- |
- İlk yorumlayan ol!
- yazı boyutu yazı boyutunu küçült Yazı boyutu büyüt
بسم الله الرحمن الرحيم
Haber-Yorum
Daha Ne Zamana Kadar Faizin Kokuşmuş Bataklığına Dalacaksınız?
Haber:
Sudan, Bangkok'ta Uluslararası Para Fonu ve Dünya Bankası'nın yıllık toplantılarına katılıyor. (Sudani Net, 12 Ekim 2026)
Yorum:
Hükümet hâlâ daha fazla faiz peşinde koşmaktadır; oysa faiz ona hiçbir fayda sağladığı gibi sağlamayacak da; aksine ekonomik durum her geçen gün daha da kötüleşmektedir; zira para birimi eşi benzeri görülmemiş bir çöküş yaşamakta olup bir Doların fiyatı on bin Cüneyh’e yaklaşmıştır! Bu da geçim sıkıntısının kötüleşmesine, ekonomik ve mali göstergelerin keskin biçimde gerilemesine, gıda maddeleri ve temel ihtiyaç ürünlerinin fiyatlarında çılgınca bir artışa yol açmıştır. Hatta tarım, sanayi, ticaret ve ulaşım gibi üretim sektörlerinin çoğu durma noktasına gelmiş, ülkenin can damarı sayılan çıkarılmış altın ise savaşın finansmanına intikal etmiş ve devlet hazinesinden uzak olan paralel kanallarda dolaşmaktadır. Piyasalar ciddi bir nakit likidite sıkıntısı çekmekte olup devletin gelirleri döviz kaynaklarını kaybetmesinin ardından gerilemiştir; bu da Sudan halkının büyük bir kısmının yoksulluk sınırının altına düşmesine yol açarken, temel hizmetlerde ciddi bir bozulmayla birlikte elektrik ile suyun sürekli kesintiye uğramasına neden olmuştur; zira koşullar o kadar kötüleşmiştir ki, bir somun ekmeğin fiyatı 500 Cüneyh'e ulaşmıştır. Bütün bunlar, hükümetin kapitalist ekonomi sistemine girmesi ve çürümüş tefecilik bataklığına saplanması yüzündendir.
Şimdi hükümetin çözüm girişimleri, haberlerde 11 Ekim 2026 tarihinde yer aldığı gibi aynı faiz bataklığında daha da fazla boğulmakla sınırlı olup maliye bakanı daha fazla faizli kredi arayışına gitmektedir. Aynı şekilde Sudan Bankası da bütçe açığını finanse etmek için menkul kıymet ihracını hızlandırmaya çalışmaktadır!
İslam, faiz yemenin Allah’a ve Rasulü Sallallahu Aleyhi ve Sellem’e açılmış bir savaş olduğunu vurgulamıştır; nitekim Allah, faiz yiyenlere savaş ilan etmiştir ki bu; kalpleri yerinden söken, tüyleri ürperten ve nefislere dehşet saçan bir tehdittir. Nasıl olmasın ki! Zira O; Rezzak olan, sonsuz güç ve kudret sahibi, göklerin ve yerin hazinelerinin yegâne malikidir.
Sudan halkı, içinde bulundukları darlık, şiddet ve sıkıntı karşısında Allah Subhanehu’ya sığınmaya her zamankinden daha fazla muhtaçtır; bu da onların, Lâ ilâhe illallah Muhammedün Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) akidesine dayalı İslami bir hayatı tesis etmelerini gerektirmektedir; zira böyle bir hayatta Müslüman, Allah’ın sınırlarının kutsallığını, böylece onun faizli kurumlarla işlem yapmayı haram kıldığını ve Sudan'ın kendisine yeten ve fazlasını veren kaynaklarını değerlendirdiğini hissedecektir; bu da ancak Nübüvvet Minhacı üzere Hilafet Devleti'nin kurulmasıyla mümkün olacaktır.
Hizb-ut Tahrir Merkezi Medya Ofisi İçin Yazan
Nesibe Muhammed (Ümmü Muhammed)



