Salı, 07 Safer 1448 | 2026/07/21
Saat: (Medine Saati İle)
Menu
ana menü
ana menü
Nisâ Suresi’nin 78. ve 79. Ayetlerinde Geçen İyilik ve Kötülük Mefhumları

بسم الله الرحمن الرحيم

(Hizb-ut Tahrir Emiri Celil Âlim Ata İbn Halil Ebu Raşta Tarafından Facebook Sayfası Takipçilerinin “Fıkhî” Sorularına Verilen Cevaplar Silsilesi)

Soru-Cevap

Nisâ Suresi’nin 78. ve 79. Ayetlerinde Geçen İyilik ve Kötülük Mefhumları

Mahmud Sunnukrut’a

Soru:

Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla.

Hamd Allah’a, Salat ve Selam Allah’ın Rasulü’nün, Âli’nin, Ashabı’nın O’nu dost edinenlerin üzerine olsun ve ba’d; Esselamu Aleykum ve Rahmetullahi ve Berekâtuhu; faziletli Şeyhimiz Allah sizi koruyup gözetsin, size olan lütfunu artırsın ve sizi, sevdiği ve razı olduğu şeylere muvaffak kılsın. Allahu Teala'dan, bize bir an önce yardım ve iktidar bahşetmesini ve bunları çok yakında sizin elinizle gerçekleştirmesini temenni ediyoruz... O, bunu gerçekleştirmeye ve ona güç yetirmeye kâdirdir...

Allahu Teala aziz Kitabı’ndaki Nisa suresinin 78. ve 79. ayetinde şöyle buyurmaktadır: أَيْنَمَا تَكُونُوا يُدْرِكْكُمُ الْمَوْتُ وَلَوْ كُنْتُمْ فِي بُرُوجٍ مُشَيَّدَةٍ وَإِنْ تُصِبْهُمْ حَسَنَةٌ يَقُولُوا هَذِهِ مِنْ عِنْدِ اللَّهِ وَإِنْ تُصِبْهُمْ سَيِّئَةٌ يَقُولُوا هَذِهِ مِنْ عِنْدِكَ قُلْ كُلٌّ مِنْ عِنْدِ اللَّهِ فَمَالِ هَؤُلَاءِ الْقَوْمِ لَا يَكَادُونَ يَفْقَهُونَ حَدِيثاً * مَا أَصَابَكَ مِنْ حَسَنَةٍ فَمِنَ اللَّهِ وَمَا أَصَابَكَ مِنْ سَيِّئَةٍ فَمِنْ نَفْسِكَ وَأَرْسَلْنَاكَ لِلنَّاسِ رَسُولاً وَكَفَى بِاللَّهِ شَهِيداًHer nerede olursanız olun, isterse tahkim edilmiş sağlam ve yüksek kaleler içinde bulunun ölüm mutlaka gelip sizi yakalar. Onlar bir iyiliğe kavuşsalar: “Bu, Allah’tandır” derler. Başlarına bir kötülük gelince de “Bu, senin yüzündendir” derler. De ki: hepsi de Allah’tandır.” Fakat bu kavme ne oluyor ki, bir türlü sözü anlamaya yanaşmıyorlar? Sana isabet eden iyilik Allah’tandır. Sana isabet eden kötülük de nefsindendir. Rasulüm! Seni bütün insanlara elçi olarak gönderdik. Buna şâhit olarak Allah yeter.” [Nisa 78-79]

Peki ilk ayette belirtildiği gibi iyilik ve kötülüğün Allah’tan olması ile, ikinci ayette belirtildiği gibi iyiliğin (sadece) Allah’tan olması ve kötülüğün ise nefisten (senden) olmasının arası nasıl cem edilir? Oysa ilk ayetin sonunda, kötülük hakkında “Bu senin yüzündendir” diyenlere yönelik bir azarlama vardır: فَمَالِ هَؤُلَاءِ الْقَوْمِ لَا يَكَادُونَ يَفْقَهُونَ حَدِيثاًFakat bu kavme ne oluyor ki, bir türlü sözü anlamaya yanaşmıyorlar?” Sizden şifa verici bir açıklama rica ediyorum. Çünkü birçok çağdaş şeyhlerin bazı videolarını izledim, ancak onlarda aradığım şeyi bulamadım; konuşmaları çoğunlukla genel ve mücmel olup bir ayrıntı yoktur. Allah sizi bizim adımıza en güzel şekilde mükâfatlandırsın...

Cevap:

Ve Aleykumselam ve Rahmetullahi ve Berekâtuh.

