Salı, 09 Cumade’l Ûlâ 1448 | 2026/10/20
Saat: (Medine Saati İle)
Menu
ana menü
ana menü
Haberlere Bakış 18/10/2026

بسم الله الرحمن الرحيم

Haberlere Bakış
18/10/2026

* Kazakistan, 2031 yılına kadar yaklaşık 20 milyar dolar yatırım çekmeyi ve ülkenin mineral kaynaklarını ve işleme kapasitesini genişletmeyi amaçlayan Dünya Bankası Grubu'nun Metaller ve Mineraller Anlaşması'na Orta Asya'da katılan ilk ülke oldu.

Resmi katılım töreni, 16 Ekim'de Dünya Bankası Grubu ve Uluslararası Para Fonu'nun Tayland Yıllık Toplantıları eşliğinde gerçekleşti. Başbakan'ın basın servisinin aktardığına göre Kazakistan, Sanayi ve İnşaat Bakanlığı boyundaki Ulusal Jeoloji Servisi yönetim kurulu başkanı Yerlan Galiyev tarafından temsil edildi. Kazakistan Sanayi ve İnşaat Bakanlığı, Stratejik Planlama ve Reformlar Ajansı ile Dünya Bankası Grubu tarafından geliştirilen bu ülke anlaşması, 2026-2030 yılları arasında metal ve mineral sektöründe iş birliği için bir çerçeve oluşturmaktadır. Dünya Bankası Grubu'nun mali, analitik ve teknik desteğini bir araya getirerek ülkenin sanayi ve yatırım önceliklerini ilerletmektedir. Anlaşma, Kazakistan'ın mevcut kalkınma stratejileri üzerine inşa edilmektedir; bunlar arasında 2029'a kadar Ulusal Kalkınma Planı, 2023-2027 Jeolojik Sanayi Gelişimi Konsepti ve 2024-2028 için Nadir ve Nadir Toprak Metalleri Endüstrisinin Gelişimi Kapsamlı Planı bulunmaktadır. 2031 yılına kadar yaklaşık 20 milyar dolarlık hedeflenen yatırımın, maden arayışlarının genişletilmesi, madencilik ve işleme tesislerinin geliştirilmesi, modern teknolojilerin benimsenmesi ve destekleyici altyapının inşasını desteklemesi beklenmektedir. (astanatimes.com, 16 Ekim 2026).

Amerika, İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra uzletinden çıkarak Batı dünyası ülkelerine bir askeri koruma şemsiyesi yaymıştır. Ayrıca komünist olmayan dünya ekonomisini kontrol etmek için ekonomik bir şemsiye yaymış ve Amerika’nın bu kontrolü uygulamak için geliştirdiği ana araçlardan biri de Uluslararası Para Fonu ve Dünya Bankası olmuştur. Dolayısıyla Amerika, Uluslararası Para Fonu, Dünya Bankası ve UNESCO, UNICEF, Kalkınma Ajansı ve diğerleri gibi Birleşmiş Milletlere bağlı kurumlar gibi uluslararası nitelikteki kurumları kontrolü genişletmenin araçları olarak kullanmakta ve bunların tamamının, geri kalmış ülkeleri sanayileşmenin doğru yolundan uzaklaştırmak ve bu ülkelerin enerji ve kaynaklarını gereksiz şeylere harcamak için çalışmaktadırlar.

Nitekim Amerika Sovyetler Birliği'nin dağılmasının ardından, bağımsızlık destek programları, nükleer güvenlik ve enerji kaynaklarının çeşitlendirilmesi yoluyla bölgedeki faaliyetlere katılmaya başlamıştır. Geçen yüzyılın doksanlı yıllarında, bölgenin Rusya'ya olan bağımlılığını azaltmak amacıyla Kazakistan'da nükleer silahsızlanma çalışmalarına yatırım yapmış, sınır güvenliğini güçlendirmiş ve petrol ve gaz ihracatı için alternatif güzergâhlar geliştirmiştir.Son yıllarda Kazakistan ve Özbekistan liderlerinin ABD'ye yaptığı ziyaretler, somut sonuçlar doğurabilecek pratik bir nitelik taşımaktadır.Zira yatırım, enerji, nadir mineraller ve dijital teknolojiler alanlarında anlaşmalar imzalanmıştır.Böylece Washington, resmi bir siyasi-askeri ittifak talep etmeden ekonomik ortaklığı derinleştirmeye hazır olduğunu göstermektedir.Ayrıca Moskova ve Pekin'e olan bağımlılığı azaltacak alternatifler sunmak ve Batı pazarlarına ve teknolojisine yönelik yolu açmak yoluyla ilişkilerini çeşitlendirmeye çalışmaktadır. Kazakistan’ın, 2031 yılına kadar yaklaşık 20 milyar dolar yatırım çekmeyi ve ülkenin mineral kaynaklarını ve işleme kapasitesini genişletmeyi amaçlayan Dünya Bankası Grubu'nun Metaller ve Mineraller Anlaşması'na katılması, ülkenin yeraltı ve yerüstü kaynaklarını sömürgeci kafir Amerika’ya hizmetine sunmak içindir. Evet bu politika, cari açığı dengelemek ve dış yükümlülüklerin ödenmesini sağlamak için kısa vadeli Dolar çekme hedefine ulaşmaya yardımcı olur ancak bu, Kazakistan ekonomisini güçlü bir temel üzerine inşa etmek için değildir. Zira yabancı yatırımcıların amacı Kazakistan kaynaklarını kullanarak kolay para ve kar elde etmek olup amaçları Kazakistan ekonomisini inşa etmek olmamıştır ve asla da olmayacaktır. Bu yüzden Kazakistan’ın Dolar yatırımı alması ülke ekonomisini güçlendirmeye yardımcı olmayacak; aksine yabancı yatırımcılara yardım ederek cari açıkta geçici bir denge sağlayacaktır. Dolayısıyla Kazakistan’ın ekonomiyi canlandırmak olarak adlandırdığı bu politika, daha önceki politikalar gibi başarısız olacaktır.

