Pazartesi, 04 Şevval 1447 | 2026/03/23
Saat: (Medine Saati İle)
Menu
ana menü
ana menü
Soluk İlkeler: Prabowo’nun Amerika ve Yahudilerin İran’a Karşı Savaşına Yönelik Temkinli Tutumu

بسم الله الرحمن الرحيم

Haber - Yorum

Soluk İlkeler: Prabowo’nun Amerika ve Yahudilerin İran’a Karşı Savaşına Yönelik Temkinli Tutumu

Haber:

Endonezya Devlet Başkanı Prabowo Subianto, Amerika ve Yahudi varlığının İran’a karşı savaşında bir rasyonellik görmediğini söyledi ve bunu, İran’ın sadece hayatta kalmayı hedeflediği asimetrik bir çatışma olarak nitelendirdi. İran'ın iki kez aldatıldığını hissettikten sonra ABD ile müzakerelere güvenmediğini belirtti. Prabowo, tek başına hava saldırılarının, rastgele bombalamalar olmadan rejim değişikliğini sağlamasının pek olası olmadığı uyarısında bulundu. Endonezya, Barış Kurulu kapsamında Gazze'ye barış gücü gönderme planlarını askıya aldı. Prabowo, diplomasiye, Filistin için iki devletli çözüme ve Endonezya'nın dış politikadaki savunmacı ve tarafsız tutumuna olan desteğini yineledi. (channelnewsasia.com)

Yorum:

Prabowo’nun ABD ve Yahudi varlığının İran’a karşı yürüttüğü savaşa verdiği tepki, birçok kişinin açık bir egemenlik ihlali olarak gördüğü durumu ele almada endişe verici bir kararlılık eksikliğini yansıtmaktadır. Zira binlerce sivilin öldüğüne ve binlerce kişinin yaralandığına dair haberlere rağmen, yaptığı açıklamalarda ABD ve Yahudi varlığını doğrudan kınamamıştır.

Bu temkinli tutum, saldırıları daha açık bir şekilde kınayan Malezya ve Brunei Darussalam gibi bölgesel odakların daha kararlı tepkileriyle çelişmektedir. Bu nedenle Endonezya’nın tutumu, uluslararası standartlara bağlılığa ve ahlaki sorumluluğa ilişkin tutarlılık konusunda soru işaretleri uyandırmaktadır.

Prabowo’nun yaklaşımı, hükümetinin daha geniş jeopolitik duruşu ışığında kısmen anlaşılabilir. Zira son yıllarda Endonezya'nın, özellikle Trump dönemindeki gümrük vergisi politikalarıyla bağlantılı ekonomik baskıların ardından, Yahudi varlığına karşı daha uzlaşmacı bir tutum ve ABD’ye karşı daha temkinli bir yaklaşım benimsediği görünmektedir. Bununla birlikte bu tür bir pragmatizm, temel ilkelerden taviz vermek olarak görülebilir.

Endonezya’nın anayasal temeli, 1945 Anayasası’nın önsözünde geçtiği üzere sömürgeciliği açıkça reddetmekte ve tüm ulusların bağımsızlığını desteklediğini vurgulamaktadır. Geniş çapta saldırgan ve orantısız olarak görülen eylemlere karşı gösterilen soluk tepki, bu temel değerlerden bir sapma olarak yorumlanabilir.

Maddi hususlar bir yana -dünyanın en büyük Müslüman çoğunluklu ülkesi olarak- Endonezya, ahlaki ve sembolik bir sorumluluk üstlenmektedir. Dolayısıyla onun, sadece ulusal çıkarlarını gerçekleştirmek için değil, aynı zamanda adaleti ve ideolojik ilkelerini korumak için çalışması beklenmektedir. Zira daha güçlü ve etkili bir tutum, bu ikili rolü daha iyi yansıtacaktır.

Endonezya’daki görece özdenetim de Gazze Savaşı’ndan bu yana izlediği daha geniş bir çizgisiyle uyumludur; zira büyük ölçüde tepkiler, önemli bir stratejik etkisi olmayan diplomatik açıklamalarla sınırlı kalmıştır. Bu da Müslüman çoğunluğa sahip birçok ülkedeki daha geniş bir eğilimi yansıtmaktadır.

Sonuç olarak Amerika ve bölgedeki Yahudi varlığının kararlı politikalarını sürdürmesi, onların sadece güçlerinden değil, aksine diğer ülkelerin dağınık ve çoğu zaman olumsuz tepkilerinden kaynaklanmaktadır. Dolayısıyla daha fazla birlik ve kararlılık olmadan, bu tür adımlara karşı çıkma çabalarının sınırlı kalması muhtemeldir.

Hizb-ut Tahrir Merkezi Medya Ofisi İçin Yazan
Abdullah Asvar

Yorum Ekle

Gerekli olan (*) işaretli alanlara gerekli bilgileri girdiğinizden emin olun. HTML kod izni yoktur.

yukarı çık

SİTE BÖLÜMLERİ

BAĞLANTILAR

BATI

İSLAMİ BELDELER

İSLAMİ BELDELER