Çarşamba, 04 Cumade’l Ûlâ 1448 | 2026/10/14
Saat: (Medine Saati İle)
Menu
ana menü
ana menü
"En Aptalca Şeyleri Söylüyorum, Sizler de Alkışlıyorsunuz!"

بسم الله الرحمن الرحيم

Haber-Yorum

"En Aptalca Şeyleri Söylüyorum, Sizler de Alkışlıyorsunuz!"

Haber:

ABD Başkanı Trump, Tennessee eyaletinde düzenlenen bir seçim mitinginde destekçileriyle alay ederek, "en aptalca şeyleri" söylese bile kendisini alkışlayacaklarını söyledi; katılımcıların gülerek ve alkışlayarak karşıladığı bu sahneye ait görüntüler, daha sonra sosyal medya platformlarında alaycı yorumlar için bir malzemeye dönüştü. (El Cezire Net)

Yorum:

Bir blog yazarı şöyle yazdı: "Onların yüzüne karşı onlarla alay ediyor, onlar ise bunu alkışlıyorlar"! Bu arada başkaları, Trump'ın destekçilerini alenen aptal olarak nitelendirdiğini, buna rağmen onu alkışladıkları söylediler! Hatta onlardan birisi, insanların "tek bir beyin hücresi dahi" olmadan hayatlarını nasıl sürdürebildiklerini anlamak adına bu olgunun bir gün mutlaka bir araştırma konusu olabileceğini öne sürdü!

Trump ise, sözlerini gerekçelendirmekte gecikmemiş ve ortaya attığı şeylerin en aptalca şeyler olmadığını, aksine sağduyunun dikte ettiği fikirler olduğunu söylemiştir; ayrıca bunların genellikle muhafazakâr bir niteliğe sahip olduğunu, ancak kendi nitelemesiyle aklıselim mantık içinde yer aldığını açıklamıştır!

İşte burada, COVID-19 salgını günlerinde hastalığı ortadan kaldırmak için insanlara alkol enjekte edilmesini önerdiği ve bunun dışında insanın zihinsel engelli birinden bile duymayı yadırgayacağı, hele hele dünyanın bir numaralı devletinin başkanından hiç beklemeyeceği saçmalıkları dile getirdiği o günlerdeki "aklıselimini" de hatırlıyoruz!

Ayrıca halkını aptal yerine koyması da diğer yöneticilerden farklı değildir; her ne kadar gerçeği doğrudan ve açıkça dile getirmiş olsa da, dünya halklarının yöneticileri ve demokratik sistemleriyle olan ilişkilerinin gerçekliği, bu aptal yerine koyma siyasetinden pek de uzak değildir; bu ise seçim dönemlerinde daha da belirgin bir şekilde ortaya çıkmaktadır; zira bazı meseleler aniden gündeme gelirken diğerleri gizlenmekte, üzeri gömülü skandallar ortaya saçılıp önemsiz meseleler gündeme getirilirken, hayati meselelerin ise üzeri örtülmektedir; tüm bunlar ise sadece kamuoyunu etkilemek için değil, aksine onu kendi çıkarlarına hizmet edecek belirli bir yöne sevk etmek içindir.

Ancak bu siyaset ve yöntem, Müslümanların ülkelerinde apaçık bir şekilde öne çıkmaktadır; zira onların yöneticileri Müslümanlara hiçbir değer vermemekte; böylece onlar, Allah'ın Firavun'u nitelediği şu özellikleri temsil etmektedirler: فَاسْتَخَفَّ قَوْمَهُ فَأَطَاعُوهُ “Firavun, halkını aptal yerine koydu ama yine de ona boyun eğdiler.” [Zuhruf 54] Örneğin saygıdeğer bir liderin Birleşmiş Milletler’de yaptığı etkileyici konuşmada, Yahudi varlığının suçlarına karşı söz değil eylem çağrısının öne çıkarıldığını görüyoruz; bunun üzerine yandaşları ve takipçileri onu alkışlıyorlar ve sanki ülkeyi kurtarmış gibi onun sözlerini abartıyorlar; oysa kendisi ve rejimi Yahudi varlığını sadece sözde değil fiilen savunuyorlar ve ona erzak ve gıda tedarik ediyorlar! Bir diğeri ise alternatif medyada Kur'an-ı Kerim'den bazı ayetler tilavet ederek öne çıkıyor; insanlar da onu alkışlıyor ve ona hayran kalıyorlar; oysa Allah'ın şeriatıyla savaşan kişinin ta kendisi odur! Bir diğeri ise ülkesi bombalanıp toprağının bir kısmı gasp edilerek sarayı Yahudilerin tanklarının menzilindeyken, sanki sıradan bir insan gibi bir fincan kahve satın alırken ortaya çıkıyor; insanlar da onun mütevazılığından dolayı sevinçle tezahüratta bulunup alkış tutuyorlar! Bir diğer ise zavallı halkın, her sabah ülkede bir Cüneyh ile uyanmasını istiyor; bunun üzerine borazanlar ve peşlerindeki ayak takımı; o ilham kaynağı başkanı, dahi lideri ve mütevazı önderi alkışlayıp yaşasın diye tezahüratta bulunmak için sokaklara dökülüyor! Bunlar gibi daha nicesini kıyas edebilirsin...

Sonuç olarak böyle bir durum ve böyle bir politika, akidesinin ve Allah'ın kendisi için razı olduğu hayat nizamının bilincinde olan bir ümmetin içinde asla bir zemin de bulamayacak, bir pazar da bulamayacaktır; haydi o zaman tüm insanlığın maslahatına olan İslam'a ve onun hükümlerine dair bilinci artırmaya ve buna karşın ise küfür sistemlerinin, onların sahiplerinin ve onların propagandasını yapanların yozlaşmışlığına karşı da bilinçli olmaya koşun!

Hizb-ut Tahrir Merkezi Medya Ofisi İçin Yazan
Hüsameddin Mustafa

Yorum Ekle

Gerekli olan (*) işaretli alanlara gerekli bilgileri girdiğinizden emin olun. HTML kod izni yoktur.

yukarı çık

SİTE BÖLÜMLERİ

BAĞLANTILAR

BATI

İSLAMİ BELDELER

İSLAMİ BELDELER