Birincisi: Ey kardeşim, sorunuzun konusu, Allahu Teala'nın şu iki ayet-i kerimesi hakkındadır:

Birincisi:وَإِنْ تُصِبْهُمْ حَسَنَةٌ يَقُولُوا هَذِهِ مِنْ عِنْدِ اللَّهِ وَإِنْ تُصِبْهُمْ سَيِّئَةٌ يَقُولُوا هَذِهِ مِنْ عِنْدِكَ قُلْ كُلٌّ مِنْ عِنْدِ اللَّهِ فَمَالِ هَؤُلَاءِ الْقَوْمِ لَا يَكَادُونَ يَفْقَهُونَ حَدِيثاًHer nerede olursanız olun, isterse tahkim edilmiş sağlam ve yüksek kaleler içinde bulunun ölüm mutlaka gelip sizi yakalar. Onlar bir iyiliğe kavuşsalar: “Bu, Allah’tandır” derler. Başlarına bir kötülük gelince de “Bu, senin yüzündendir” derler. De ki: hepsi de Allah’tandır.” Fakat bu kavme ne oluyor ki, bir türlü sözü anlamaya yanaşmıyorlar?[Nisa 78] İkincisi:مَا أَصَابَكَ مِنْ حَسَنَةٍ فَمِنَ اللَّهِ وَمَا أَصَابَكَ مِنْ سَيِّئَةٍ فَمِنْ نَفْسِكَ وَأَرْسَلْنَاكَ لِلنَّاسِ رَسُولاً وَكَفَى بِاللَّهِ شَهِيداًSana isabet eden iyilik Allah’tandır. Sana isabet eden kötülük de nefsindendir. Rasulüm! Seni bütün insanlara elçi olarak gönderdik. Buna şâhit olarak Allah yeter.[Nisa 79]

Birinci ayet, Yahudiler ve münafıklar hakkında nazil olmuştur; zira onlar, Allah'ın Rasulü Sallallahu Aleyhi ve Sellem Medine’ye geldiğinde şöyle demişlerdi: Bu adam ve arkadaşları aramıza geldiğinden beri meyvelerimizde ve ekinlerimizde bir eksilme olduğunu görüyoruz;yani eksikliği ve kıtlığı Rasul Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e atfedip bunu (kötülük) olarak adlandırıyorlardı... Ama ekinler ve meyvelerde verimlilik-bolluk olduğunda ise (bunu iyilik olarak adlandırıyorlardı);yani bunu Allah’a nispet ediyorlar ve bu, Allah’tandır diyorlardı... Bunun üzerine ekin ve meyvelerdeki tüm verimliliğin ya da ekin ve meyvelere isabet eden her türlü kıtlık ve eksikliğin hepsinin Allah’tan olduğunu belirten ayet-i kerime nazil oldu... Sonra Allah, onların cehaletini açıklamış ve Subhanehu şöyle buyurmuştur: فَمَالِ هَؤُلَاءِ الْقَوْمِ لَا يَكَادُونَ يَفْقَهُونَ حَدِيثاًFakat bu kavme ne oluyor ki, bir türlü sözü anlamaya yanaşmıyorlar?

İkinci ayet ise insanların amelleriyle ilgilidir... Eğer insanlardan biri iyilik yapar ve bunun karşılığında da bir hayır, bereket ve başarı (hasene-iyilik) görürse, hemen Allah Subhanehu'ya hamd etsin; zira bu, Allah’ın ona olan lütuf ve keremindendir... Eğer şer-kötü olan bir şey yapar, bir eziyet görür ya da başına bir musibet (kötülük) isabet ederse, bunun kendi kötü amelleri sebebiyle olduğunu bilsin; tıpkı Subhanehu'nun başka bir ayette şöyle buyurduğu gibi: وَمَا أَصَابَكُمْ مِنْ مُصِيبَةٍ فَبِمَا كَسَبَتْ أَيْدِيكُمْ وَيَعْفُو عَنْ كَثِيرٍBaşınıza gelen herhangi bir musibet, kendi ellerinizle işledikleriniz yüzündendir. (Bununla beraber) Allah çoğunu affeder.” [Şura 30]

