- |
- İlk yorumlayan ol!
- yazı boyutu yazı boyutunu küçült Yazı boyutu büyüt
بسم الله الرحمن الرحيم
Haber-Yorum
Carlson Röportajı... Siyonizmin Çirkinleşen Yüzü
Haber:
Tucker Carlson'un ABD'nin Yahudi varlığı büyükelçisi Mike Huckabee ile yaptığı son röportaj, Amerika'daki tüm siyasi yelpazede büyük tartışmalara yol açtı.Röportaj 22 Şubat 2026'da yayınlandı ve özellikle Yahudi varlığıyla ilgili olmak üzere Amerikan yetkililerin yabancı çıkarlara sadakatleri hakkında sorular ortaya atıldı. El Cezire'ye göre bu tartışma, Amerikalıların, hükümetlerinin Yahudi varlığıyla olan ilişkisini anlama keyfiyeti konusunda önemli bir dönüm noktası olabilir.
Yorum:
Carlson'ın Yahudi varlığının Amerikan büyükelçisiyle yaptığı röportaj, son günlerde en çok yankı uyandıran bir medya olayı olmuştur; zira bu yankı, sadece skandal niteliğindeki röportajın içeriği ve büyükelçinin kendini küçük düşüren ve Yahudi varlığını savunmak yerine ona daha fazla zarar veren aptalca savunmasından kaynaklanmıştır. Bu ise sadece küstahlık ve saygısızlık düzeyinde değil, aynı zamanda Yahudilerin komşu ülkenin toprakları üzerindeki dini ve Tevrat'a dayalı haklarına dayanarak açıkladıkları mugalatalar, yalanlar ve utanç verici aşırıcı açıklamaların boyutu da dikkat çekiciydi.
Uluslararası basının da yer verdiği röportajdaki şok etkisi, bizzat Amerika'da ve özellikle de gazeteci Carlson'ın mensubu olduğu sağ kanattan gelen tepkilerden kaynaklanmıştır; zira kendisi Trump ve MAGA hareketinin destekçisidir.
Bu röportaj, Yahudi varlığının küresel çapta reddedilmesi ve Gazze savaşındaki suçları nedeniyle içine düştüğü tecrit durumuyla gergin bir atmosferde gerçekleşmiştir.Trump'ın Gazze'de barış ve savaşı sona erdirme planı, bu durumu hafifletmeye yeni başlamışken, Epstein dosyaları ortaya çıkmış ve medyada Yahudi varlığı ve Mossad'ın isimleri Epstein dosyaları ile ilişkilendirilmiştir. Tüm bunlar, Amerika'da bu varlıkla olan ilişkinin doğası hakkında büyük bir sorgulama ve hatta kızgınlık halinin yaşandığı içsel bir Amerikan tartışmasının tam ortasında gerçekleşmiş olup ardından da bu röportaj gelmiştir.
Hoşnutsuzluk, sorgulama ve yeniden değerlendirme hali, Amerika'daki toplumun geniş kesimlerine kadar uzanmış olup en önemlisi, her zaman Yahudi varlığıyla olan ilişkinin sağlam temeli olarak kabul edilen sağcı kesimi, yani sadece Demokratları değil, Cumhuriyetçi Parti kitlesini de derinden etkilemiş olmasıdır.Örneğin yukarıda bahsedilen röportajın ardından gelen yaygın tepkiler ve Amerikan sokaklarındaki genel sorular arasında "Amerikan hükümeti yozlaşmış durumda", "Amerikan büyükelçisi Amerikan rozeti takan bir İsrail sözcüsü", "Amerika'ya şantaj yapılıyor", "bu iğrenç bir durum ve politikacılarımız yozlaşmışlar", "Amerika nihayet uyanmaya başladı" gibi ifadelerin yanı sıra AIPAC'ın yasaklanması ve benzerleri gibi talepler de yer alıyordu.