Kazakistan’ın yerel girişimcileri yerel ekonominin ihtiyaçlarını karşılayacak yeni projeler tasarlamaya teşvik eden bir ekonomi politikasına ihtiyacı vardır. Bu ise ancak Hilafetin olduğu İslami Yönetim Nizamının gölgesinde İslami ekonomik sistemin tatbik edilmesiyle gerçekleşebilir. Zira İslami ekonomik sistem, Kazakistan ekonomisini sağlam temeller üzerine inşa edecek köklü bir çözüm sunmaktadır. Çünkü sanayide büyük ölçekte ana ve egemen taraf bizzat devlet olacaktır. Ayrıca yerel yatırımcıları ve girişimcileri sanayi, tarım ve ekonominin diğer tüm sektörlerini inşa etmeye teşvik edecektir. Dahası bu sektörleri, ağırlıklı olarak temel ihtiyaçları karşılayacak şekilde inşa etmeye odaklanacak olan bir sistemdir; bu da ekonomiyi, her türlü dış baskılardan bağımsız bir hale getirecektir. Dolayısıyla Kazakistan’ı ekonomik kaostan çıkmasını sağlayacak olan tek seçenek işte budur.       

    

* Bakü'de Asya'da İşbirliği ve Güven Artırıcı Önlemler Konferansı'nın (CICA) 7. Zirvesi kapsamında, Türkmenistan, Azerbaycan ve Özbekistan dışişleri bakanları Rashid Meredov, Ceyhun Bayramov ve Bahtiyar Saidov arasında üçlü bir toplantı yapıldı.

Diplomatlar, bölgesel gündemdeki önemli maddeler hakkında ayrıntılı görüş alışverişi yaptı ve üçlü ortaklıklarını güçlendirmek için öncelikli adımlar üzerinde anlaştılar. Görüşmelerin temel odağı, üç ülkenin ekonomik potansiyelinin en üst düzeye çıkarılması ve lojistik alanındaki çabaların senkronize edilmesiydi.

Taraflar, ulaşım ve toplu taşıma altyapısının geliştirilmesi ve Orta Asya'yı Kafkasya'ya bağlayan ve küresel pazarlara erişim sağlayan uluslararası koridorların modernizasyonu için projeleri derinlemesine incelediler. Bakanlar, bölgede uzun vadeli istikrar ve ekonomik büyümeyi sağlamak için düzenli bir siyasi diyalogu sürdürme taahhütlerini yeniden teyit ettiler. (orient.tm, 16 Ekim 2026).

Her ne kadar Asya'da İşbirliği ve Güven Artırıcı Önlemler Konferansı'nın (CICA) amacı, bölgesel barış, güvenlik, istikrar ve ekonomik iş birliğini teşvik etmek gibi görünse de, bu tür uluslararası platformlar ve konferanslar Batı kaynaklı, sömürgeci düzenin ve kapitalist sistemin çıkarlarına hizmet eden yapılardan ibarettir. Dolayısıyla CICA gibi platformların gerçek amacı, Orta Asya ülkeleri arasında bağımsız bir barış ve refah sağlamak değil; aksine ABD, Rusya ve Batılı güçlerin bölgedeki nüfuzunu ve sömürüsünü güçlendirmek için kurulan mekanizmalardır. Zira İslam ümmeti, Allah’ın Rasulü Sallallahu Aleyhi ve Sellem’in nitelendirdiği gibi bir vücudun azaları gibi tek bir beden iken, sömürgeci kafirlere hizmet eden ajan yöneticiler, küfrün icat etmiş olduğu devletler arası milliyetçi/ulus-devlet temelli diplomasi yoluyla İslam ümmetinin yapay ulusal sınırlarla bölünmüşlüğünü pekiştirmeye çalışmaktadırlar. Nitekim Müslümanların başındaki hain ve ajan yöneticilerin, daha geçen günlerde iffetli Müslüman kadınların başörtüsüne saldıran hain Aliyev rejimi başta olmak üzere kendi halklarının dinine ve ritüellerine saldırırken, (CICA) gibi konferanslar yoluyla ümmeti parçalamak için koşturmaları bunun en açık örneklerinden biridir.

Sonuç olarak Müslüman ülkelerin güvenliği ve sorunlarının çözümü; CICA, BM veya benzeri uluslararası forumlarla değil, tüm İslam beldelerini tek bir çatı altında birleştirecek olan Raşidi Hilafet Devleti'nin kurulmasıyla mümkündür. İslami referanslar dışındaki her türlü demokratik, laik veya uluslararası iş birliği aracı "Batı'dan ithal köhne bir sistemlerde" ibarettir. Bu yüzden Müslümanların, Batı menşeli bu köhnemiş forumlardan kurtulup eskiden olduğu gibi en hayırlı ümmet konumuna geri dönmeleri için, özelde Müslümanların genelde ise tüm insanlığın tek kurtuluşu Hilafet Devleti’ni kurmak için canla başla çalışmaları gerekir.       

Hizb-ut Tahrir Merkezi Medya Ofisi İçin Yazan
Ramazan Ebu Furkan

Yorum Ekle

Gerekli olan (*) işaretli alanlara gerekli bilgileri girdiğinizden emin olun. HTML kod izni yoktur.

yukarı çık

SİTE BÖLÜMLERİ

BAĞLANTILAR

BATI

İSLAMİ BELDELER

İSLAMİ BELDELER