Bunda birçok hikmet vardır; zira Aziz ve Hakîm olan Allah, şeytanın vesveselerini müminlerin kalplerinden uzaklaştırmak için ikinci ayette konuyu açıklığa kavuşturmuştur; dolayısıyla ilk ayet, (bolluk ve refah ile kıtlık ve kuraklığın) Allah Subhanehu'dan olduğunu ifade etmektedir; bu nedenle şeytan, insanların kalplerine, yaptığınız hayır veya şer sizin bir seçeneğiniz olmadığını, aksine bunlara yapmaya zorlandığınız; (iyi fiiliniz ve kötü fiiliniz) ise Allah Subhanehu katındandır ve bunlardan dolayı hesaba çekilmeyeceksiniz şeklinde vesvese verebilir.Bunun için Allah, insanın kendi seçimiyle gerçekleştirdiği fiillerden sorumlu olduğunu açıklamak için ikinci ayeti indirmiştir;eğer bir kimse hayır yapar ve dünyada ya da ahirette kendisine bir hayır isabet ederse, bu Allah Subhanehu'nun keremi ve lütfudur; eğer kötülük işler ve bunun sonucunda kendisine bir musibet ya da dünyada veya ahirette bir ceza isabet ederse bu, işlemiş olduğu şer-kötülük nedeniyledir.

İşte bu şekilde işler istikamet bulur; zira bolluk ve kıtlık yani rızık; ister az ya da çok olsun, isterse bolluk ya da kıtlık olsun tamamı Allah Subhanehu'dandır… İnsana, kendi seçimiyle yaptıklarının sonucu olarak isabet edenlere gelince; eğer ona isabet eden şey hayırsa, bunun karşılığı da kendisine dünyada ya da ahirette verilirse bu, Allah’ın bir lütfu, keremi ve merhametidir (yani Allah’tandır); eğer ona isabet eden şey, dünyada ya da ahirette bir ceza olarak kötülükse bu, onun işlediği şer-kötülük nedeniyledir (yani kendisindendir).

İkincisi: Konuyu daha fazla açıklığa kavuşturmak için, bazı tefsirlerde bu iki ayet-i kerime hakkında geçenleri aşağıda aktarıyorum:

1- İbni Kesir’in tefsirinde şöyle geçmektedir:

[Sonra Allahu Teala şöyle buyurmuştur: مَا أَصَابَكَ مِنْ حَسَنَةٍ فَمِنَ اللَّهِ “Sana isabet eden iyilik Allah’tandır.”Yani:Allah'ın fazlından, ihsanından, lütfundan ve rahmetindendir demektir.وَمَا أَصَابَكَ مِنْ سَيِّئَةٍ فَمِنْ نَفْسِكَ “Sana isabet eden kötülük de nefsindendir.”Yani: Senin tarafındandır ve bizzat senin amelinden dolayıdır demektir. Tıpkı Allahu Teala’nın şöyle buyurduğu gibi: وَمَا أَصَابَكُمْ مِنْ مُصِيبَةٍ فَبِمَا كَسَبَتْ أَيْدِيكُمْ وَيَعْفُو عَنْ كَثِيرٍBaşınıza gelen herhangi bir musibet, kendi ellerinizle işledikleriniz yüzündendir. (Bununla beraber) Allah çoğunu affeder.” [Şura 30]Süddî, Hasan-ı Basrî, İbn Cüreyc ve İbn Zeyd şöyle demişlerdir: [فَمِنْ نَفْسِكَ] “Nefsindendir.” Yani: Senin günahın yüzendendir demektir.

Katâde şöyle demiştir: مَا أَصَابَكَ مِنْ حَسَنَةٍ فَمِنَ اللهِ وَمَا أَصَابَكَ مِنْ سَيِّئَةٍ فَمِنْ نَفْسِكَ “Sana isabet eden iyilik Allah’tandır. Sana isabet eden kötülük de nefsindendir.”Ey ademoğlu, işlemiş olduğun günahının cezasıdır demektir. Dedi ki: Bize, Allah’ın Peygamberi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in şöyle buyurduğunu zikretmiştir: لا يصيب رجلا خَدْش عود، ولا عثرة قدم، ولا اختلاج عِرْق، إلا بذنب، وما يعفو الله أكثرBir adamı bir ağaç ve dalın çizmesi, ayağının tökezlemesi veya damarının (istemsiz) seyirmesi bile ancak bir günah sebebiyledir. Allah'ın affettikleri ise çok daha fazladır”… Katâde’nin ilettiği bu hadis, Sahih’te muttasıl bir zincirle şöyle rivayet edilmiştir: والذي نفسي بيده، لا يصيب المؤمن هَمٌّ ولا حَزَنٌ، ولا نَصَبٌ، حتى الشوكة يشاكها إلا كَفَّر الله عنه بها من خطاياهNefsim elinde olan Allah’a yemin olsun ki; batan bir dikene varıncaya kadar mümin birine isabet eden herhangi bir yorgunluk, hastalık, keder, üzüntü, eziyet ve gam sebebiyle mutlaka Allah, bunlara karşı olarak günahlarının bir kısmını affeder.”]

