Bu yüzden Hilafeti ikame ederek İslami hayatı yeniden başlatmak için çalışmak, Müslümanları bu sıkıntı ve acılardan kurtarmanın tek yoludur. Nitekim Sahih-i Müslim’de Ebu Hureyra’dan Allah’ın Rasulü Sallallahu Aleyhi ve Sellem’in şöyle buyurduğu rivayet edilmiştir: إِنَّمَا الْإِمَامُ جُنَّةٌ يُقَاتَلُ مِنْ وَرَائِهِ وَيُتَّقَى بِهِ “İmam bir kalkandır, onun arkasında savaşılır ve onunla korunulur.”
Hizb-ut Tahrir Merkezi Medya Ofisi İçin Yazan
Eldar Hamzin