Bu röportajın Amerika'daki sismik etkisinin bir diğer göstergesi de panik hali ve Newsmax gibi muhafazakar sağcı medya kuruluşlarının ve kanallarının harekete geçmesidir. Zira Newsmax, Amerika'daki Hristiyanların, Yahudiliğin Batı medeniyetinin temeli olduğunu kabul etmelerini talep eden bir açıklama yayınlamış ve Yahudiliğin çökmesi durumunda Hristiyanlığın da onunla birlikte çökeceği konusunda uyarıda bulunmuştur.
Siyonizm’in şu anda yüzü çirkinleştiği gibi onunla birlikte olan, onu destekleyen ve arkasında duran herkesin de yüzü çirkinleşmiştir. İronik olan ise, programlanmış medya aracılığıyla on yıllar boyunca uydurulan sahte imajı, şimdi aynı medya makineleri tarafından ifşa edilip sahteliği ortaya çıkarılmaktadır. Nitekim büyük güçlerin Yahudi varlığına verdiği şeytani destek, Batılı hükümetleri kendi halkları nezdinde zor durumda bırakmıştır. Zira bu aşağılık varlık, onun yanında ve arkasında duran, onu destekleyen ve ona sponsor olan herkes için bir lanet ve iğrençlik haline gelmiştir.
Bununla bağlantılı olarak Axios haber sitesinin ortaya çıkardığı şu bilgiyi de belirtmekte fayda vardır: Demokrat Parti liderliği, 2024 ABD başkanlık seçimlerindeki yenilginin nedenlerini belirlemek için “Demokrat Ulusal Komitesine” iç inceleme yapma görevi vermişti. Axios tarafından açıklanana kadar gizli tutulan ayrıntılı raporun sonucu, Biden yönetiminin Yahudi varlığına verdiği desteğin Kamala Harris'in seçimlerde çok sayıda oy kaybetmesine neden olduğu ve bunun nedenlerinden birinin de "soykırım savaşı konusundaki tutum nedeniyle 18-29 yaş arası genç nesillerden destek kaybı" olduğu yönündeydi.
Sadece Arap ülkeleri bölünmüşlük, ilgisizlik ve aşağılanma yaşıyor. Zira Yahudi varlığının politikacılarının Ürdün, Mısır, Suriye, Irak, Suudi Arabistan ve Lübnan topraklarındaki emellerine ilişkin açıklamalarına rağmen, saldırgan eylemlerinin ve arbedelerinin sözlerinden önce gelmesine rağmen, büyükelçisinin açıklamaları da dahil olmak üzere Amerika'nın bu varlığa verdiği desteğe ve kibrine rağmen bu rejimlerin tutumu, birkaç gün önce Trump'ın Barış Kurulu konusunda olduğu gibi, hala dalkavukluk, boyun eğme ve kölelikten ibaret olupYahudi varlığının ülkelerine yönelik emelleriyle onları açıkça ve gece gündüz tehdit etmesine karşı korkak bir tavır sergiliyorlar ve tahtlarından korkarak onun karşısında tir tir titriyorlar; ama bu durumlarının kendi yıkımlarının nedenlerinden biri olacağını hiç düşünmüyorlar. Nitekim Allahu Teala şöyle buyurmuştur: فَتَرَى الَّذِينَ فِي قُلُوبِهِم مَّرَضٌ يُسَارِعُونَ فِيهِمْ يَقُولُونَ نَخْشَى أَن تُصِيبَنَا دَآئِرَةٌ فَعَسَى اللهُ أَن يَأْتِيَ بِالْفَتْحِ أَوْ أَمْرٍ مِّنْ عِندِهِ فَيُصْبِحُواْ عَلَى مَا أَسَرُّواْ فِي أَنْفُسِهِمْ نَادِمِينَ “Kalplerinde hastalık bulunanların “Başımıza bir felâketin gelmesinden korkuyoruz” diyerek onların dostluklarını kazanmaya çalıştıklarını görürsün. Umulur ki Allah müminlere katından bir fetih veya bir emir getirir de onlar içlerinde gizledikleri şeyden dolayı pişman olurlar.” [Maide 52]
Hizb-ut Tahrir Merkezi Medya Ofisi İçin Yazan
Abdurrahman El-Ledavi