2- Kurtubi’nin tefsirinde şöyle geçmektedir:

[Nisa Suresi (4): Ayet 78]

وَإِنْ تُصِبْهُمْ حَسَنَةٌ يَقُولُوا هَذِهِ مِنْ عِنْدِ اللَّهِ وَإِنْ تُصِبْهُمْ سَيِّئَةٌ يَقُولُوا هَذِهِ مِنْ عِنْدِكَ قُلْ كُلٌّ مِنْ عِنْدِ اللَّهِ فَمَالِ هَؤُلَاءِ الْقَوْمِ لَا يَكَادُونَ يَفْقَهُونَ حَدِيثاًHer nerede olursanız olun, isterse tahkim edilmiş sağlam ve yüksek kaleler içinde bulunun ölüm mutlaka gelip sizi yakalar. Onlar bir iyiliğe kavuşsalar: “Bu, Allah’tandır” derler. Başlarına bir kötülük gelince de “Bu, senin yüzündendir” derler. De ki: hepsi de Allah’tandır.” Fakat bu kavme ne oluyor ki, bir türlü sözü anlamaya yanaşmıyorlar?[Nisa 78]

Allahu Teala’nın şu kavli: وَإِنْ تُصِبْهُمْ حَسَنَةٌ يَقُولُوا هذِهِ مِنْ عِنْدِ اللَّهِOnlar bir iyiliğe kavuşsalar: “Bu, Allah’tandır” derler.Yani münafıklara bir bolluk isabet ettiğinde, şöyle derlerdi: Bu, Allah’tandır. وَإِنْ تُصِبْهُمْ سَيِّئَةٌBaşlarına bir kötülük gelince de”,yani başlarına bir kıtlık ve kuraklık geldiğinde ise şöyle derlerdi: Bu, sendendir; yani bu bizim başımıza gelenlerin sebebi, senin ve arkadaşlarının uğursuzluğundan dolayıdır...

Bu ayet, Yahudiler ve münafıklar hakkında nazil olmuştur; zira onlar, Allah'ın Rasulü Sallallahu Aleyhi ve Sellem Medine’ye geldiğinde şöyle demişlerdi: Bu adam ve arkadaşları aramıza geldiğinden beri meyvelerimizde ve ekinlerimizde bir eksilme olduğunu görüyoruz. İbn Abbas şöyle dedi: مِنْ عِنْدِكَ “Sendendir”lafzının anlamı;yani senin kötü yönetiminden dolayıdır demektir.Ve şöyle denildi:مِنْ عِنْدِكَ “Sendendir”; daha önce belirttiğimiz gibi, senin uğursuzluğun yüzündendir;yani senin bize bulaşan uğursuzluğun yüzündendir demektir;bunu, onu uğursuz saydıkları için söylemişlerdi. Allahu Teala şöyle buyurmuştur: قُلْ كُلٌّ مِنْ عِنْدِ اللَّهِDe ki: hepsi de Allah’tandır.Yani sıkıntı da refah da zafer de yenilgi de Allah'tandır; yani Allah'ın kazası ve kaderiyledir demektir. فَمَالِ هَؤُلَاءِ الْقَوْمِFakat bu kavme ne oluyor ki.Yani münafıklardır. لَا يَكَادُونَ يَفْقَهُونَ حَدِيثاًBir türlü sözü anlamaya yanaşmıyorlar?Yani onlara ne oluyor ki her ikisinin de Allah'tan olduğunu anlamaya yanaşmıyorlar demektir…]

Umarım bu kadarı yeterli olmuştur: en iyi bilen ve hüküm veren Allah’tır.

Kardeşiniz

Ata İbn Halil Ebu Raşta

H. 04 Saferu’l Hayr1448

M. 18/07/2026

Cevaba, Emir’in (Allah onu korusun) web sitesinden bağlanabilirsiniz:

https://www.facebook.com/AtaAboAlrashtah/posts/122144655807129051

Yorum Ekle

Gerekli olan (*) işaretli alanlara gerekli bilgileri girdiğinizden emin olun. HTML kod izni yoktur.

yukarı çık

SİTE BÖLÜMLERİ

BAĞLANTILAR

BATI

İSLAMİ BELDELER

İSLAMİ BELDELER